 |
|
|
|
Nükhet Duru ile hayatı paylaşmak
|
|
|
Başaramıyorum demeyin, üzerine gidin
Yeniden Merhabalar Hem gözlerinizden, hem yanaklarınızdan buus ederim.
Öyle ya bir kavuşma sevinci, cumartesi cumartesi yaşayalım yani...
Ne yalan söyleyeyim yazı yazmak, içimi dökmek bana da iyi geldi, hiçbir zaman böyle kendimi anlatabil eceğim bir gizli bahçem olmamıştı (Yani böyle herkese açık! demek istedim).
Meraktan da çatlıyorum, acaba kimler yavaş yavaş dünyaya baktıkları pencereyi başka yörüngeye çevirmeye başladı?!
Kimler kendini eskisinden fazla sevmeye ve fark etmeye karar verdi?
Kimler uygulamaya ikna oldu (aslında kural olmayan zaten hakkımız olan keyifleri).
Ve kimler kendilerindeki bu değişimle yakınları ile daha mutlu bir ilişkiye geçiş yaptı?!
Maaşallah ser verip sır vermiyorsunuz, ama sorularınızı biraz daha biriktirip gruplandırdıktan sonra cevaplamaya başlayacağım.
Uzuvlarınızı dinleyin
Ama siz de bana orada neler olup bittiğini de yazın, bütün bu deneyimleri inanın merak ettiğimden yani!! (Nünüş her şeyi merak eder, bilmek ister). Yani mesela kendinizi ve uzuvlarınızı dinliyor musunuz? Nerede olduklarını ve onlarla ilişkinizi düşünüyor musunuz? O doğanın en gelişmiş aleti olan bedeninizi eğer hoş kullanmazsanız, bir gün size bunun hesabını vermek düşecek bunu sık sık hatırlamaya başladınız mı?! Başlamış olmanız bile yol kat etmenize neden teşkil eder. Arada bir eskiye, alıştıklarınıza ve rehavete kapılabilirsiniz.
'Ben işte böyleyim şekerim' deyip sakın vazgeçmeyin, yeniden başlayın. Bütün rutinleri kısa sürede değiştiremeyiz pek tabii. Başaramıyorum diye kendinize mahcup olup göz göze gelmekten kaçınmayın. Üzerine gidin. Kim korkarmış hain dünya telaşesinden ve uygarlıktan!!! Evet inancım o ki insanlar uygar dünyaya ayak uydurayım derken kendi dünyalarından oluyor. Yaşadığımız anın ve nimetlerinin farkına varma alışkanlığımız yok. Bırakmayın kendinizi bahtınızın rüzgarına. Vereceğim her tarife ve öneriyi bu düşünceyle uygularsanız daha keyifli ve yaşanası bir döneme damganızı vurur ve bunu milat gibi algılayabilirsiniz. Benceğizi de katkılarımdan dolayı unutmayıp sevgiyle yadediverirsiniz. İnanın bana ulaşır. Çünkü sizlere, hele muhteşem hemcinslerime bütün devrelerim açık. Sanmayın ki bunları keşfettim de, size kendimi olağan dışı bilgiliyim diye sunar bir megalomania içindeyim, sadece meraklıyım ve araştırdım, uyguladım, geliştirdim, gözlemledim ve emin olduktan sonra 'sır' denilen basit olguları sizinle paylaşıyorum.
Unutmayın ki beni bir akademisyen veya doktor değilim. Kimyasal deneyler veya varsayımlardan oluşan formüller de önermiyorum. En az sizler kadar koşturan, hayatını her çalışan anne gibi koşturarak yaşayan sade bir kadınım. Sizlerin benden fazla bir lüksü de var! Kilo alabilirsiniz, bana hatırlatıldığı kadar kalabalık bir grup çalışmasına maruz kalmazsınız. O gün karışık ve solgun olabilirsiniz ama kazara yakalanıp haftanın rüküşü seçilme riskiniz yok! Hatta şöyle ayağınızı altınıza alıp artık yaşlandım demek bile mümkün.
Gelin beraber uçalım
Ya ben ya ben? Neydi, ne oldu diye ölçümlerden tutun, artık üzerimde laboratuvar çalışması bile yapılabilir (tabii ki onayım alınmadan). Olsun yine de değer, bazen yolda sevgi dolu bir çift göz görüverip uçabiliyorum. Sen zaten biraz uçuksun demeyin. Gelin beraber uçalım, stresin çoğu kendi yaklaşımlarımızla vücuda gelir, çok işiniz olabilir ama gelişmemiş ruhlar büyük işlerin altında ezilir cümlesini hatırlayın. Ruhumuzu geliştirip donatalım. Her bireyin üzerinde yetişme tarzından ve önyargı-larından kaynaklanan yerleşmiş davranış alışkanlıkları vardır. Bunlardan arınıp yeni 'kendimizi' bulmalısınız. Öfkelenince bile sakin ve açıklayıcı olmak olgunluk ifadesidir.
Değişmeyen durumları kabul edip uyumu sağlamak iyimserlik olsa bile bizi depresyondan kurtarır. Hiçbir konuyu hayatın kendisinden daha fazla ciddiye almayın. Daha sık gülün ya da ortamınızı değiştirin. Enerjinizi doğru zaman ve yerde kullanın. Her gün yeni bir şey öğrenmeye bakın ve her durumda cinsiyetinizi hatırlayın. Yani şartlar ne olursa olsun kadın veya erkek olduğunuzu düşünerek hareket edin. Örneğin güzel bir kadını, yüksek sesle kaba bir biçimde kavga ederken görmek istemem. Bir erkeği de kadınsı bir biçimde göbek atarken görmek istemediğim gibi. Oto-kontrol hep elimizde olmalı. Kimse yokken herkesle, herkesle birlikte iken kimse yok gibi olabilmeliyiz.
Bu hafta sonu için reçetemiz; evden çıkın, mümkünse yalınayak kırlarda dolaşın. Meyve, simit, ayranla günü geçirip akşam mümkünse balık ve salata yiyin. Bol su için ve birkaç kişiye sevdiğinizi söyleyin. Çocuğunuza, annenize, eşinize, sevdiğinize, arkadaşınıza, kime isterseniz...
|
|
|
|
|
|
 |