 |
|
|
|
Okuyucu Mektupları
|
|
|
* YEDİREMİYORUM - '..Fransa, Hollanda 'Hayır' dedi; bize hayır dedi. Ama hükümet 'Referandum Türkiye'yi etkilemez' saçmalığında, AB hayalinde ısrarcı. AB halkına sadece 'Türkiye'yi AB içinde görmek istiyor musunuz?' diye sorsalar. En az %80 'Hayır' çıkacak! Bunu görmezden gelip, istenmediğimiz yere zorla girmeye çalışmak yüzsüzlük değil midir? Ben bu körlüğü, yüzsüzlüğü gururuma yediremiyorum.' * Can DERE.
* KANUN-YÖNETMELİK- '..Öğretmenlere unvan verilmesine yönelik 5204 sayılı yasa 30.06.2004'te TBMM'de kabul edilip 08.07.2004'te yürürlüğe girdi. Bu yasaya göre Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetmelik hazırlaması gerekiyordu, aradan 11 ay geçmesine rağmen yönetmelik hala çıkmadı. Yönetmelik çıkmadığı için hak ettiğimiz unvanı alamadığımızdan, maddi ve manevi haksızlığa uğruyoruz. Acaba uyuyanları uyandırır mısınız?' * Hüseyin KARACA- İzm.
* SEYDİŞEHİR - '..Türkiye'nin tek alüminyum işletmesi maalesef, göz göre göre IMF ve AB'nin dayatmaları sonucunda uluslararası sermayeye uçurulmak üzere. Bu işletme derhal özelleştirme kapsamından çıkarılmalı ve peşkeş çekilmesi önlenmelidir.' * N.UMUT.
* AB'CİLİĞİMİZ - '..Biz AB'ye zor gireriz ama eğer girersek, bugünden farklı bir durum beklemiyorum. Çünkü zaten ekonomik anlamda Gümrük Birliği üzerinden prangayı yemişiz. Askeri anlamda da NATO'ya üyeyiz.. Siyasi anlamda da bir karar hakkımız yok ve olacağını da zannetmiyorum. Peki nedir istediğimiz?' * İbidin BABUŞÇU.
* FARKIMIZ - '..Dünya ile aramızdaki fark, bir kez daha somut şekilde ortaya çıktı. Örneğin Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti. Dışarıda ve bizde farklı yorumlanıyor. Bizler toz pembe tablo çizer, yazarız. Bu istemeden de olsa manipulasyona girer ve piyasalar etkilenir. Yabancılar orta/uzun vadeli geleceği düşünürler, gerçekçidirler. Somut kazanımlara bakarlar. Yere sağlam basarlar. Bazen kaba denecek kadar gerçekçidirler. Keşke biz de böyle olabilsek; en azından ciddiye alınmak için.' * Kader KAN.
* BEYLİKDÜZÜ'NE IŞIK - '..Beylikdüzü, şehir gürültüsünden uzak temiz havasıyla özellikle yaşlı nüfusun rağbet ettiği şirin bir belde. Fakat geçen hafta oturduğum Büyükşehir Sitesi'nde (7 bin konutluk) hiçbir uyarı yapılmaksızın elektrikler kesiliverdi. Meğer belediye aydınlatma işini BEDAŞ'a devretmiş. Sokak lambalarının yanması için de blok başına 2003'ten itibaren birikmiş yaklaşık 1.5 milyar liralık ortak kullanım ücreti isteniyor. Ama aynı yerde havai fişek gösterileri de yapılıyor, konserler düzenleniyor. Gençliği ve dinamizmiyle beğendiğimiz Sn. Belediyle Başkanımız Vehbi Orakçı'ya 'Sorun beni ilgilendirmiyor' diyerek kenara çekilmesini yakıştıramadık.' * Yalçın ÇETİN.
* KURUŞ-LİRA - '..Sn. Başbakan, her fırsatta azarladığı Türk çiftçisine '30 kuruş' mazot indirimi yaptı ama bunu '300 bin TL.' diye açıkladı acaba? Köylünün fakirleştiğininin farkında da ayıp olmasın diye mi acaba?!' * Necmettin DÖNMEZ - İnş. Mh.
* G.SARAY/BAŞARI - '..G.Saray Başkanı Sn. Canaydın'a gazeteciler 'Hagi başarılı, gönderecek misiniz?' diye sordu. Cevap, 'Lucescu da başarılıydı ama gönderildi' oldu. Demek ki, G.Saray'da başarılılar gidiyor, başarısızlar kalıyor.' * Hakkı BEBEK - İzmir.
* AKP-MİLLİYETÇİLİK - '..07.06.2005 tarihli yazınızda AK Parti'nin milliyetçiliğini sorgulamışsınız. AK Parti asla milliyetçi değil, olamaz da. Onlar sahip oldukları görüş ve aldıkları eğitim gereği ümmetçidirler. Onların görüşünü ve aldıkları eğitimi gayet iyi bilen biri olarak yazıyorum. Saygılarımla.' * Av. İ.Faruk EVİRGEN.
İç dökmek * '..M. Ali Birand'a göre Başbakan ABD'de içini dökmüş. Daha önce de İsrail'de içini dökmüştü. Şu seçim sandığı önümüze gelse de biz de içimizi döksek. Ne de olsa 3 senedir çok doluyuz.' * Fatih TOZKAN.
Niko'ya sevgilerle
Değerli 'mektup arkadaşım' Niko...
Eurovision sonrası yazdıklarımla ilgili mektubunu aldım.
Sıcak, dostane olduğu çok açık ama yazın yeterince okunaklı değil be Niko.
İki ülke insanlarının gerçekte iç içeliğini anlatmışsın; anlayabildiğim kadarıyla ama o kadarı bile harika...
İstersen, sen biraz daha okunaklı yazmaya özen göstersen..
Ya da daha kolayı var.
İstanbul'a bir gelişinde misafirim olsan.
Seninle birlikte benim doğduğum o güzelim Bergama'ya birlikte gitsek.
Sana Berlin'de Pergoman Müzesi'ni gezerken niçin ağladığımı anlatsam, beni çok iyi anlayacağından eminim.
Hepimize, vatanlarımızda barış içinde mutlu yaşam dileğine ben de katılıyor, sevgiyle kucaklıyorum be Niko.
* Özel not: Beni işyerimden telefonla da arayabilirsen, mutlu olurum. Telf.: 0212-449 30 00...
Avcı mavrası!
Karısı ile sohbet eden avcı 'hatırlıyor musun hayatım' dedi:
- Nişanlandığımızda çok şişmandım. Şimdi ise çok sağlıklı ve zayıfım. Tabii bunları avcılığıma borçluyum.
Karısı hemen araya girip 'vücuduna ve avcılığına sözüm yok' dedi:
- Ama dikkat et; yavaş yavaş 'yalancılığa' başlıyorsun!.
(* İlhami Dericioğulları'ndan..)
NOKTA..Akıllı kimse düşmanından da akıl öğrenmeyi ihmal etmez. (Beydeba)
|
|
|
|
|
|
 |