02 Temmuz 2005 Cumartesi       




 

Turgay Renklikurt


 
turgay.renklikurt@aksam.com.tr
turgay.renklikurt@superonline.com

Ah, bir bakabilsek !..

   
 
Futbol takımları hazırlık çalışmalarına başladı. Hazırlık çalışmaları deyince, bu konuda Daum'un yardımcısı Roland Koch'un yaptığı bir esprinin yılın en traji-komik olduğu kadar acı bir gerçeğini yansıttığını belirtmek isteriz.

Gazeteniz Akşam'ın yazdığı habere göre, Koch tatilde olan futbolcularının cep telefonlarına şöyle bir mesaj göndermiş; 'Hazırlık çalışmaları için kampa geldiğinizde sizleri kapıda tartı aleti ile karşılayacağım.'

Doğrusu espri enfes. Espriyle karışık verilen mesaj da yerinde. Çünkü, Türk futbolcusunun kendisine verilen 4-6 haftalık tatilde ne denli bilinçsizce yediğini içtiğini ve bir önceki sezonda yapılan antrenmanlarla kazanılan özellikle fiziksel anlamdaki form düzeyini nasıl hoyratça harcadığını insan ancak bu kadar ince bir yaklaşımla futbolcusuna hatırlatır.

İçerisinde bulunduğumuz şu günlerde, milli takımın yeniden yapılanması ve transferlerle ilgili haberler gündemin birinci maddesi. Ancak, Roland Koch'un dile getirdiği konu bizce yılın haberi olacak. Çünkü, bu haber, Türk futbolundaki istikrarsızlığın temel nedenini gözler önüne seriyor ama magazin ve sansasyon boyutlu haberler arasında güme gidiyor.

Bu girişten sonra konunun neden Türk futbolu için önemli olduğunu özetle anlatalım.

Futbol sezonundaki son maçla verilen tatil süresi ülkemizde yaklaşık 5-6 haftadır. Bu süre içerisinde futbolcu özgür bir şekilde, yer, içer, eğlenir ve en az birkaç kilo yağlanır. Bu 5-6 haftalık yaşam tarzı futbolcu organizmasının önceki sezonda yapılan antrenmanlarla elde ettiği form düzeyini, özellikle dayanıklılık kalitesinde yüzde 50-60 aşağı çeker. Futbolcunun kaybettiği yüzde 50-60'lık kaybı tekrar geri elde etmesi için, tatilde geçirdiği sürenin 2 misli antrenmana tabi tutulması, yani 10-12 hafta çalıştırılması gerekir. Oysa, bu yılki uygulamaya göre, lig maçları Ağustos ayının başında start alacak. Yani, futbolcular lige tatilde kaybettikleri form değerliliklerini yeniden kazanamadan başlayacaklar.

Bu durum milli takımı oluşturan oyuncular için de geçerli olacaktır. Açıkçası, 3 Eylül'de karşılaşacağımız Danimarka karşısına fizik kaliteleri düşük bir şekilde çıkılacaktır. Danimarkalı futbolcuların fizik kalitesi çok yüksek bir takım olduğu ve hem kısa, hem de çok profesyonelce geçirilmiş bir tatil sürecini arkalarında bırakacakları hatırlanacak olursa, ne gibi tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkar.

Uzun yaz tatilinin futbolculara kaybettirdiklerini geri kazandırma adına çoğu antrenörün, şok antrenman yani; 'Ayılana gazoz, bayılana limon' anlamında çok yorucu uygulamalar yaptırması da olayın bir başka trajik boyutudur. Çünkü bu uygulama ile organizması asite boğulan futbolcunun teknik kapasitesinde önemli kayıplar meydana gelmekte, isabetli pas yüzdesiyle gol vuruşu dibe vurmaktadır... Bu sebeple de bilim adamları, 'Aman ha!..' demektedir ama 3 maç kötü giderse, kapının önüne konulacağını bilen antrenör de, bile bile lades demektedir.

Roland Koch, küçük bir telefon mesajıyla, Türk futbolunun büyük bir derdine ayna tuttu.

Medya olarak, o aynaya bir bakabilsek. Ah bir bakabilsek. Neler göreceğiz neler.


 

 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir