27 Haziran 2005 Pazartesi       




 

Serdar Turgut


 
serdarturgut@superonline.com

Amerika'nın Irak politikası çok başarılıdır...

   
 
Yazının başlığının otomatik olarak tepki çekeceğini biliyorum. 'Bu politikanın başarısı da nerede, Irak'ta her gün yüzlerce insan ölüyor, ABD'nin Irak'a demokrasi getirme sözü tutulamadı, bölgede istikrarsızlık sürüyor vs. vs. vs.' türünden itirazlar birbiri ardına akla gelecek biliyorum.

Halbuki bir ülkenin dış politikasında başarı olup olmadığının ölçütü evrensel ahlaki değerler olamaz, olmamalıdır. Meseleye böyle bakılırsa dünyada başarılı dış politikaya sahip ülke bulmanız da zorlaşır. Asıl başarı ölçütü, bir ülkenin dış politikasının altında yatan derin nedenleri çözümleyip daha sonra da gerçekleştirilenlerle bunlar arasında bir uyum olup olmadığını görmekle mümkündür.

Irak konusundaki tüm yazılarımda çok uzun zamandır ABD'nin bölgede gerçek amacının kaos, düzensizlik çıkarmak; daha da önemlisi bölgede düzensizliği düzen haline getirmek olduğunu yazdım. Amerika bölgede düzensizliği ister, çünkü sürekli düzensizlik durumu süper güce bölgede istediği biçimde, çıkarları için manevra yapabilecek alan yaratmak anlamına gelir.

Ülkemizde ve dünyada bazı insanlar var ki, onlar Amerika'nın bir bölgeye demokrasi götürmek gibi bir amacının gerçekten olabileceğini düşünüyorlar. Açıkçası bu tür düşünce genelde dünya tarihini, özelde de ABD'nin tarihini bilmemekten kaynaklanıyor. Amerika resmi söyleminde her zaman demokrasi hedefini savunmuştur ama gerçek yaşamda böyle bir hedefi çoğu zaman olmamıştır, olmaması kendi açısından doğaldır da. Çünkü dünya tarihinde demokrasi götürmek gibi ulvi amaçla davranışlarını ayarlayan süper güç bulmak pek de mümkün değildir.

Gazetemizde geçtiğimiz cumartesi günü yayımlanan ve çok ilginç mesajlar içeren söyleşide, Talabani'nin Amerika için söyledikleri aslında yapılabilecek tüm teorik çözümlemeleri gereksiz kılıyor. Sonuca daha basit mantıkla varıyor. Diyor ki Talabani; 'Unutmayalım ki güvenlik ve istikrarı ne kadar çabuk sağlarsak Amerika bölgeden o kadar çabuk gider.' Şimdi Talabani'nin bu dediklerinden yola çıkıp sadece düz mantık işleterek bazı sonuçlara varabiliriz. Amerika bölgeden çıkmak ister mi? Hayır istemez. Öyleyse bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmaması Amerika'nın çıkarına değil midir? Çünkü bu ortam Amerika'nın bölgede istediği kadar kalmasının garantisi olmayacak mıdır?... Evet olacaktır.

Gördüğünüz gibi derin teorik analizler veya komplo teorileri filan yapmaya gerek yok, sadece düz mantık yoluyla da doğru sonuca varabiliyoruz. Amerika'nın çıkarı, bölgede anarşinin, karmaşanın sürmesini gerektirir. Amerika'nın icraatı da bu sonucu elde etmek için gerekeni yapmaktan ibarettir. Bu arada kendi askerlerinin de ölüyor olması, Amerikan devletinin zerre kadar umurunda değildir. ABD bu gibi durumlarda ölüleri kaçınılamayan zayiat olarak görür o kadar. Bu şekilde oluşan anarşi ortamı da, ABD'nin bölgede kendi çıkarları için her politikayı aktif olarak kovalamasına izin verir.

Dolayısıyla bölgemizde yakın bir zamanda istikrarın ve güvenliğin olabileceğini düşünmek, büyük oyunu anlamamakla eşdeğerdir. Amerika başarılı mı değil mi tartışmasını günlük ölü sayısına bakarak yapmak da cehalettir. Irak'ta olan bitenler ABD'nin son 50 yıldır sürdürdüğü en başarılı operasyondur. Burada dikkat edilmesi gereken şey; yayılmak istenilen kaos ortamından Türkiye'yi koruyacak akıllı tedbirleri almaktır. Çünkü çıkarları tehlikeye girdiği an ABD, Türkiye'yi de kaosun içine çekmeye çoktan hazırdır.


 

 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir