11 Haziran 2005 Cumartesi       




 

Elif Aktuğ


 
elif.aktug@aksam.com.tr

Doğru karar: Şimdilik estetik istemiyorum

   
 
Bir karar verdiğin zaman hemen uygulamalısın. Eğer benim gibi yapar önüne gelene fikir sorup danışırsan sonunda kafan karışır. Bir takım estetik operasyonlar yaptırmaya karar vermiştim ve hatta geçen perşembe günü için randevu bile almıştım hastaneden; ve de kendimi, alanında olağanüstü işler başaran ve bir-iki dokunuşla gençlik mucizesi yaratan Doç. Dr. Erdem Tezel'in ellerine bırakacaktım. Ama ben karar verene kadar, randevuyu kaçırdım.

Daha doğrusu herkese fikrini sordum. Her arkadaşım başka başka şeyler söylediler ve sanki bu konularda uzmanlarmış gibi açıklama yaptılar.

Ben de vazgeçtim, çünkü havalar bu kadar ısınmışken üstelik, ameliyat olup eve kapanmamalıydım.

Vazgeçmemde en önemli rolü ise erkekler oynadı. Kadınlar kafamı karıştırdı ama erkekler kesin ve net konuştu. İstanbul'un çok tanınmış ve çok çapkın işadamlarından biri, 'sakın silikon taktırma, çünkü taktıran herkes pişman' dedi.

Çapkın arkadaşımın tanıdığı kadınların hemen hepsi meme estetiği olmuş ve erkek için protez memenin sadece giyinikken ilgi çekici olduğunu söyledi.

Bir de işin silikonlular cephesi var. Kadınlar memnun değilmiş ve hatta pişmanlarmış. Ee, benim konuştuğum kadınlar hiç de öyle şeyler söylemediler. 'Tabii söylemezler, kadınların birbirine destek oldukları nerede görülmüş' dedi aynı çapkın işadamı arkadaşım. Ve ekledi 'gerçek bir meme ellemeyeli çok oldu, hem biliyor musun 18 yaşındakiler bile silikonlu artık'... Canım arkadaşım ne kadar da dertliydi, kızlarla randevulaştığım yere doğru giderken, ameliyattan vazgeçerek doğru bir karar verdiğimi düşündüm, ama sonbaharda fikrim ne olur bilemem, bu yaz da bir geçsin bakalım.

Aylin, Özlem, Alpha ve ben buluştuk Bebek'te. Ameliyattan vazgeçtiğimi söyledim, birkaç kilo verirsem fıstık gibi olacak ve kendimi çok sağlıklı hissedecektim. Alpha bana 'en azından göğüslerini yaptır, bak benimkiler ne güzel oldu' dedi ve elini gömleğinin üst düğmesine götürdü ve ben elini tuttum hemen 'açmana gerek yok hayatım, Luca'dakiler de görmeyiversin' dedim.

Dört kadın bütün bir akşamüstünü yine kadınlar, estetik, güzellik, zayıflık gibi boş, anlamsız ama çok keyifli konular üzerine konuşarak geçirdik.

Bu arada durmadan yedik, içtik ve karşı kaldırımdaki dondurmacıya gittik en son. Aylin kafayı zayıflama ile bozduğundan, durmadan yedikleri için ne kadar pişman olduğunu anlattı durdu ve 'yarın en geç öbür gün üç kilo vermeliyim, çünkü hafta sonu üç kilo aldım' dedi. Özlem hiç oralı olmadı ve dondurmasını yaladı, ben kızdım Aylin'e 'ya bir insan bir günde üç kilo alıp nasıl verebilir saçmalama'dedim, o kadar zayıfladığında suratının çöktüğünü hatırlattım, çok acımasızdım.

Aylin'i dumur eden cümleyi Özlem söyledi bana gözlerini dikerek; 'Peki bayan çok bilmiş Elif Hanım, sen geçen hafta aniden nasıl üç kilo verdin hesap ver bakalım...'

GERÇEK: HERKES İLAÇLA ZAYIFLIYOR

Saruhan Hünel bana bir ilaçtan bahsedene kadar, zaten piyasaya çıkan bütün zayıflama ilaçlarını denemiştim. Ama hiçbiri asla ve asla benim iştahımı kesmedi. Sadece bazı ilaçlar tok tutuyor bir süre ama içindeki yeme duygusunu yok etmiyor. İstediğim kadar tok olayım, 'çikolata'nın varlığı ve benim onu yememem gerçeği bile sinirlerimi altüst ediyor. Ve her diyet maceram kilo almakla son buluyor. Ben birkaç gün çikolata yiyememenin cezasını, fıstıklı, krokanlı, bitter, sütlü, artık ne kadar çeşit varsa üst üste yiyerek çıkartıyorum, kilolu ve mutlu oluyorum en azından. Benim açımdan hiçbir zayıflama hapı işe yaramaz. Ama Saruhan'ın bahsettiği ilacı da denemeliyim, dedim, çünkü işe yaradığını söyledi ve 'iştah kesmek veya tok tutmak gibi bir fonksiyonu da yok' dedi. Ben atladım sazan gibi, doktora falan danışmadan kullandım.

Bu sırrımı da Özlem'le paylaştım. İlaç yüzünden evden dışarı adım bile atamadım ve gerçekten de kilo verdim ama yaşadığım her anı lanetleyerek. Başıma gelenleri burada yazamam ve kimseye de öneremem, yemin ederim bir lokma bile yemek istemiyorsunuz iki kullanımdan sonra.

Aylin beni arabaya doğru itti ve 'bir de arkadaş olacaksın, nasıl saklarsın bunu benden, çabuk söyle ilacın adını' dedi.

Anlatmaya çalıştım ama dinlemedi hatta bana rüşvet bile verdi ve ben yüz dolar karşılığı ilacın adını söyledim en yakın arkadaşıma, abii başına geleceklerden sorumlu olmayacağımı da ekleyerek.


 

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir