11 Haziran 2005 Cumartesi       




 

Aşkın canını değil tadını çıkartın

   
 
Cinsel yaşamı sıradanlıktan çıkarmak ve çiftlerin partnerleriyle daha renkli bir ilişki yaşamalarını sağlamak amacıyla sağlık sektöründeki firmalar da farklı alternatifler ortaya çıkarıyor. Özellikle prezervatif şirketleri bunların başında geliyor. Kozmetik, gıda ve sağlık alanında kullanılan Aloe Vera ise bu alanda da göze çarpıyor. 1934 yılında Japonya'da kurulmuş Okamoto firması, gerçekleştirdiği anket çalışmasında kadınların isteklerine kulak vererek piyasaya çıkarttığı yeni ürünleri de cinsel ilişkinin yalnız tek taraflı düşünülmemesi gerektiği üzerinde duruyor. Kadınları istenmeyen gebelikten korumak, cinsel yolla bulaşan hastalıkları engellemek ve çiftlerin eğlenceli bir birliktelik yaşamasını sağlamak amacıyla Aloe Vera'lı, su bazlı kayganlaştırıcılı, dört kat daha fazla kayganlaştırıcılı ve kullanım hatalarını en aza indiren folyo adlarıyla oluşturulan prezervatifler mayıs ayı başından beri Türk tüketicisiyle buluşuyor. Kimi uzmanların sağlıklı, kimilerinin ise zararlı bulduğu Aloe Vera bitkisinin prezervatiflerde ilk kez kullanılmaya başladığını söyleyen Okamoto Türkiye Temsilcisi Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Ağralı 'Japonya'da bir anket çalışması gerçekleştirildi. Araştırma sonucunda kadınların pek çok şikayetleri değerlendirildi. Kadınlar en çok cinsel ilişki sırasında acı ve yanmadan şikayet ediyorlardı. Bunu göz önüne alınarak Aloe Veralı başta olmak üzere çok çeşitli ürünler piyasaya çıkarttık. Kesik, yanma, ameliyat yaraları ve doğum yaralarında başarılı bir ürün' diyor.

Bir ilişkiden yalnız bir tarafın değil her iki tarafında zevk alması gerektiğini belirten Ağralı, kadın ve erkeğin böylece daha mutlu olacağını söylüyor. Psikolojik nedenlerden kaynaklanan sorunların en aza indirilmesinin önemine de değinen Ağralı şöyle konuşuyor: 'Su bazlı kayganlaştırıcı prezervatifler yaptık. Diğer kayganlaştırıcı ürünlere göre en iyi sonucu bu üründe alıyoruz. Koku ve leke yapmadığı için ve kadınların istekleri sonucunda dört kat daha kayganlaştırdığı için tercih ediliyor. Bu şekilde tahriş önlenmiş oluyor. Japonlar en son olanakları kullanmaya başladılar. Hem ürünü incelttiler, hem de dört kat fazla kayganlaştırıcılı su bazlı ürüne dönüştürdüler. Bütün bunlar kadınlar göz önüne alınarak çiftler için düşünüldü.'

Yine araştırma kapsamında erkeklerin yaşamış olduğu bir sorun ise herhangi bir nedenden ötürü ilişki sırasında folyodan açtıkları ürününün yönünü bulmakta zorluk çekmeleri olarak belirlenmiş. Tüketici ihtiyaçları göz önüne alınarak yapılan bir diğer yeni üründe ise kullanım hatalarını en aza indiren folyo prezervatifler olmuş.

Hatayı kaldırdık

Piyasada bulunan sperm öldürücülü ya da geciktiricili prezervatiflerin yanlış kullanıldığında bütün özelliğini kaybettiğini anlatan Ağralı 'Belli bir amaca yönelik bir ürün yanlış kullanılırsa o zaman bir yenisini kullanmak gerekir. Bir kutu prezervatifte beş tanesi kullanılamadığı düşünülecek olursa ürün ucuz olsa bile pahalıya gelir. Anket sonucunda hatalı kullanım oranı erkeklerde yüzde 40'lara çıkmış durumda. Ayrıca hatadan ötürü zaman kaybı ilişkide bazı aksaklıkların ortaya çıkmasına neden oluyor. Bir yüzü farklı, diğeri daha pütürlü bir folyo ile karanlıkta ya da gözü kapalı olsa kişinin rahatlıkla doğru yönü tespit edebileceği ürünler var artık. Bu da ilişkiyi bölmemiş oluyor' diye konuşuyor.

Okomato firmasının bir aylık üretiminin Türkiye'nin bir yıllık tüketimine eş olduğuna da değinen Ağralı, ayda 400 bin düzine prezervatif üretildiğini söylüyor. Türkiye'de geçen yıl yapılan bir araştırma sonucunda ise ergenlerde kişi başına 4.5 adet prezervatif kullanıldığı belirlenmiş.

Kadınların da prezervatifi var

Erkek prezervatiflerine alternatif ürün olarak 2002 yılından bu yana kadın prezervatiflerinin de pazarda yer aldığına dikkat çeken Ağralı 'Erkek kullanmazsa kadının kendisini koruyabilme olasılığını sunuyoruz. Daha çok çalışan, kendine güvenen, ekonomik özgürlüğü olan ve kendi vücudunu tanıyan kadınlar prezervatifi tercih ediyor. Poliüretan maddesi kullanıldığından alerji yapmıyor ve ısı iletkenliğini arttırıyor. Bu ürünün içi ve dışı kayganlaştırıcı olduğu için vücut ısısıyla doğal ortama yakın bir ilişki yaşamalarını sağlıyor. Poliüretan latexten daha ince. Kadınlar ürünü ilişkiden 8 saat önce takabiliyorlar. Böylece ilişki bölünmemiş oluyor. Psikolojik nedenlerle olabilecek ereksiyon kaybını ortadan kaldırıyor. Üstelik adet zamanı da, rahim içi araçlarla da kullanabiliyor. Kadınlarda görülebilecek akıntı, mantar gibi hastalıkların partnerine bulaşmasını engelliyor. Hacettepe Üniversitesi'nin 2003 yılında yaptığı bir araştırma sonucunda modern doğum kontrol yöntemlerini bilen kadınlar arasında prezervatif kullanımının yüzde 14 olduğu ortaya çıktı. Üç yılda elde edilen bu oran azımsanmayacak ölçüde. Aşkın canını değil, tadını çıkarmak çok önemli' diyor.




BİLİNÇ DÜZEYİ ARTTI

  • İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Süleyman Akhan: 'Ağrılı cinsel ilişkiye disparounia deniyor. İsveç'te yüzde 43, Amerika'da yüzde 17, Türkiye'de ise menopozdaki kadınların yüzde 28'i bu sorunu yaşıyor. Prezervatif üzerinde kayganlığı sağlayan bir madde bulunur. Eğer prezervatif değiştirilmeden bir süre sonra tekrar kullanılırsa bu hijyenik olmaz ve ağrılı ilişkiye neden olabilir. HIV virüsü gibi çağın vebasının olduğu bir dönemde prezervatifsiz ilişkiye girmek çok sakıncalı. Geçen yıl Ankara'daki Üreme Sağlığı Konferansı'nda Karadenizlilerin prezervatif kullanma oranının arttığından bahsedildi. Artık daha bilinçli insanlar.'

    Ekin TÜRKANTOS ekin.turkantos@aksam.com.tr


     
  •  

    Diğer CUMARTESİ haberleri

     



     
     

     

    Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
    | Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
    Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir