02 Temmuz 2005 Cumartesi       




 

Hayatımda sadece müziği bırakamam

   
 
O hayatında sürekli bir yerden bir yerlere gitmiş. Önce yaşadığı şehri, sonra işini bırakmış. Varsa yoksa müzik var yaşamında. 'Gitmek kavramını sevmeme rağmen hayatımda bırakıp gidemediğim tek şey müzik' diyor Tolga Bugay. Tutkularını kovalarken ayakta kaldığına inanıyor. Hayatındaki tüm değerler için de aynı şeyi yapıyor. Tıpkı müzikte olduğu gibi. ODTÜ'de Nükleer Enerji Mühendisliği bölümünü kazanmış. Ancak okulda geçirdiği ilk gün bunun yanlış bir seçim olduğunu düşünerek yeniden sınavlara girmiş. Ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirmiş. Okul döneminde tiyatro gruplarının müziklerini yaparak başlamış müzik yapmaya. Ardından Ankara'daki barlarda canlı müzik deneyimleriyle devam etmiş. Ancak sürekli aynı iş, üretkenliğini kısıtlamaya başlayınca her şeyi bırakıp İstanbul'a gelmiş.

Bir işe girip çalışmaya başlamış. Bir buçuk yıl ara verdiği gitarını ise iş seyehatleri sırasında sokak müziği yapmak için eline almış. Hep yapmak istediği projeyi hayata geçirmeyi düşündüğü bir dönemde ise yolu Müzik Mahsulleri Ofisi'yle kesişince albüm yapması kaçınılmaz olmuş. Altı aylık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkmış '340 m/sn'. Albümün yapımcılığını Emrah Aydoğdu ve Okan Ulusoy üstlenmiş.

Pek çok ülkede sokak müziği yapmış olmasına rağmen Türkiye'de sokak müziği yapmayı hiç düşünmemiş Burkay. Türkiye'de sokak müziği yapmanın zor olduğunu söyleyen sanatçı 'İnsanlar size dilenci gözüyle bakar. Korktuğum için ben yapmadım. Anadolu'da bu daha kolay. Büyük şehirlerde iyi bir yer bulmanız gerekir. Sokak müziği yapmak benim yaşam felsefemdir demek doğru değil, ancak küçük bir ayrıntısı olabilir' diyor.

Şarkılarının hepsinde hayata dair öyküler anlatan Burkay, başkalarının hikayelerine yer vermiş. Kendisinin de etkilenip kayıtsız kalamadığı olaylar ile ilgili şarkı sözleri yazmış. Bunlardan biri de albümde yer alan '1945' adlı parça. Atılan atom bombasının 250 bin kişiyi aynı anda öldürmesi üzerine yazılmış sözleri. Çünkü bu gibi şarkıları bağıra bağıra söylemek gerektiğini düşünüyor. Aynı zamanda öykü de yazdığını anlatan Burkay, şarkı sözü yazarken ciddi konuları ele aldığını ancak öykü yazarken kendi deyimiyle fırlama bir çocuk olabildiğinden bahsediyor. İkinci albümünü bir öykü kitabıyla birlikte yayınlamak istediğinin de müjdesini veriyor.

Albümün belli bir kitleye ulaşması için biraz zaman geçmesi gerektiğini söyleyerek açıklamasını ise şöyle yapıyor 'Çünkü ticari bir albüm yapmadık.'

'Penceremde Deniz Vardı' adlı parçaya İsrailli kum sanatçısı İlana Yahav ile birlikte klip çeken sanatçının birlikte bir konser projesi de bulunuyor. Albümde kendisine genç iki müzisyen eşlik etmiş. Yeni neslin özellikle enstrümanist olmasından dolayı da çok mutlu olduğunu söyleyen Burkay 'Çok iyi davulcular var. Albümde birlikte çalıştığım iki arkadaşım da 20'li yaşlarında. Biz eskiden iyi bir davulcu bulacağız diye göbeğimiz çatlardı. Şimdi bir ilan assanız 20 tane davulcu gelir. Eskiden bir elin parmağını geçmezdi. Etnik ya da diğer müzik yelpazesinin genişlemesini de hoş karşılıyorum. Çünkü bu ülkede hep tekdüze işler yapıldı ve bunlara alternatif müzik denildi. En üzüldüğüm şey ise albümlerin satmadığı bir dönemi yaşıyor olmamız' şeklinde konuşuyor.

Ekin TÜRKANTOS ekin.turkantos@aksam.com.tr


 
 

Diğer CUMARTESİ haberleri

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir