02 Temmuz 2005 Cumartesi       




 

Ali Ergin


 
ali.ergin@aksam.com.tr

Turizmle birlikte gelişiyorlar...

   
 
Ekonomi haberi yapmak için sık sık ziyaret ettiğim Tarım Müdürlüğü'nde Proje ve İstatistik Şube Müdürü Ali Bey, 'Gel güzel bir haber var' dedi. Sordum, 'Haber nedir' diye. 'Türkiye'de ilk kez bir çiftçi Avrupa Çiftçiler Birliği tarafından yılın çiftçisi seçildi bu çiftçi de Antalyalı' dedi.

Gerçekten güzel haberdi; 'Kim bu çiftçi hemen görüşelim fotoğrafını çekip haber yapalım' dedim ve çiftçinin adını ve adresini alarak Kırcamii mevkiinin yolunu tuttum.

Bu haber için Tarım Müdürlüğü'ne gittiğimde yıl 1988 idi. Tabii o dönemde Kırcamii bölgesinde şimdiki gibi çok katlı apartmanlar değil narenciye bahçeleri ve seralar vardı. İşte haber için gittiğim Avrupa'da yılın çiftçisi seçilen Mahmut Erüst'ün bahçesinde de narenciye ağaçları arasında cam seralar vardı.

Geçtiğimiz gün yüne yolum Kırcamii mevkiine düştü birden aklıma geldi Mahmut Erüst'ün seraları yerinde mi bir bakayım hem de bir iki sohbet ederiz dedim. Evet benim Mahmut ağa diye hitap ettiğim Mahmut Erüst'ün bahçesi yerinde duruyordu ama etrafındaki o güzelim narenciye bahçelerinde ağaçlar yerine beton bloklar halinde apartman daireleri duruyordu. O güzelim portakal ağaçları yerini apartman bloklarına bırakmıştı.

İlk haber için gittiğimde Mahmut Erüst'e 'Avrupa'da yılın çiftçisi nasıl seçildin' diye sorduğumda aldığım yanıt yöredeki çiftçilerden farklı ürünler yetiştiriyorum ve ürettiğim ürünü de kendim pazarlıyorum onların aradığı kriterler buymuş yanıtını aldım. O dönemde Mahmut ağa yöredeki çiftçilerden farklı olarak serada kavun karpuz çilek gibi 10 çeşit ürün yetiştiriyordu. Bu gidişimde Mahmut ağa yerinde yoktu ama en az onun kadar akıllı ve zeki işini çok seven oğlu Mustafa Erüst vardı. Mustafa'yla geçmişten ve şimdiki durumlarından konuştuk benim ilk tanıdığımda bir minibüsle ürünlerini pazarlamaya çalışan Erüst tarım şimdi soğutuculu 3 büyük kamyonla nakliye yapıyor. Ayrıca o dönemde 10 çeşit ürün yetiştiren Mahmut ağa işleri oğluna bırakmış oğlu ise babasının ürün çeşidini 110'a çıkarmış hem de 5-7 yıldızlı otel mutfaklarının talebi doğrultusunda menüleri süsleyen çiçeklere varıncaya kadar.

Mustafa Erüst'e sordum, 'Başarının sırrı nedir ?' Aldığım yanıt çok basit ve anlamlıydı düzenli alt yapı ve yaptığın işi sevmek hem de çok sevmek. Tarımda parayı bir yana bırakıp zararına da olsa üretmek farklı ürünleri yetiştirdik ve bu günlere geldik.

Tabii ki Antalya ve çevresinin gelişmesi ve büyümemizde turizmin payı büyük Antalya'da turizmle birlikte hizmet sektörünü destekleyen yan sektörler gibi tarımda da kendini yenileyen ilerlemeye açık sektörler gelişti. Erüst tarımda bunlardan biri daha önceleri sadeceistanbul Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki lüks restoranlara üretim yapan Eürst tarım şimdi 5-7 yıldızlı otellerin aşçılarına ürünlerini tanıtıyor ve onlar için üretim yapıyor. Otellerin aşçı ve mutfak şeflerine yetiştirdiği baharatları tanıtan erüst tarım dünya'daki ve avrupa'daki gelişmelerden de geri kalmıyor. Şimdi de hazır salata üretimine gidiyor. Erüst tarımın ürettiği Akdeniz salatasında sos ve çatlalının yanı sıra zeytinyağı da içinde.

Antalya'da gelişen turizm sektörü Erüst tarım gibi bir çok sektörü de peşinden sürüklüyor. Bir zamanlar Antalya'nın yöneticileri söylevlerinde Antalya'nın 3 T'sinden sık sık bahsederlerdi. Bu 3 T Turizm Ticaret ve Tarım idi. İşte lokomotif sektör Turizm tarım ve ticareti de arkasına almış sürüklüyor.


 

 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir