27 Haziran 2005 Pazartesi       




 

Ahmet Tulgar


 
ahmet.tulgar@aksam.com.tr

Vaha cadde

   
 
İşte yine Berlin'deyim. Cumartesi öğleden sonra geldim. Oranienstrasse'deki iskemleme oturup yine baktım bu sefer de buradan dünyaya. Bu iskemleden bakınca dünyaya bir kez daha anlıyorsunuz dünyada hepimize yer olduğunu, dünyanın hepimizle daha güzel bir yer olduğunu. Anlıyorsun. Bu cumartesi günü, öğleden sonra.

Oranienstrasse, dönüp dönüp yeniden anlatabileceğim, hikayesi, hikayeleri bitmeyecek türden bir semtin, bir mahallenin, Kreuzberg'in içinden geçen, çok hareketli, her anlamda çok hareketli bir cadde. Dünyanın her yerinden gelen insanların, ama özellikle de Alman, Türk ve Kürtlerin bir arada yaşadığı, ağırlığını koyduğu bir cadde. Oranienstrasse.

Türkiye gibi çoğulluktan çok sorun çıkarmış, çoğulluğu tarihi içinde bir soruna, çok soruna, bir kör düğüme dönüştürmüş; türban örneğinde olduğu gibi yaşam tarzı farklılıklarını hala kabullenememiş, hala yaşam tarzı dayatan bir ülkeden gelen insanlar için bir vaha yani neredeyse Kreuzberg. Ki Berlin artık giderek tümüyle böyle bir vahaya dönüşüyor. Kreuzberg'den esen, yıllarca esmiş bu çoğulcu, bu her yönden gelen, caddenin bütün çıkışlarından gelen rüzgarla.

İki gün önce, yani benim Berlin'e indiğim cumartesi, Oranienstrasse'nin bütün bu çıkış ve girişlerine polis araçları çekilmişti. Cadde araç trafiğine kapatılmıştı. Büyük bir gösteri yapılacağını öğrendim. Bu cumartesi, Oranienstrasse'de 'CSD' kutlanıyormuş, yani 'Christopher Street Day'.

Bütün Berlin'den, bütün Almanya'dan, bütün dünyadan gelen cinsel azınlıkların, cinsel hayatlarını farklı tanzim eden insanların dayanışma gününün gösteri merkezi burasıymış yani bu cumartesi.

Bir süre sonra, biraz önce kesilen şiddetli yağmura rağmen eksilmeden, erimeden rengarenk, şeker gibi kıyafetleriyle geldiler caddeye CSD kutlamacıları, geyler, lezbiyenler, translar. Öndeki gösteri araçlarından birinde, kamyondan bozma bir sahnede de yüksek volümlü müzik yapılıyor. Davet ediyor herkesi gösteriye. Cadde sakinleri camlara çıktı hemen.

Benim oturduğum 'Batteau'nun tam karşısındaki evin penceresinde yarı çıplak bir Türkiyeli adam yarı beline kadar sarkmış gösteriyi seyrediyor ilgiyle. Kadının biri, karısı olmalı, içeride kesip kesip karpuz taşıyor ona, camdan bakarken bir yandan da yesin diye.

Tabii, aslında bu Oranienstrasse apartmanları da ayrı bir hikaye. Bir dünya hikayesi. Bir dünya çoğulluk her apartmanda çünkü. Mesela ülkücülerin işlettiği söylenen bir spor okulu, 'Uzakdoğu dövüş sanatları'nın öğretildiği 'Yayla Sportschule' adındaki bu okul ile 'SO 36' adlı kentin en büyük eşcinsel dans salonu, 'partihanesi' de diyebiliriz, çünkü her hafta sonu farklı teması olan, tematik, büyük partiler yapılıyor bu salonda, işte bu iki içtima alanı, Yayla Sportschule ve SO 36 yani, aynı apartmanda üslenmiş bu caddedeki. Tam karşılarında da komünist ve anarşistlerin büyük bir kitapevi.

Bunun gibi daha birçok yan yana geliş, yanından geçiş, karşılaşış, tanışış, anlaşış vuku buluyor her gün Oranienstrasse'de.

Bugün de işte başörtülü bir Türkiyeli kadın alışverişten, manavdan dönerken cinsel rollerle oynayan, cinsel rollere başkaldıran, yenilerini üreten bir topluluğun içinden geçiyor rahat rahat. Gidiyor kendi yoluna, evine.

Ama bu dünyanın her yerinden gelme göstericilerin dans ettiği, göstericileri dans ettiren müzik de çok tanıdık, pek tanıdık, ruhuna doluyor bu kadının da.

Göstericileri dans ettiren bu müziği Berlin'in en tanınmış diceylerinden İpek yapıyor. İpek'in de etkisiyle Oranienstrasse'de Ajda Pekkan, Şiwan Perwer, Mustafa Sandal bangır bangır.

Ajda ile ateş alan eşcinseller hemen birkaç dakika sonra Şiwan ile lorkeye tutuşuyor.

Geceyarısı Oranienstrasse'ye yeniden geldiğimde kalabalık dağılmıştı biraz olsun. Kalanların çoğu da iyice sarhoştu. Birbirlerine nutuk atıyor, sarılıp sarhoş muhabbeti öpüşleri yapıyorlardı.

Bütün öğleden sonra ve gece göstericilere evlerinde açılmış börekleri, yoğrulmuş köfteleri satmış, içki sunmuş çoğu Türkiyeli günü birlik müteşşebisler ise şakalaşarak birbirleriyle ve sarhoş göstericilerle, tezgahlarını topluyorlardı kaldırımlarda.


 

 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir