 |
|
|
|
Bilginin karar sürecinde kullanılması
|
|
|
Cuma günü Marmara Üniversitesi, Bankacılık Sigortacılık Yüksekokulu tarafından düzenlenen Uluslararası Finans Sempozyumu'ndaydım. Son panelde konuşmacı olarak CNBC-e'den Oğuz Büktel, Yeni Şafak Gazetesi'nden Mustafa Özel ve ben vardım. Oturum başkanlığını ise Sayın Tevfik Altınok yaptı. Konumuz 'Türkiye'de Bilgi Yönetimine Bakış ve Bilgi Yönetimin'de Güncel Gelişmeler' şeklindeydi.
Sempozyumun son oturumu olması nedeniyle izleyiciler 'ne olur çabucak bitirin de gidelim' dercesine bizlere bakarken, Tevfik Altınok onları rahatlattı ve bizlere sadece 10'ar dakikalık süre vereceğini açıkladı. Konuşmacılar bu uyarı üzerine sürelerini gerçekten 1 saniye bile geçirmeden verilen sürede tamamladılar.
Sayın Büktel, gerçekten çok içerikli bir sunum yaptı ve ekonomi finans haberciliğinin ve bilgi aktarımının nasıl olması gerektiğini ve bu konuda nasıl bir felsefe ve çaba içinde olduklarını anlattı. CNBC-e'nin ekonomi ve finans haberciliğinin temel felsefesini ve doğru yönlendirme konusundaki çabalarının bilgi aktarımı konusunda ne kadar önemli bir unsur olduğunu bu sunumla bir kez daha anladık.
Mustafa Özel ise çok farklı bir sunum yaptı. Geçen yılki sempozyumda da panelist olan sayın Özel'in sunumu yine ilgi çekiciydi. Geçen yıl 'finansal terörizm' kavramını ilk defa ondan duymuştum. Sonraki bir yazımda bu kavramı ben de kullandım. Bu panelde Sayın Özel yine felsefik bir sunum yaptı ve sermayeyi dört ana bölüme ayırarak, Levni'nin bir şiiri ile muhteşem bir şekilde aktardı. Ekonomik sermaye, beşeri sermaye, toplumsal sermaye ve psikolojik sermaye. Bunları gerçekten çok iyi anlamamız ve kullanmamız gerekiyor.
Son konuşmacı bendim. Sunumun başlığı bilişim gurusu John Naisbitt'e ait 'bilgi içinde boğuluyoruz, bilgiye açız' şeklindeydi ve Picasso'nun bir tablosu ile başladı. Bu tablo aslında çok farklı şekilde yorumlanabilecek subjektif öğeler içeriyordu. Halbuki Picasso Valezquez'in saray yaşamını anlatan bir tablosunu hicivli bir şekilde sunmuştu. Valezquez'in tablosunu da verdim ve bu tabloda da her şey çok netti. ODTÜ'nin müthiş hocalarından Muhan Sosysal, eğitim yılının başındaki açılış dersinde bu iki tabloyu göstermiş ve şöyle demişti;
'Hayatta hiçbir şey Velazquez' in resmi kadar belirgin ve net değildir. İş hayatı gerçekleri size Picasso' nun resmindeki gibi şekil değiştirmiş olarak gösterir. Picasso'nun resmine bakıp, Velazquez' in resmini görebilenleriniz başarılı olacak, diğerleri kubik şekillere bakıp yanlış anlamlar çıkarmaktan gerçekleri hiç göremeyecek.'
Buradan hareketle sonraki slaytta 'Picasso'nun piyasa tablosu' adı altında Matrix (data vendor) ekranını projeksiyon cihazı ile yansıttım. Bu ekranda piyasalara ilişkin grafikler, veriler, döviz, faiz, para giriş çıkış göstergeleri vs.. gibi birçok bilgi vardı. Önemli olan nokta, aktarılan bu bilginin faydalı ve verimli bir şekilde kullanılmasıydı. Ama maalesef beynimizin sekiz tane büyük zaafı vardı ve bu tür tabloları doğru ve sağlıklı görmemizi veya tablodaki değişimleri verimli sonuçlara dönüştürmemizi engelliyordu. Neydi bu zaaflar? İşte, bilginin algılanması, yorumlanması ve uygulamaya konulması 'davranışsal finans' bilim dalının konusunu oluşturuyor. Ama beynimizin zaafları nedeniyle yanlış kararlar almaya çok açığız. Sempozyumda bunları anlatmaya çalıştım. Bu sunumu web sitemden (www.drerdinc.net http://www.drerdinc.net) indirebilirsiniz.
Marmara Üniversitesi Rektörlüğü'ne ve BSY Müdürü Prof. Dr. Niyazi Berk'e bu güzel organizasyon için teşekkür ederiz. Ben çok faydalandım. Gelecek yazılarımdan birinde çarpıcı bir sunum veren SPK'da daire başkanı Sayın Dr. Celali Yılmaz'ın araştırdığı konuya da değineceğim.
|
|
|
|
|
|
 |