06 Haziran 2005 Pazartesi       




 

Ersan Özer


 
ersan@itiraf.com

İki başarısız yönetmen

   
 
O Şimdi Mahkum ve İki Genç Kız üzerine çok şey yazıldı.

Hem medya cemaati hem de filmlerin yönetmenleri, oyuncuları, senaristleri türlü ahkam kesti.

Ve şimdi de ahkam sırası gişede.

Bakalım bir filmin başarılı olup olmadığı konusunda tek karar mercii olan gişe hazretleri ne dedi?

Cahillerin dolduruşuna geldi

Abdullah Oğuz'un yönetmenliğini yaptığı, Burhan Öçal'ın oyunculuğunun yere göğe sığdırılamadığı O Şimdi Mahkum gösterimde 5 hafta kaldı.

Bu sürede de sadece 189.562 kişi tarafından izlendi!

'Sadece' diyorum çünkü serinin ilk filmi (Mustafa Altıoklar'ın yönettiği O Şimdi Asker) milyon seyirciyi geçmişti, devam filminde Yavuz Bingöl, Burhan Öçal, Athena Gökhan gibi popüler isimler vardı ve filmin geyiği medyada da yeterince döndü.

Bunlardan daha mühimi, Türkiye'de Türk filmi izleniyor. Doğru ata oynandığında uyduruk yerli filmler Hollywood'un yüz milyon dolarlık projelerini dahi geçebiliyor.

Abdullah Oğuz'u severim ve sayarım. Birlikte çalışmışlığımız da var.

Hayatımda gördüğüm en eli açık yapımcıdır. Yeter ki iş iyi olsun, para kazanmamayı göze alır, hiçbir masraftan kaçınmaz.

Sinema yönetmenliğine soyundu. Zaten biliyordum. Bütün hayali buydu.

Asmalı Konak ile bütün zamanların seyirci rekorunu kırabilirdi. Öyle de bir fenomen ve ele geçirilmez fırsattı yani.

Fakat kullanamadı. Çok kötü bir film çekti.

Cahil gazete yazarları ve muhabirleri, tek bir filmi olmayan Abdullah Oğuz'dan o günlerde 'ünlü yönetmen' diye bahsediyordu.

Belki de onların dolduruşuna gelip ikinci filmi yaptı.

Maalesef sonuç değişmedi. O Şimdi Mahkum sinemada yaşadığı ikinci hezimet oldu.

Yazık. Abdullah Oğuz gibi kıymetli bir adama yazık.

Bu malzemeden pirinç lapası

Kutluğ Ataman'ın yönettiği, başrolünde Hülya Avşar'ın olduğu İki Genç Kız ise 5 haftadır vizyonda.

Ulaştığı seyirci sayısı kaç dersiniz?

Sadece ve sadece 60.885!

Yönetmenin elinde sansasyona da, seyirciyi germeye de, güldürmeye de uygun, paha biçilmez bir hikaye vardı.

Üstüne Perihan Mağden ve Hülya Avşar faktörünü de koyun.

Hatta bir de bonus olarak film, genç kızlardan birinin (Vildan Atasever) televizyon sayesinde çok popüler olduğu bir döneme denk geldi.

Yani un, yağ ve şekerden fazlası vardı. Ama yönetmenimiz ortaya çıkara çıkara pirinç lapası çıkardı.

Dijital kamera ile film çekip de ortalıkta 'Gençlik filmi yaptım' diye dolanması zaten evlere şenlikti. Seyirci tabii ağzının payını verdi.

Oysaki Perihan Mağden'in romanından çok başarılı bir film çıkabilirdi. (Ki zaten Peter Jackson zamanında çıkarmış da.) Ama maalesef Kutluğ Ataman'ın eline verilerek hikaye mundar edildi.

Yazık. İki Genç Kızın Romanı gibi süper bir kitaba yazık.


 

 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir