 |
|
|
|
Onların gözüyle Türkiye
|
|
|
Kimdir bu Ahmedinecad?
Son birkaç gündür en sık uğradığım yer İran Konsolosluğu. Günlerdir çalışma izni almak için uğraşıyorum. Çünkü siz bu satırları okurken ben Tahran'da olacağım. Seçimin ardından başta ABD ve Avrupa olmak üzere dünyanın ilgi odağı olan merkezde konuşulanlara kulak vereceğim. Uzaktan verilen etiketleri, seçimin bize yansıtıldığı kadarıyla 'beklenmedik' sonucunu 'onların' ağzından dinleyeceğim. Ve ardından size anlatacağım.
Konsoloslukta, bize gitme nedenimizi sorduklarında 'Şaşkınız. Ahmedinecad'ın zaferini görmeye gidiyoruz' dedik. Bunun üzerine gişenin ardındaki kapı açıldı ve 'Biz hiç şaşkın değiliz. Gelin içeride konuşalım.' yanıtı verildi.
Konsolosluk çalışanlarının anlattıklarına göre Batı hiç bir zaman İran'ı anlamaya çalışmadı. Oysa ABD kaynaklı yönlendirmeler yerine halka kulak verilse, seçimin sonucunun Ahmedinecad yönünde kesin olduğunu görmek işten bile değildi. Halk yeni bir isim arıyordu. Somut vaatleri olan bir isim. Ekonomik sıkıntılara çözüm öneren bir isim. Ve halkın gözünde muhafazakar ya da reformist gibi, Batı uydurması kalıplar yoktu!
Konsolosluk çalışanlarının dikkat çektikleri diğer bir nokta ise Türkiye'nin yersiz kaygıları ve Batı'ya kapılarak, hatta onun maşası olarak İran'a önyargılı yaklaşımı. Oysa Türkiye, İran'ı anlamada ve anlatmada anahtar rol oynamalı. Uzaktan anlatılan hikayeyi, yabancı gözlerin eleştirisinden değil, bizzat komşusundan dinlemeli.
Benzer yorumlar son günlerde İran medyasına da hakim. Tehran Times'a seçimleri değerlendiren Hasan Hanizadeh'e göre Batı ve ABD, demokratik üçüncü dünya ülkelerine karşı küstah bir tavır içinde. Çünkü onlara göre demokrasi yalnızca Batı'dan öğrenilir. Diğer bölgelerdeki demokratik halk hareketleri yanlıştır ve müdahale gerektirir. Hanizadeh, İran'ın, Bush, Rice, Rumsfeld gibi politikacılara aldırış etmeden, doğru bildiği yolda ilerleyeceğini iddia ediyor ve 'İran dünyaya demokrasinin ve bağımsızlığın ne olduğunu gösterecek' diyor.
İran News'ta, 29 Haziran'da yayınlanan başyazıda ise Ahmedinecad'ın, Hatemi'nin politikasının dışına çıkmayacağı, zaten sistemin de buna izin vermeyeceği iddia ediliyor. İddianın dayanağı da İran'ın uluslararası arenada hep denge politikasına sadık kalmış olması. Yeni başkan da bu kuralı bozmayacak ve kabul gören normların dışına çıkmayacak.
Ancak salt bu yorumlara bakarak Ahmedinecad hakkında çizilen 'muhafazakar ve koyu İslamcı' portresini bir kenara koymak tabii ki doğru değil. Önemli olan yorumların kaynağını ve güç dengelerini de hesaba katarak tahminlerde bulunmak. Ancak yalnızca Batı kaynaklarına ya da İran kaynaklarına dayanmanın sağlıklı bir resim üretmediği ortada. Önemli olan İran'ın politik dengelerini anlamak ve halkın kararının altındakini okumak. İşte bu sebeplerle önümüzdeki günlerde Tahran'dan gözlemlerimi aktaracağım. Bakalım 'içbakış' neler anlatacak?
Nagehan ALÇI nagehan.alci@aksam.com.tr
AB'YE KARALAMAYA KANMAYIN ÇAĞRISI
İran, Avrupalı politikacılar ve basından, cumhurbaşkanı seçilen Mahmud Ahmedinecad hakkındaki iftira kampanyasına kapılmamalarını istedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hamid Rıza Asefi, yaptığı basın toplantısında, suçlamaların yanlışlığının aşikar olduğunu, bu nedenle de bunlara cevap verme gereği duymadıklarını söyledi. Asefi, ''Avrupalılara, Siyonist medyanın tuzağına düşmemelerini ve kendi çıkarlarını Amerika ile Siyonist unsurunkinden ayırmalarını tavsiye ediyoruz'' dedi. Rıza Asefi, ''Düşman bu suçlamaları, seçimlerdeki yüksek katılımı maskelemek için ortaya attı'' diye konuştu.
|
|
|
|
|
|
 |