Akşam
 
 www.aksam.com.tr
 04 Temmuz 2005

Türkiye, AB'ye model

Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerinin ağırlıklı olarak ele alındığı Uluslararası yatırım bankası Morgan Stanley'in raporunda, Avrupalı gelişmiş ülkelerin, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden dersler çıkarması gerektiği vurgulandı. Morgan Stanley, Türkiye'nin birçok Avrupa ülkesinin yarısına yakın bir gelire sahip olmasına karşın, uyguladığı yapısal reformlar ve ihtiyatlı ekonomik politikalarla, Avrupa hükümetlerine örnek teşkil ettiğini bildirdi. Raporda, Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinin, gelişmekte olan ülkelere, yapısal kusurlar ve küreselleşmenin getirilerinin nasıl fırsatlara dönüştürüleceğine ilişkin verdikleri tavsiyeleri unuttukları belirtilirken, küreselleşmeye
karşı daha korumacı bir yapıya yönelen Avrupa'nın, temel yapısal sorunlarını anlayamayacağı ve bunlara çözüm getiremeyeceği kaydedildi.
Referanduma eleştiri
Fransa ve Hollanda'da, AB Anayasası üzerine yapılan referandumlara da değinilen raporda, Avrupa'nın asıl sorununun, mantık yetersizliği ve geçmişe dayanan yapısal sorunlar olmasına rağmen, popülist siyasetçiler ile referanduma katılanların, Avrupa'nın temel sorunlarıyla hiçbir ilgisi olmayan 'Türkiye'nin AB üyeliği ile Polonyalı su tesisatçısının hikayesi' gibi konulara odaklandıkları vurgulandı. Raporda, Avrupalıların şimdiki yaşam standartlarına ulaşmasına imkan sağlayan, 'açıklık, küreselleşme' gibi unsurlar yerine, daha çok gelişmekte olan ülkelerde görülen 'kurumsal yetersizlik' gibi yapısal sorunlarla, 'küreselleşme karşıtı bir korumacılığa' doğru gittikleri ifade edildi. Raporda, 'Yaşlı Avrupa'nın, genişleyerek daha dinamik bir hale gelebileceği, korumacı önlemlerin ise Avrupa'yı daha da geriye götüreceği belirtilirken, 'dünyanın en rekabetçi ekonomisi olma' iddiasının, siyasi cesaret ve fırsatları değerlendiren bir vizyon gerektirdiği kaydedildi.


TELEKOM, BİLİM,KÜLTÜR VE İSTATİSTİKTE ZORLANMAYIZ
Avrupa Birliği (AB) ile 3 Ekim 2005 tarihinde başlaması beklenen müzakereler yaklaşırken, Türkiye'nin, 35 müzakere başlığından, aralarında bilim kültür, eğitim, KOBİ, telekomünikasyon, kültür, istatistik ve şirketler hukuku gibi başlıkların bulunduğu 17-18 bölümde müzakerelerin kısa sürede tamamlanabileceği ifade ediliyor. Müzakerelerde Türkiye'nin en fazla zorlanacağı alanların başında ise tarım, çevre ile adalet ve içişleri gibi başlıkların geleceği vurgulanıyor. Bunların mümkün olduğunca müzakerelerin sonuna doğru ele alınması hedefleniyor. Örnek olarak, çevre bölümünde sınır aşan suları da ilgilendiren Su Çerçeve Direktifi, içmede kullanılacak sularda aranacak kaliteye ilişkin konuların üzerinde çalışılması gerektiği belirtiliyor. Adalet alanındaki müzakerelerde de iltica ve göç konularında AB müktesebatının üstlenilmesi gibi konular bulunuyor. Tarım ise kırsal kalkınma başlıkları ile tarımsal ürünlerdeki koruma oranlarının (gümrükler) zorlanılabilecek konular olarak sıralanıyor.


2006'DA MAASTRİCHT KRİTERİNİ YAKALARSINIZ
Morgan Stanley raporunda, Avrupa'nın tersine, tek haneye düşen enflasyon oranı, gerileyen faiz oranları ve yüksek büyüme rakamıyla Türkiye'nin, gelecek yılın sonuna kadar, kamu maliyesine ilişkin Maastricht Kriteri'ni yakalayacağı vurgulandı. AB ülkelerinde yapılan referandumların, Türkiye ile doğrudan bir bağlantısının bulunmadığının altının çizildiği raporda, bu yıl AB ile Türkiye'nin müzakerelerinin başlayacağı, müzakere sürecinin on yıldan az sürmeyeceği belirtilirken, 'müzakere sürecinde, Avrupalılar, Türkiye gibi bir ülkeye sahip olmanın stratejik gerekliliğini keşfedeceklerdir' tespitine yer verildi.

Ana Sayfa     Geri


© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.