Akşam
 
 www.aksam.com.tr
 13 Haziran 2005

Her mevsimlik ayakkabı

Bülent Düler, aslında bir tasarımcı. Zaten daha evden içeri girer girmez onu tanımaya başlayorsunuz. Siyah deri önlüğü üzerinde karşılıyor bizi. Duvarlarında değişik tarzdaki resimleri, rafların üzerinde kendisinin tasarladığı nesnerle dekore edilmiş içerisi... Sarıya boyadığı bilgisayarı, protez dişli resim ya da saat makinesiyle kaplumbağa kabuğunun birleşmesiyle oluşan nesne ilk göz çarpanlar arasında. Küçük yaşlarda evdeki kalıp sabunları yontup bir şeyler yaratmakla sanata adım atan Düler, Mimar Sinan Üniversitesi Grafik Ana Sanat Dalı mezunu. Şu sıralar Yeni Para Dergisi'nin sanat direktörlüğünü yapıyor. Tasarımcılık Düler'in hayatının büyük bir bölümünü kapsıyor. Aynı zamanda uykusuz gecelerinin de nedeni. Çalışmalarını anlatırken, yaratımları sırasında duyduğu heyecanı yansıtıyor.
Resim yapıyor, nesne ve takı tasarımının yanı sıra en iddialı tasarımı ise ayakkabı oluyor. Düler'in ayakkabısı dört mevsim giyinebilecek modelde. Kış aylarında çizme olurken sezonda ayakkabıyla yazın da sandalet veya terliğe hatta tabanına tekerlek konulduğu zaman patene dönüşebiliyor. Ayakkabı 14 parçadan oluşuyor ve 12 farklı modele girebiliyor. Mimar Sinan Üniversitesi Endüstriyel Tasarım bölümünün düzenlediği yarışmaya katılan Düler, üç kategoride de yer almış. Kadın ve erkek kategorilerinde derece alan ayakkabının terlik kategorisinden çıkarıldığını anlatan tasarımcı, 'Ancak yapılanlara destek verilmeli. Ar-Ge olmalı. Tasarımcı, tasarımlarının gerçekleşmesini ister. Türkiye'de artık hiçbir yarışmaya katılmak istemiyorum' diyor. Patent haklarını aldığı ürünleri uluslararası markalara göndereceğini dile getiren Düler, 'Aslında böyle bir tasarımla dünya markası yaratabiliriz. Üstelik bu ayakkabının çıkış noktası ise Anadolu'da giyilen mes... Bu da kullanılarak dünya pazarına girilebilir. Ama üretici bunu görmüyor' diyor. Düler, önümüzdeki günlerde ABD ve Singapur'da düzenlenecek ayakkabı tasarım yaraşmasına katılacak. Ayrıca Japonya ile de tasarladığı ayakkabıyla ilgili görüşmeler düzenlediğini söylüyor.
Tasarımlarıyla tüketiciye de tasarımcı olma şansı vermek istediğini anlatan Düler, 'Tüketilen şeyin kendi içinde değişmesi yani modüler olması günümüzde çok önemli. Teknoloji gelişiyor, mesela mobilyada bu var. Çalışma masası iken yemek masasına dönüşebiliyor.'
Bizim gibilere futurist deniyor
Bülent Düler'in bir diğer tasarım dalı ise takı. Ancak bunlar bildiğimiz takı modellerinden biraz farklı. Düz çizgilerin hakim olduğu takılar iki küpe, bir bilezik ve bir kolyeden oluşuyor ve 30 ayrı şekilde takılabiliyor. Dünya Altın Konseyi'nin düzenlediği yarışmaya katılan Düler, tasarımlarını daha da geliştirmeyi planlıyor.
Resimde de modülariteliği araştırdığını anlatan Bülent Düler, resimlerinin çok boyutlu olmasına ve her açıda farklı şeyler anlatmasına özen gösteriyor. Resimlerinde renklerin yanısıra protez diş, metal, plastik gibi yan malzemeler de kullanıyor. Resimlerini tanıtacağı bir sergi de düzenlemek isteyen Düler, çalışmaları için şöyle konuşuyor; 'Benimkiler belki 20 yıl sonra olabilecek işler. Bizim gibilere futurist deniyor.'
Herkese tasarımcı denildiği günümüzde Bülent Düler ise bu konudaki rahatsızlığını şöyle dile getiriyor, 'Popçulara da sanatçı deniyor. Bir ayda grafik kurslarıyla bir şeyler öğretilmeye çalışılıyor. Sonra da herkes tasarımcıyım diye kendini tanıtıyor.'
DALİDA ÖZATAY-dalida.ozatay@aksam.com.tr

Ana Sayfa     Geri


© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.