06 Haziran 2005 Pazartesi       




 

Meriç Köyatası


 
meric.koyatasi@aksam.com.tr

Para değerli ama çiklet bile alamıyor

   
 
Bu başlığın devamı, demek ki sömürülüyoruz idi. Ama bu kadar uzun başlık olmayacağı için teknik detaya girmeden Türk halkının nasıl sömürüldüğünü özetleyelim.

Cuma günü nisan ayı itibarıyla cari işlemler açığı yayınlandı. Bu yılın dört ayında cari işlemler açığı yüzde 25.4 gibi yüksek bir oranla artarak 8.9 milyar dolar oldu. Mantığa ters gelen ise bu rakamlar açıklandığında, sanki Türkiye cari işlemler fazlası vermiş gibi döviz fiyatları tepetaklak aşağı gitti. Merkez Bankası, dövize alım yönünde müdahale etmek zorunda kaldı.

Son üç yıldır, Türk Lirası'nın dolar ve euro sepetine göre yüzde 40 dolayında değerli olduğunu, bunun tehlikeli olduğunu, aralarında benim de bulunduğum küçük bir azınlık her fırsatta yazıp konuşuyoruz. Şimdilerde, bu politikaları Türkiye'ye öneren IMF de aynı şeyleri söylemeye başladı.

Sürekli cari açık veren bir ülke, içinde bulunduğu yılın ilk dört ayında bu açığını yüzde 25 artıracak ve aynı gün döviz kontrolsüz bir şekilde düşecek!... Ekonomi yönetiminin, bu mantıksızlığı iyi analiz edip tedbir alması gerekiyor.

Yüksek reel faizle sıcak parayı çekerek, artması beklenen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına güvenerek, 'cari açığın finansmanı sorun değil' deyip geçiştirmek, sorunları biriktirip yarınlara taşımak demektir. Bu politikalar, Türk halkının üretip elde ettiği geliri, yüksek reel faizle borçlanarak, sıcak para sahibi yerli ve yabancılara transfer etmek demektir. Sol düşünce söylemiyle ifade edersek, Türk halkının sömürülmesine çanak tutmaktır. (Tabii bu solcu söylemi yapacak ana muhalefet partisi, şimdilerde ilçe kongrelerine naylon delege kaydettiğinden, Türk halkının sömürülmesiyle pek ilgili değil.)

Sevgili okurlar. Paramız değerlendi diyerek gözümüzü boyuyorlar. Bir ülkenin parasının değerli olması, ekonomisinin güçlü olduğunu göstermeye yetmez. Bütçe açığı azalıyor ama hala var. Bu iç borcu artırıyor. Dış açıklar artıyor. Ama yüksek reel faizle borçlandığımız için Türk Lirası iç piyasada tehlikeli bir şekilde değerleniyor.

Bir ülkenin parasının değerli olup da geçersiz olması acayip bir tuzaktır. Değerli ama geçersiz bir paramız var. Yurtiçinde yabancı yatırım fonlarını ve ithalatçıyı zengin eden, çalışanları, sanayiciyi, ülkeye döviz kazandıran ihracatçıyı, turizmciyi, taşımacıyı hırpalayan değerli bir para, bu ülkeye hayır getirmez. Kapıkule'den dışarı çıktığında bir çiklet dahi alamayan, sırtını yüksek faize dayayan değerli ama geçersiz bir para...

'Madem ekonomik göstergeler iyi, niçin halka yansımıyor' sorusunun cevabı da aslında budur. Çünkü değerini yüksek reel faizden alan ama geçersiz Türk Lirası politikaları ile sömürülüyoruz. Geçen yıl 18 milyar dolar olan sıcak paranın bu yıl 20 milyar dolar artarak 38 milyar dolara ulaşması, cari açığımızın finansmanını çözer ama, Türk halkının önümüzdeki yıllarda daha fazla faiz ödeyip daha fazla sömürüleceğine işaret eder.


 

 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir