 |
|
|
|
İnternet öyle bir sosyalleştirir ki
|
|
|
Söylenenlerin aksine, internet, kendiniz gibi insanları bulabileceğiniz bir yer
Nereden çıktığını anlayamadığım bir yaygın kanı büyüklerimin arasında: İnternet insanı yalnızlaştırır. 'Neden' diye sorduğumda internette göremiyorsun dokunamıyorsun gibi bir tezle çıkıyorlar karşıma... Haklı olabilirler, ama değiller. Eğer sosyalleşme dokunma ve 'koklaşma' ile mümkün olsaydı 10 küsur milyonluk şehirde yalnız insan olmazdı. Düşünün bir kere tıklım tıklım otobüste dirsek teması seyahat eden insanların yaşadığı büyük boy yalnızlıkları. Eğer bu insanlar sadece dokunma ihtimalleri olduğu için yalnızlıktan kurtuluyorlarsa o zaman boyuna var bu kadar sosyoloji - psikoloji bilimleri.
Oysa internet, kendiniz gibi insanları bulabildiğiniz yer. Öyle bir mekan ki siyah kedi severken renkli takım tutabilen, bilim kurgu okurken yatağının sağından kalkabilen ruh eşinizi bulabildiğiniz ortam. O kadar çok insan kendi bilgilerini paylaşmış ki en yalan dolan kaprislerinizin bile karşılığını bulabilmeniz mümkün.
Tekrar sanal dünyadan yalan dünyaya dönelim: Kendiniz gibi birini bulmak mucizelere bağlı. Öyle ki eğer size benzeyen birini bulursanız hemen birisi bu hikayenin yayın haklarını satın alıp filmini çekiyor. Konuya sıkışan romancılar bu tip mucizeleri kitaplaştırıyor. Bunu bir tarafa bırakın, en kötüsü de insanlar kendileri gibi olanları bulamadıkları için isteklerini daraltıyor, daha küçük düşünüp kendini törpülüyor. Yetiniyor, daha iyisini, kendine daha çok benzerine bakmıyor. Sanırım en kötüsü de bu ödünler.
İlk zamanlar korkarak yazdım
Sosyalleşmenin bir başka yönü de fikir beyan etme özgürlüğü: Ben küçükken ne zaman bir şey söyleyecek olsam 'sen küçüksün, sen anlamazsın, sen sus' derlerdi. İnanırdım. Koskoca 1.70'in üstündeki insanların yanılacak hali yoktu ya. Sonraları üstüme yapıştı kaldı bu kabullenme. 1.70'in üstüne çıktığımda sözümün dinleneceğini sanırken bu sefer de müdürler ve politikacılar geldi sen sus deme yetkisine sahip.
Tam bu işin sonu yok, bu gevezelik katsayısına rağmen fikir beyan edemeden ölüp gideceğiz derken internet girdi hayatıma. 1995 yılından bahsediyoruz, internetin emeklemeye başladığı yıllardan... Birkaç foruma, birkaç tartışma listesine korka korka yorum yazdım. (Sanırım o dönemde herkes pek bir korkarak yazıyordu) İnsanlar dinlediler, insanlar hak verdiler, insanlar tebrik ettiler. Kendimi Amerikalı gibi hissetmeme neden oldular. Her ne kadar tartışmayı bilmeyen Hacivatlar Karagözler olsa da kendimi bulmama, 1.70'in üstünde hissetmeme neden oldu internet.
Hal böyleyken şu sıralar interneti bilmeden internet konusunda ileri geri konuşanlar olunca Allah yarattı demeden tekme tokat saldırasım geliyor. Bu arada şunu da söyleyeyim: Evet internet yalnızlaştırır. Kimi? Sosyalleşmeyi açtığı bacağıyla, taktığı künyeyle, bindiği arabayla sağlamaya çalışanları. Çünkü iş beyinden beyine bir iletişim halini aldığında parayla sosyallik satın alanlar duvara çıkacaklar. Ta ki akıllı birisi çıkıp 'paralı embesilleri sosyalleştirme sitesi' hayata geçirene kadar. Onun bile çaresi çıkacak yani...
|
|
|
|
|
|
 |