03 Temmuz 2005 Pazar       




 

Doç. Dr. Ertan Anlı


 
anliertan@yahoo.com

Dünyanın en büyük şarap fuarı

   
 
Bordeaux'da düzenlenen dünyanın en büyük şarap fuarı '2005 Vinexpo' 5 günlük hızlı bir maratonun sonunda geçtiğimiz hafta kapandı. İlk Vinexpo 1989 yılında Fransa'nın en önemli şarap bölgesi olan Bordeaux'da başladı ve günümüze kadar her 2 yılda bir düzenlenerek, bir şarap fuarı klasiği oldu. 43 ülkeden 2400 firmanın ürünlerinin yer aldığı Vinexpo, şarap üreticileri ile amatör şarapseverleri bir araya getiren bir fuar olarak giderek artan bir ilgi çekiyor

Bu yıl onüçüncüsü düzenlenen fuar; dünyadaki birçok şarap üreticisini, konuya ilgi duyan kişi ve kurumları bir araya getiriyor, çeşitli alternatifleri bir arada sunuyor ve bu sunumu ürünlerin kalitesine yaraşır bir platformda gerçekleştiriyor.

Bu yıl, Vinexpo Şarap Fuarının gerçekleştiği merkez Fransa'nın Bordeaux kentinde 150 bin metrekare kapalı alan üzerinde kuruldu. Fuarda 43 ülkeden 2 bin 400 firma ürünlerini sergiledi, 140 ülkeden gelen müşteri ve distribütörlerden oluşan 45 bin ziyaretçi ise standları gezdi şarap tadımı yaptı. Beş gün boyunca şarapseverlere hizmet veren fuarda %60'ı Fransa'dan olmak üzere, % 40'ı diğer ülkelerden (İtalya,İspanya, Almanya, Amerika (Kaliforniya), Şili, Arjantin, Yeni Zellanda, Lübnan, Yunanistan, Romanya) katılan 45000 ziyaretçi 90.000 litre şarap tattı. Organizasyon yetkilileri bu yılki ziyaretçilerin daha önceki yıllara göre daha bilinçli, konusunda uzman, şirketlerin ve zincir mağazalarının satınalma yetkililerinden oluştuğunu belirtiyorlar. Fuarda tadım, toplantı, söyleşi, panel, kolokyum, sempozyum, sanat gösterileri gibi 60 etkinlik düzenlendi.

Ülkemizden de Kavaklıdere Şarapları A.Ş. bu fuara katılarak ülke şarapçılığını temsil etti. Çünkü fuarın özelliği nedeniyle şarap üretici ülkeler üreticilerini bir bayrak altında topluyorlar. Böylece, örneğin İspanyol şaraplarını salonun belli bir bölgesinde buluyorsunuz. Bu durum daha da ileri giderek, bölgesel bazda da gerçekleşiyor. Sonuçta ülke dayanışması yanında firma dayanışması da yaşanarak, rakip firmalar birbirleriyle yardımlaşıyorlar. Türkiye'de de sadece şarap alanında değil, birçok alanda özlediğimiz bir dayanışma.

Kavaklıdere Şarapları A.Ş. yetkililerinden kıymetli arkadaşım Elif Erol'un belirttiğine göre ; 'Vinexpo 2005'de firmanın 'Öküzgözü', 'Boğazkere' ve 'Kalecik Karası' 'tek çeşit' şarapları Fransızlar'dan büyük ilgi görmüş. Kuşkusuz, böyle uluslararası bir ortamda Cabernet Sauvignon, Merlot veya Chardonnay gibi artık hepimizin bildiği Fransız çeşitlerden çok, yerel çeşitlerin yansıtılması yabancılar açısından daha çekici. Adlarını bile zor telaffuz ettikleri çeşit şaraplarını tatmaktan büyük keyif alıyorlar. Bu duruma Fransa'daki birçok fuar veya bilimsel ortamda şahit olmuşumdur. Her insan gibi, onlar da yeni renkler, yeni tatlar arıyorlar. Yeter ki, kalite belli bir düzeyde olsun. Umarız bu ilgi daha da artar ve her geçen gün gelişen Türk şarapları Avrupa ve Dünya'ya adını duyurur.

Umarım, ileride diğer Türk firmalarının da katılımıyla bu tip geniş katılımlı fuarlarda Türk şaraplarının adı daha da duyulacak. Zaten, başka şansımız da yok. Aksi takdirde, istediğimiz kadar; 'Anadolu şarabın beşiği' diye bağıralım, kendimize pay çıkarmaya çalışalım, tek başına anlamsız kalacaktır. Aslında, devletin bırakınız ÖTV yükseltmeyi, tam aksine yeni filiz veren sektöre destek çıkması, üreticileri bu konuda teşvik etmesi gerekiyor. Bu durumun, en tipik örneği komşumuz, daha düne kadar şaraplarını Moskova'ya göndermekten başka çaresi olmayan Bulgaristan. Bize göre yüzölçümü çok daha az olan komşu günümüzün önemli bir şarap ihracatçısı oldu. Londra ve Avrupa pazarında önemli bir yer edindi. Bunu da devletin doğrudan desteğiyle gerçekleştirdi. Artık bize de Bulgar şarapları gelmeye başladı. Arkası da gelecek. Peki biz ne yapacağız? Zorluk ve vergi ile üreticimizi yıldırıp, kaçağı, sahteyi teşvik edeceğiz! Arada birileri çıkıp, Türk şarapçılığı ve bağcılığı gelişiyor. Bakın herkes evde şarap üretmeye başladı. Bundan iyi gelişme mi olur? diyecek. AB yolunda ilerleme gayretinde olan Türkiye'nin bu tarım ekonomimize çok şey katabilecek sektöre nasıl bakması gerektiğini sizlerin takdirine bırakıyorum.




NOT

Sevgili okurlarım geçen haftaki yazımızda bir basım hatası nedeniyle mahzendeki ideal bağıl nem % 0 olarak geçti. Bunun doğrusu % 80-90'dır. Yani, şarap gelişiminde mantarın kurumaması için belli bir nem arzu edilir. Bu yanlışı düzeltiyorum.


 

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir