02 Temmuz 2005 Cumartesi       




 

Hedefi bu kez Cemil Çiçek'ti

   
 
Başbakanlık Merkez Binası'nın bitişiğinde bulunan Adalet Bakanlığı dün terörist bir eylemin eşiğinden döndü. Terör örgütü DHKP-C'nin canlı bombalarından 'binbir surat' lakaplı Eyüp Beyaz, yeleğinin altına yerleştirilmiş bombalarla 'bir yakınını görmek' bahanesiyle Adalet Bakanlığı'na girmek istedi. Girişte bulunan kadın polis tarafından X-Ray cihazının sinyal vermesi üzerine durdurulan Beyaz, üzerinin aranmasına direnince diğer polis ve güvenlik görevlileri devreye girdi. Yere yatırılarak elleri arkadan kelepçelenen Beyaz'ın, bu sırada ateşlemeye çalıştığı bombanın şans eseri sadece fünyesi patladı. Patlama sonucu iki güvenlik görevlisi yaralanırken, şaşkınlıktan yararlanan terörist, bakanlıktan çıkarak elleri kelepçeli bir şekilde kaçmaya başladı.

Bakan makamındaydı

Güven Park tarafına koşan Beyaz, polisin havaya yaptığı uyarı atışına aldırmayıp kaçmaya devam edince açılan ateşle önce bacağından vuruldu. Yere düşen Beyaz, doğrularak üzerindeki bombayı ateşlemeye çalışırken bir özel tim görevlisi tarafından bu kez başından vurularak öldürüldü. Olay sırasında Adalet Bakanı Cemil Çiçek, makamında çalışıyordu. Olayın hemen ardından bölge, polis tarafından kordon altına alındı. Ceset üzerinde inceleme yapan bomba imha ekipleri, teröristin kıyafetlerini keserek,üzerine bağlı düzenekleri incenmek üzere aldı. Teröristin üzerinden Muharrem Akyurt adına düzenlenmiş kimlik çıkarken, teröristin iki yıldır aranan DHKP-C'li canlı bomba Eyüp Beyaz olduğu belirlendi.

Başsavcı el koydu

Olay yerine Ankara Valisi Kemal Önal, Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu, terör ve organize suçlara bakmakla görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hamza Keleş ve Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kelkit geldi. Olay yerindeki incelemeyi Cumhuriyet Savcısı Kelkit yaptı. Bombacının vurulduğu sırada olay yerinde bulunan görevlilerden bilgi alan Kelkit, bir süre de üzeri örtülen cesedi inceledi. Beyaz'ın cesedi, yapılan incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.




BİLAL'İN DÜĞÜNÜNE SALDIRIYI PLANLADI

Adalet Bakanlığı önünde vurularak öldürülen canlı bomba Eyüp Beyaz'ın ismi ilk kez 2003'te duyuldu. DHKP-C'nin silahlı propaganda birliğinden olduğu bildirilen Beyaz'ın 'Hayata Dönüş Operasyonları'nın yıldönümü olan 19 Aralık'ta eylem yapacağı istihbaratını alan polis, fotoğraflarının yer aldığı broşürleri tüm güvenlik birimlerine göndermişti.

500 kişi izini sürdü

Beyaz'ın, Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal'in 10 Ağustos 2003'te yapılan düğününe düzenleyeceği bombalı saldırı son anda engellenmişti. DHKP-C örgütüne yönelik yurtiçi ve yurtdışında eş zamanlı yapılan operasyonlarda, örgütün İstanbul'daki hücresi çökertilmiş ve tüm eylem planları deşifre edilmişti. İtalya'dan gönderilen manzara fotoğraflı e-mail'i şifreli filtrelerle çözmeyi başaran istihbarat birimleri, örgütün Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'na eylem hazırlığında olduğunu tespit etmişti. Bilal Erdoğan'ın nikah töreninde intihar saldırısına hazırlanan DHKP/C militanları Celal Yaylan, Özgür Kalkan, İnan Gök ve Bülent Kemal Yıldırım'ı yakalanmış ancak canlı bomba Beyaz yakalanamamıştı. Beyaz'ın, Başbakan'ın kızı Esra Erdoğan'ın düğününde eylem yapma ihtimali de polisi alarma geçirmişti. Polis, Ömer Doğan sahte adını kullanan Beyaz'ı yakalamak için 500 kişilik özel bir ekip kurmuştu.

İstanbul Emniyeti'nin önünden kaçmıştı

Eyüp Beyaz son olarak geçen yıl ocakta Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün protokol kapısı önünde görülmüştü. Üzerinde siyah kaban ile sarı bot bulunan ve kirli sakallı olduğu görülen Beyaz, polislerin şüpheli hareketlerini fark etmesi üzerine bir ticari taksiye binerek uzaklaşmıştı. Daha sonra görüntüleri inceleyen polis, kaçağın Eyüp Beyaz olduğunu fark etmişti.




ÖN CEPHE HAVAYA UÇACAKTI

Eyüp Beyaz'ın üzerindeki bombanın tahrip gücü yüksek C-4 olduğu bildirildi. Emniyet, Beyaz'ın üzerinde bomba düzeneği yerleştirilmiş korse bulunduğunu ve ateşleme düzeneğinin avuç içindeki buton ile irtibatlı olduğunu bildirdi. Bombanın el yapımı olduğu belirtildi. Yetkililer, bombanın patlaması halinde 3 katlı bakanlık binasının ön cephesini tamamen uçuracak güçte olduğuna dikkati çekti. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in makam odası binanın ön cephesinin birinci katında bulunuyor. F tipi cezaevlerine geçildikten sonra hem dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'e hem de Çiçek'e sık sık ölüm tehditleri yapıldığı öğrenildi.

Eylem, Çiçek'in gazetecilerle Şaşmaz Yarıaçık Cezaevi'nde yapacağı toplantıya da yansıdı. Basın kartlarının yanı sıra kimliklerini de yanlarında bulundurmaları istendi. Yemekte Çiçek'in yakın korumasının Bakan'ı yalnız bırakmadı.

Yargıtay'da panik

Saldırganların iki kişi olduğu ve birinin Yargıtay'a girdiği ihbarı üzerine binada geniş bir arama yapıldı. Bakanlık binasının karşısındaki Güvenpark'ta bulunan şüpheli kutu ise, fünye ile patlatıldı.




FEHRİYE ERDAL HATIRLATMASI

Saldırı girişiminin ardından Adalet Bakanlığı'ndan ayrılan Bakan Cemil Çiçek, olayın adli makamlara intikal ettiğini belirterek, bu konuda kendisinin bir açıklama yapamayacağını söyledi. Ankara Cumhuriyet Savcısı ve Ankara Emniyet Müdürü'nün olay yerinde bulunduğunu belirten Çiçek, 'Hepimiz görevimizin başındayız' dedi.

Saldırıda başka can kaybının yaşanmamasının sevindirici olduğunu belirten Bakan Çiçek, 'Bu olumsuz gelişmeler içinde insan haklarını korumaya ve köklü adımları atmaya gayret ediyoruz. Türkiye'nin yaşadığı bunca sıkıntı göz ardı edilerek değerlendirmeler yapılmaktadır.

İnsanlık için ortak bir tehlike

Bir kısım dostlarımız terörün ne acımasız bir bela olduğunu kavrayamamıştır. Türkiye'ye sık sık resmi görevliler geliyor. Ancak bu olayları tarafsız olarak dışarı yansıtmıyorlar' diye konuştu. Terörün insanlık için ortak bir tehdit olduğunu vurgulayan Çiçek, yine DHKP-C örgütü üyesiyken Belçika'da yakalanan ve Türkiye'ye iade edilmesi istenen Sabancı suikastı, Fehriye Erdal örneğini ima ederek şöyle konuştu: 'Türkiye'de kendisine ekmek veren insanları öldürüp kaçabiliyorlar. Uluslararası hukuk açısından iadesini istiyoruz, vermiyorlar. Siz yargılayın diyoruz, kırk dereden su getiriyorlar.'




MÜDAHALE HATALI MI?

Beyaz'ın yakalandıktan ve elleri arkadan kelepçelenerek etkisiz hale getirildikten sonra kaçarken sokak ortasında vurularak öldürülmesi de güvenlik zaafiyeti tartışmasına neden oldu. Konuyla ilgili görüşüne başvurulan üst düzey bir emniyet yetkilisi müdahalenin hatalı olmadığını savundu. 'Polis burada hatalı değil. Ateş eden polislerin yerinde kim olsa aynı tepkiyi gösterirdi' diyen yetkili görüşlerini şöyle diye getirdi: 'Canlı bomba ilk olarak x-ray cihazından geçerken polis durdurmuş ve üzerindeki pimi çekmiş. Bu durumda polisler ilk olarak kendi güvenliğini almışlar. Daha sonra eylemci gözaltına alınmış ve elleri kelepçelenmiş. Buraya kadar her şey normal. Ama canlı bombanın pimini çekteği bomba uzaktan kumandalı olma riski de var. Görevli memurlar da eylemciyi yere yatırıp etrafından açılmış. Bomba uzmanları beklenmiş. Bu durumu fırsat bilen eylemci kaçmaya çalışmış.' Polislerin ateş açmalarının zorunlu olduğunu belirten aynı yetkili 'Anlık gelişen bir olay düşünme payınız yoktur' dedi.

Bir başka emniyet yetkilisi ise, yapılan müdahalenin genel olarak doğru olduğunu ancak paniğe kapılan bazı memurların hatalı davrandığını söyledi. Yerdeyken ateş açılmasının hatalı olduğunu savunan yetkili, 'Mermilerden biri belindeki bombalara da isabet edebilirdi' diye konuştu.




ALTI YILDIR KAYIP

  • Eyüp Beyaz, Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunuydu. Ardahan'ın Çıldır İlçesi'ne bağlı Urta Köyü'nde (Gölbelen) yaşayan Ilgar ve Kızbeyaz Beyaz çiftinin 6 çocuğundan üçüncüsü olan Eyüp Beyaz'ın, Ardahan Jandarma Komutanlığı tarafından asker kaçağı olarak arandığı bildirildi. Eyüp Beyaz'ın 6 yıl önce köyden ayrıldığını ve bir daha geri dönmediğini anlatan ailesi, gazetecilerin görüşme isteğini geri çevirdi.

    Fakir YILMAZ/ARDAHAN




    ZAAFİYET VAR MI TARTIŞMASI

    DHKP-C'li canlı bomba Eyüp Beyaz'ın Adalet Bakanlığı'nın kapısına kadar üzerine bağlı bombalarla gelebilmesi ve bombanın şans eseri ateş almaması 'Güvenlik zaafiyeti mi var' sorusunu gündeme getirdi. Başbakanlık merkez binasına 100 metre mesafedeki bakanlığa kadar elini kolunu sallayarak giren Beyaz'ın bu rahatlığı, 57'inci Hükümet'in eylemlere karşı aldığı önlemleri akla getirdi. Ecevit ve koalisyon ortaklarının iktidarda olduğu 57'nci Hükümet zamanında meydana gelen ekonomik krizler nedeniyle kişisel eylem alanı haline gelen Başbakanlık merkez bina çevresi, güvenlik amacıyla demir parmaklıklarla çevrilmiş, vekaletler Caddesi trafiğe kapatılmıştı. Başbakanlığa kontrolsüz araç girişlerinin önlenmesi amacıyla yer altından açılıp kapanabilen Otomatik Bariyer Sistemi devreye sokulmuştu. Bütün bu önlemler AKP'nin iktidara gelmesiyle kaldırılmıştı.

    Merdan KAÇAR- Devrim TOSUNOĞLU / ANKARA-İSTANBUL


     
  •  

    Diğer GÜNCEL haberler

     



     
     

     

    Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
    | Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
    Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir