 |
|
|
|
Aydın kriterleri
|
|
|
Benim bildiğim aydın olmanın kuralları ile Türkiye'de kendinden menkul aydın olmanın kuralları arasında dağlar kadar fark var.
Aydın insan, olayları derinlemesine irdeleyen, sorgulayan, olaylar arasında neden sonuç ilişkilerini kuran ve sonra da bunu en yalın biçimde topluma aktarabilmeyi başarabilen bir insandır. Düşünce ve sanat alanında üretken olacaksınız. Bunu bilimsel ortamlarda bilimsel dille konuşup yazacaksınız. Ama kamuya anlatırken ya da yazarken çok basit bir şekilde ifade edeceksiniz. Herhangi bir konuda bilimsel konuşmak başka bir şeydir, elde ettiği bulguları anlaşılmaz bir dille anlatmak başka bir şeydir.
Bu tanımlama, aydınlar için benim yapabildiğim en yalın tanımlama. Türkiye'de aydın olmak ya da aydın oldukları kendilerinden menkul bir grubun içine dahil olabilmek için değişik kriterler vardır.
Birinci kriter, anlaşılmaz bir dil kullanacaksınız. 'Hımm, demek ki bu adam fazla şey biliyor' havası vereceksiniz.
İkinci altın kural, yaşadığınız ülkeyi ve devleti her fırsatta aşağılayacaksınız. Türklerin Ermenileri kestiğinden, PKK'nın terör örgütü olmadığından söz edeceksiniz. İnsan hakları gibi kutsal bir kavramı, terorist hakkı olarak lanse edeceksiniz. Ulusal değerlere karşı çıkmak, olmazsa olmaz şarttır.
Solcu olmak da şart elbette aydın olmak için. Sosyalist ekonomilerin sadece ekonomiyi değil rejimleri bile çökerttiğini görmezden gelip, serbest piyasa ekonomisine karşı çıkmak, özelleştirmeye karşı çıkmak da aydın olmanın bir gereğidir Türkiye'de...
Kimisi Atatürk'e dil uzatacak, kimisi Atatürkçü gibi görünüp İstiklal Savaşı'nı ve cumhuriyetin kuruluş felsefesini hiç anlamadan konuşacak, yazacak. Sarı leblebi ile rakı içmek, Atatürkçü olmak için yeterli olacak.
Kendi vardıkları yargıların dışında düşüncelere sahip olan kişiler, bu arkadaşların gözünde asla aydın olamazlar.
Sadece kendi gazetemden birkaç örnek vereyim. Mesela bana göre Türkiye'nin önemli aydınları arasında yer alan sütun komşularım, Engin Ardıç, Serdar Turgut, Kürşat Başar gibi isimler onlara göre asla aydın olamazlar.
Bütün bunları şunu için yazdım. Yeri geldiğinde, demokrasi, insan hakları, özgürlükler konularında pabuç bırakmayanlar, Ermeni konusunda kendileri gibi düşünmeyen sütun komşum Nihat Genç'i de aydınlıktan ihraç etmeye kalktılar. 'Sen eskiden aydındın ama şimdi değilsin' diyorlar. Kitaplarını basmayacaklarmış. Nihat Genç'e 'Baykal'a karşı çıkan CHP delegesi' muamelesi yapmaya kalktılar. Komik duruma düştüler.
Gerçi Serdar Turgut ve Nihat Genç, bu arkadaşlara ağızlarının payını verdi ama, ben de hatırlatayım dedim. Takma kafanı Nihat, bak daha iyi yönetilen yayın evleri sana kapılarını açtı bile.
|
|
|
|
|
|
 |