 |
|
|
|
3. havaalanı neye yarar?
|
|
|
İstanbul'da mevcut iki havaalanı bile tam kapasite ile çalışmazken, Başbakan'ın emri, Ulaştırma Bakanı'nın kavli ile 3. havaalanı için hazırlıklara başlanması (örneğin yer aranması) medyanın gündemine bomba gibi düştü.
Mantıkla hareket eden herkes gibi meslektaşlarımın çoğu
-Gerek yok! diyorlar bu tavırlara...
İleri sürdükleri gerekçeler de ilk bakışta haklı görünüyor:
Atatürk Havaalanı yüzde 50 kapasite ile çalışıyor. Sabiha Gökçen'in şu andaki çalışma kapasitesi ise sadece yüzde 7,5... Üstelik bu ölçüde işletilmesine bile, ihtiyaç yüzünden değil, 'Yapıldı, boş durmasın; personel aylak aylak oturmasın' kabilinden karar verildiği herkes tarafından biliniyor. Yoksa Atatürk Havaalanı İstanbul'a inip kalkan uçaklara fazlasıyla yetiyor.
Ayrıca Çorlu'da (İstanbul'a 1,5 saat uzaklıkta) askeri bir havalanı daha var; şimdilik ihtiyaç yok ama anormal bir durumda (geçenlerde Olimpiyat Stadı'nda oynanan Şampiyon Kulüpler Kupası maçı gibi) yedek olarak kullanılabilir.
Dünyanın en önemli kentlerinde dahi en fazla 2 havaalanı bulunuyor. New York bunun tek istisnası olmakla birlikte, bu kente inip kalkan uçakların yoğunluğu, İstanbul hava trafiğinin 15 katı.
Atatürk Havaalanı'nın 3. bir pisti daha var ki, müteahhit Sadri Şener tarafından 1.8 trilyon ihale bedeli ile alınıp, 50 trilyona mal edildi. Biteli 4 yıl olduğu halde gerek olmadığı için henüz işletmeye açılmadı.
* * *
Bunlar iyi güzel ama bir de 3. havalanına ihtiyaç duyanların gerekçeleri nelerdir, onlara bakmak lazım.
Büyük olasılıkla İstanbul'un kuş uçmaz, kervan geçmez bir köşesindeki çorak araziler çoktan parsellenmiştir. Bunu yapan yatırımcılar da bu vatanın evlatları olup, para yatırdıkları bölgenin bir havaalanı kurulmasıyla değerlendirilmesini beklemektedirler.
Devletin IMF'den alınan borçlara ek olarak, bol keseden dağıtılan faizleri kapmak için ülkemize hücum etmiş sıcak paracılardan ötürü epey dövizi birikmiştir.
Allah'ın izniyle bu paraların eşe-dosta dağıtılması neredeyse farz olmuştur. Yoksa Allah korusun, ülkenin kalkınmasına harcanması ihtimali vardır.
* * *
Neredeyse her Anadolu kentine (70 kente) bir havaalanı yaptıran eski hükümetlerin yandaşı müteahhitler ihya edildikleri halde, yeni hükümete gönül verdikleri hiçbir kuşkuya yer bırakmayanlar, memlekete bir havalanı bile inşa edememiş olmanın haklı gururunu bir türlü yaşayamamışlardır. Şimdilik gereksiz duble yollar yapmanın haklı gururuyla yetinmektedirler.
Üstelik 3. havaalanının kime ne zararı dokunabilir? Olmazsa açıldıktan bir süre sonra kapatılabilir.
(Örneğin Uşak, Sivas, Sinop, Balıkesir, Zonguldak-Çaycuma ve Tokat havaalanları hiç uçak inmediği için kapatıldılar. S. Demirel'in emriyle yaptırılan Isparta havaalanı ise, Cumhurbaşkanlığı zamanında yine Demirel tarafından bir (yazıyla bir; sadece bir tek) uçak indirilerek kapatılmaktan kurtarıldı. Diğerleri ortalama yüzde 1,5 kapasite ile çalışıyorlar ve toplam maliyetleri 2,5 milyar dolar civarında..
------------------------------------
NOT: Ciddiyet'e önem veren bazı okurlarımdan aldığım eleştirilerden biri de 'Yazılarımda neden her şeyi gırgıra almaya çalıştığım'dır.
Aslında en az onlar kadar ciddiyete önem veririm. Zaten benim bütün yaptığım ciddi olmayan işleri ciddiye almamaktır. Yukarıda yaptığım gibi...
|
|
|
|
|
|
 |