03 Temmuz 2005 Pazar       




 

Barış Bardakçı


 
baris.bardakci@aksam.com.tr

Hababam Sınıfı suyunun suyu

   
 
Bir şeyi yeniden canlandırmak eğer onun anısını yaşatabiliyorsa güzeldir ama yönetmeninin ve yazarının hayatta olmadığı bir yapıtı uzatmak niye?

Sanatın okul hayatını yansıtan en iyi üç yapıtını sorsanız tereddütsüz sıralarım. Bir tanesi François Truffaut'nun unutulmazı 'Quatre Cent Coups'/Dört Yüz Darbe, diğeri Rene Goscinny'nin 'Petit Nicolas'/Pıtırcık hikaye dizisi ve son olarak Ertem Eğilmez'in Rıfat Ilgaz uyarlaması 'Hababam Sınıfı'. İlki benden önceki birkaç kuşağı da etkilemiş bir hüzün seliydi. İkincisi, özellikle yaşı benim gibi 30'un başlarını geride bırakan kuşak da hak verecektir ki Fransız mizah anlayışını evrensel anlamda iletebilmiş çağın en güzel çocuk serilerinden biri oldu. Hababam Sınıfı ise yüzde yüz yerli, gücünü hayattan alan mizah, dram ve trajediyi birlikte harmanlayabilen bir yapıttı. Hayat boyu numaralı filmlerden, yani devam filmlerinden uzak duran biri olarak Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı Uyanıyor, Hababam Sınıfı Tatilde, Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor gibi dört devamı ile 1978 yılına dek süren bu seriyi defalarca izlemekten zevk aldım.

Unutulmayan diyaloglar

Kemal Sunal, Tarık Akan, Halit Akçatepe, İlyas Salman ve adını saymadığım tüm kadronun zamanında ne tele, ne vole ortalarda yoktu. Münir Özkul ve Adile Naşit gibi iki olağanüstü oyuncu bir yana, o zamanlardan geliyorum diyen Şener Şen de bugünün nimetlerine çok uzaktı. Hepsi de can verdi, kan verdi Hababam Sınıfı'na. Kimi zaman işçisini koruyan, gözünü kırpmadan greve giden bir fabrika ustası, kimi zaman duvarlarında Yılmaz Güney posterleri olan bir sinema salonu teşrifatçısı kimliğiyle düş dünyamızı aydınlatan Münir Özkul'un, dizideki rolüyle Kel Mahmut'un 'Ben tüccar değilim, eğitimciyim' tiradı da herhalde bugün her ortalama sinema izleyicisinin belleğindedir.

Bir şeyi yeniden canlandırmak eğer onun anısını yaşatabiliyorsa elbette güzeldir. Ama yönetmeninin ve en önemlisi yazarının hayatta olmadığı bir yapıtı üstelik 30 yıl sonra uzatmak niye. Bu uzatmayı çok reytingli dön baba dönelim dizilerde yaparsınız. Bir 60'ıncı, 70'inci bölüm daha çıkar mı, oğlan kıza yüzvermesin, kız kapris yapsın falan, sonuçta senaristin gerdiği yere bakar! Ama 30 yıl sonra bir sinema filmini döndürüyorsanız onu alıp olduğu yerde yozlaştırmanız değil, ileriye ya da en azından başka açılımlara taşımanız da beklenir sizden. Bunun için elinizde çok usta mizah yazarlarınız, iyi yönetmenleriniz bile olsa oyuncu kadrosunun hiçbir zaman orijinal etkiyi vermeyeceği gerçeğidir.

Orijinaline hakaret

O zaman ne yaparsınız, magazin programlarının etkisinden yararlanırsınız. Nasılsa şişme memeli ya da yapay gülüşlü birini bulup hafta sonu hafta başı sundurursunuz. Sonra önce merhaba dersiniz Hababam'a, ardından yetmez askere gönderirsiniz. Sonra da az sonra'lar başlar. Devam ediyoruz millet! Kötü oyunculuk yetmedi, devam ediyoruz. Kemal Sunal, Tarık Akan ya da Halit Akçatepe herkesi öğrenci olduğuna inandırmıştı. Ama siz, onlardan küçük görünenler bile şu izlenimi bıraktınız: Yuh be, eşşşek kadar adam lisede okuyor! ... Ama Hababam Sınıfı? Hadi canım sen de...

Devamını çekeceğiz, Hababam Sınıfı dünyanın en iyi üçüncü komedi filmi. 'Internet Movie Database' (IMDB) denen sinema sitesi üçüncü sırada göstermiş filmimizi. Bir başka komedi filmimiz 'Tosun Paşa' da 18. imiş. Bunu yazarken Hababam'ın Chaplin'in Modern Times'ını geride bıraktığı söyleniyor. Okuyucu oylarıyla oluşan bu listede Modern Times'ın Hababam'dan 10 kat fazla site takipçisi oyu aldığı göz ardı ediliyor. Çünkü oylama sonuçları oy sayısına göre değil oyun değerinin ortalaması alınarak hesaplanıyor. Bu hesaba göre 1500 kişi 10 verse, 100 kişinin vereceği bir ortalama yüzdeyi ne denli etkileyebilir. Bu çarpıklığı geçen hafta bizim Serhat Ayan da dile getirdi ama ne fayda...

Beni gerçekten ilgilendiren ve bu yazıyı yazmaya iten neden ise bu bilginin, haberin verildiği sitede bir kullanıcının 2004 yapımı Hababam Sınıfı Merhaba filmine yazdığı bir tanıtım cümlesi oldu. Bunu paylaşmak gerekiyor, çünkü dünyanın en çok izlenen, en sevilen komedi filmlerinin devamı çekilir mi çekilmez mi sorusunu daha iyi düşünmeye itiyor bizi. Yani Bodrum gecelerinden zaman bulup habere atlayan şu magazin basını için de kulağa küpe olsun. Ne yazıyor Hababam Sınıfını dünya üçüncü ilan edenlerin sitesinde Hababam Sınıfı Merhaba filmi için biliyor musunuz?

'Orijinal filme bir hakaret !'

Eski etkiyi yaratamayan filmler oldu

Elinizde çok usta mizah yazarlarınız, iyi yönetmenleriniz bile olsa oyuncu kadrosu orijinal etkiyi vermeyecektir.


 

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir