 |
|
|
|
'Bizim Yunanlılar'ın gözlüğü ile...
|
|
|
Türkiye-Yunanistan maçını Kanal-D verdi. İlker Yasin'in bir maçlığına düzelen anlatımı, yine kötü günlerine dönmüştü. Yaptığı hataları düzelte düzelte, oyunun canına okuyanlardan biri oldu. Bıraktık futbolcuları karıştırmasını, 'Demek ki Otto Rehhagel kötü bir hoca değil' diyecek kadar şaşırtıcıydı. Görev yaptığı kanalın maçı yayınlama kapasitesinin de, kuruluşundan bu yana geçerli not almadığını bilmeyen yok. Sonuçta parayı bastırıp, millete 'Mecburiyetten seyrettiriyorlar'. Ayrıca, hiçbir ülke televizyonunun yapmadığı işleri sergilediler. Başta Yıldıray'ınki olmak üzere kartlık pozisyonlarımızı tekrar tekrar yayınladılar. Yayın kalitesinde Yunanlıların bile gerisine düşenler, 'Tarafsızlık palavrası'nda onların önüne geçtiler. Doğrusu, bu kez dört kıtada pek çok ülke insanı ile bu çaresizliği paylaştık. Onlara da geçmiş olsun demek zorundayız.
Yorumculuğa devam eden Fatih Terim bu kez kendine 'Otokontrol uyguladı'. Herkesin yerden yere vurduğu Ersun Yanal'a tek laf etmedi. Sanırız bunun adına 'Yerlilerin Dayanışması' demek mümkün.
* * *
Tüm kanallar gündemin tepesine Beşiktaş-İnönü'deki karşılaşmayı oturtmuştu. Ekranın bilinen isimleri, üçlü dörtlü gruplar halinde söz aldılar. Maç öncesi umutlu, beraberlikten sonra genelde dişleri uzamış vaziyette konuştular. Bu konuda önceliği NTV'nin Atina Temsilcisi Yorgo Kırbaki'ye vermek istiyoruz. İstanbul doğumlu bu arkadaşımız başlama düdüğünden saatler önce astroloji haritalarına bakıp tahmin yaptı. 'Türkiye Akrep, Yunanistan Kova. Bu durumda Yunanistan galibiyete yakın. Alacakları en kötü sonuç beraberlik olur. Bu da işlerine gelir' dedi. Sanırız, bu adamın akrebi Türkiye değil de, kendi kendini sokan Teknik Direktörümüzdü.
* * *
'Bizim Yunanlılar' diye Ersun Yanal ağzıyla konuşanlara baktık, hepsi sus pus halde. Altan Tanrıkulu ve Adnan Aybaba dışında Yanal'ı savunan kimsenin kalmadığını fark ettik. 'Bu adamla Almanya hayal' dedik ya, bize bile 'Hain damgası yapıştıranlar'ın bir bölümü ise ortalarda görünmedi. Sırf Fenerbahçeli diye bir çalıştırıcının savunulduğu, neredeyse posterinin verilmesi düşünüldüğü tek ülke olmanın acı sonucunu yetmiş milyon insanımız yaşadı. 'Unutmayın ki Avrupa Şampiyonu ile oynadık' diyenlere bir hatırlatma yapmak istiyoruz. Türk Milli Takımı'nın da 'Dünya Üçüncüsü apoleti var'.
* * *
Daum'un çok eleştirilen 4-3-2-1 düzenini kopya çekmek marifet mi? Kulübünün Kazakistan maçı sonrası 'Bavulunu eline vereceği' Bülent Korkmaz'ı kadroya alacağına, Hakan Şükür'ü çağıramaz mıydı? Fıtık ameliyatı için yattığı masadan kaldırılan Fatih Tekke'nin yanına en azından ikinci yarı Hakan monte edilemez miydi? Kaldı ki, oynadığımız futbol kanatlardan top şişirmeydi. Hagi, Ümit Karan'ı yedek kulübesinde bile tutmayıp nasıl kendi ipini çektiyse, aynı işi yapan Yanal da artık yolcu. İstifa edeceğini sanmıyoruz. 70 milyarın üstündeki maaş ve buna eklenen primleri bırakmayacak, kovulana kadar sabredecektir.
* * *
Sonuç olarak 'Ersun Yanal'ın inanılmaz inadı, ev sahibi olabileceğimiz Almanya'daki finallerden mahrum etti'. Futbol Federasyonu yetkilileri acı gerçeği fark ettiler. Onbinlerce seyirci, 'İstifalara' yönetimi de ekledi. Başbakan bozuk. Spordan Sorumlu Bakan perişan. UEFA'nın Birinci Asbaşkanı 'Taktik ve kadro yanlıştı' diyebildi.
Demek ki 'Bizim Yunanlılar'ın sayısı oldukça fazlalaştı. Bazı görme özürlülere duyurulur...
|
|
|
|
|
|
 |