05 Haziran 2005 Pazar       




 

'Yurtdışı albümü zor diye bizi uyutuyorlar'

   
 
Turkcell reklamlarında durmadan işinin başında çalışırken gördüğümüz Ragga Oktay, nam-ı diğer Selo bu kez 5 yıl aradan sonra çıkaracağı albümü için harıl harıl çalışıyor. 'Selamünaleyküm' adlı albümüyle ortalığı yıkıp yakacağını söyleyen Ragga Oktay, 'Reklam filmlerinde söylediğim şarkılar 70 milyonun diline dolandı. Bundan sonra sadece 50 bin satacak bir albüm yapamam' diyor.

Yeni bir albümle geliyorsun. Nasıl bir Ragga Oktay çıkacak karşımıza?

Müziğimde bir değişiklik yok. Müziğim yine her zamanki gibi kendime göre çok iddialı ve benim tarzıma çok yakın. Ama albüm yapalı 5 sene geçti ve artık bakış açım çok değişti. Onun dışında her şey eskisi gibi, çok iddialı geliyorum. Bu kez reklamlarla değil... Kasette bu iddiayı göreceksiniz.

Aslında bu 5 yıl bize çok uzun gelmedi. Reklamlarda olduğun için çok eksikliğini hissetmedik...

Evet çünkü reklamda hep müzik yaptım. Orada da çok iddialı ve özel müzikler yazdım. Belki insanlar bu yüzden eksikliğimi hissetmedi. Televizyonda varolduğum için... Ama tabii ki Ragga Oktay'ı reklamlardan önce tanıyanlar bir eksiklik duydu. Çünkü 4 senede 3 kaset yap, ardından 5 sene hiç albüm çıkarma... Bu bir eksiklik yarattı. Ben de o yüzden bayağı üzüldüm. Ama bu albüm 2 buçuk yılımı aldı. Reklamlar tutunca benim hedefim daha yükseldi. Kendimi aşan bir şeyler yapmam lazımdı. Daha büyük şeyler yapmak için daha fazla zaman harcamam gerekti.

Nasıl bir albüm oldu?

Hem neşeli hem de hüzün dolu bir albüm oldu. Bir de bol mesajlı. Her zamanki gibi. Ragga Oktay'da sadece hareketli şarkılar yok, slow da var, mesaj da... Dinlemek lazım daha iyi anlamak için.

RAP'ÇİLERİN ÇOĞU ÖZENTİ

Genel olarak baktığında kendini rap'çilerin arasında kiminle aynı kategoriye koyuyorsun?

Ragga Oktay'ın bir kategorisi yok şu anda. Ancak benim tarzımda müzik yapmaya çalışan insanlar var. Benim yaptığım tarzda da rap var ama sadece rap değil. Ben de raggae, arabesk, her şey var. Onun için hiçbir rap'çiyi kendime rakip görmüyorum, çünkü benim kulvarımda değiller.

Peki bu tarzlardan hangisi sana daha yakın geliyor?

Ben kendimi kiminle kıyaslayabilirim diye düşünüyorum. Mesela Dale parçasını benim yaptığımı sandılar. Demek ki o tarzı bana yakın görüyorlar.

Nedir o tarz?

Ragga tarzı. Ama Türkiye'de böyle bir şey yok. Türkiye'de tek rakibim kendimim.

Rap'te hep bir isyan vardır. Senin isyanın neye karşı?

Biz de bazen isyan ediyoruz. Mesela Zindan diye bir şarkım var, 'Her yer zindan' diyorum ama fazla da isyan etmemek lazım. Çünkü bu nankörlüğe kaçıyor. Hayatta bazen şükretmek ve tadında bırakmak gerekiyor. Fazla isyan şarkısı sevmiyorum. Bu sadece hayata değil, topluma ya da sisteme karşı da isyan edebilirsin... Mesela hortumcular için 'Banka' diye bir şarkı yaptım. Her şeyi para olanlar için yazılmış. Paracılara gönderdiğim bir parça. Ama şöyle de bir şey var; Rap'çiler her şeye küfür savurup isyan ediyorlar. Bu isyan değil artık. Bu yaklaşım abartılı ve özentili. İnsanları isyan ettirerek şükretme duygusunu kaybettiriyorlar. Bu isyan sanki çok güzelmiş gibi davranıyorlar. Bu da çok güzel değil. Buna karşıyım.

Sen de Hollanda'da büyüdün. Rap tarzı müzik yapan şarkıcıların ortak yönü yurtdışında yetişmiş olmaları. Bunun sebebi ne sence?

Dışarıdan olayı daha net görebiliyorsun. Buradaki rap'çiler rap kültürü görememiş insanlar. Birkaç rap'çinin CD'sini dinlemişlerdir. Ama Avrupa'dan gelenler o kültürün içinde doğmuş, büyümüş insanlardır. Eğer rap ile bir şey anlatacaklarsa daha çok şey anlatabiliyorlar. Burada bir dar görüşlülük ve özenti var. O yüzden de büyük bir başarı sağlayamıyorlar. İşin felsefesi yoksa o iş kalıcı olmuyor. Benim müziğimde bir felsefem var.

Senin felsefen nedir?

Yaptığım bütün mesajlar 70 milyona gitti. Tarzım yok. Ragga mı reggae mi diye bana sormayın, çünkü bu Oktay tarzı. Bunu bir rap'çi ya da ragga'cı da yapamaz, çünkü ben yapıyorum. Rap'çilerin tarzı rap ama herkes bunu yapıyor zaten. Tarz da felsefe de insanın kendisidir. Rap'i kendine çevirip insanlara sunarsın o zaman rap olur. Ama herkesin yaptığını yaparsan, özenti olursun.

5 yıl içinde albümle ilgili bir şey yapmamana rağmen hem müziğin hem de oyunculuğunla adından söz ettirdin. Reklamların sana artıları oldu mu?

Turkcell reklamları başladıktan sonra acayip bir rap furyası başladı. Ben de dedim ki 'Bu müzikte hayat var çünkü ortalığı ayağa kaldırdı'. Bir tek kendi tarzımı tanıtmakla değil, insanlar tarafından da benimsemesine yardım ettim. Reklamların bu kadar tutması doğru işler yaptığımı ve halkın tansiyonunu doğru ölçtüğümü, duygularımın da doğru olduğunu gösteriyor.

Reklamların başarısında senin müziğinin etkisi neydi?

Başarı Ragga'nın yaptığı müziklerdi. Bu başarı benim müziklerimle başladı, onlarla da devam ediyor. Bizim yakaladığımız en büyük başarı şarkılarla insanlara bir şey anlatabilmek.

İBRAHİM TATLISES İLE ÇALIŞMAK İSTİYORUM

Nil ile müzik anlamında bir çalışma yapmayı düşünüyor musun?

Hayır şu anda öyle bir şey düşünmüyoruz. Ama herkes birbirleriyle çalışabilir. Benim aklımda çok farklı projeler var. Mesela İbrahim Tatlıses ile birlikte çalışmak istiyorum. Eskiden olsa Barış Manço ile birlikte çalışmak isterdim.

Arabeske nasıl bakıyorsun?

Arabeski seviyorum. İbrahim Tatlıses'i küçüklüğümüzden beri dinliyoruz. Çalıştığı müzik direktörleriyle de tanışıyorum. Çok güzel şarkılar getirdi ve kazandırdı.

Cell-O'nun yaratılmasında senin etkin oldu mu?

Zaten öyle bir tip vardı ama onun üstünde ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Sadece kimin ne yapması gerektiği çözülmemişti. Sonra Allah beni çıkardı onların karşısına, 'Buyurun işte sizin aradığınız bu adam' diye... Cell-O Oktay'dan çok uzak bir karakter değil. Benim oynamam gerekmiyor. Oktay nasılsa Cell-O da öyle... Orada Oktay'dan farklı bir şey yok. Hani Cell-O'ya karakter yazılmış gibi bir şey yok. Onu ben temsil ediyorum. Ve tam da Oktay'ın aynısı. Benim ta kendim var orada.

SOKAKTA TAKLİDİMİ YAPIYORLAR

Seni dinleyenler hangi yaş grubundan oluşuyor?

Bence 30 yaşına kadar beni dinliyorlar. Ama 'Aomm'u 7'den 77'ye herkes dinliyor. İhtiyar insanlar sokakta şarkılarımı taklit ediyorlar, bunu görmek çok güzel bir duygu. Teyzeler, amcalar, hepsi bütün şarkıları biliyorlar.

Cell-O olmasaydın Ragga Oktay nerede olurdu?

Bence yine olması gereken yerde olurdu.

Albümde kaç şarkı var?

Kasette 12, CD'de 15 şarkı. Tarz yok, her şey var. Bütün şarkılarım birer sürpriz. Sürpriz olmasa hayatta çıkarmam. 2002'de yine 'Aomm' şarkısını çıkarırdım ama 70 milyon senin şarkını dinlerken 50 bin satacak bir albüm çıkaramazsın. Bence albümün bu kadar uzun sürmesinin nedeni de buydu. İnanılmaz bir albüm hazırladım. 'Aomm', 'Pabucu Yarım' şarkıları albümde de yer alacak, çünkü zaten onlar benim albüm şarkılarımdı ama ben onları reklamlarda kullandım. Reklamlar olmasaydı da bu şarkılar albümde çıkacaktı.

Müzik yapmaya yurtdışında mı başladın?

Orada başladım ama daha sonra Türkiye'den teklif geldi.

Bundan sonrasında yurtdışı var mı?

Her zaman. Sadece Türkiye'de satmak istiyorum desem yalan olur. Yaptığım müzik zaten evrensel bir müzik. Sadece Türkiye değil dışarıda da şansı olabilir. Önce Türkiye'de albümü sunalım zaten güzel işse o kendiliğinden Avrupa'ya yansıyacaktır.

Yurtdışında albüm çıkarmak buradan daha zor, o yüzden mi önce Türkiye diyorsun?

Hayır zor değil, sadece Türkiye'deki şarkıcılar yalan söylüyor Avrupa'da albüm çıkarmak zor diye. Bizi uyutuyorlar, 'single' anlaşmamız var, ABD'de bunu yapacağız diye... Hiçbirinin de çıkardığı bir şey yok. İnsanlar yalan söylüyorlar. Çıkarıyoruz demek kolay. Çıkar da görelim bakalım. Bir Alman kanalına gidiyorlar. Albüm çıkmış gibi lanse ediyorlar, halbuki televizyon programına çıkmış.

'Türkiye'de tutturmak daha zor'

Mesela İngilizce albüm yapmak daha mı kolay?

Ben Türkiye'ye gelmeden önce İngilizce parçalar söylüyordum. Benim için 9 senedir Türkiye'deyim ve burada tutturmak daha zor. Avrupa'da tutturmak daha kolay. Benim tüm dünyada tutmam daha kolay, Türkiye'de tutmam daha zor. Çünkü Türkiye'ye daha iyi anlatmam lazım. O yüzden bu reklamlar iyi oldu. O promosyonla birlikte çoğu derdimi anlatabildim. 70 milyona... Bunu bir de kasetle yaparsam o zaman harbiden başarılı hissedeceğim kendimi.

İmajında değişiklik yapacak mısın?

Onda bir şey yok. Saçımı tarıyorum, çıkıyorum. Gözlüğüm de numaralı. Taktığım zaman, otomatikman imaj oluyor.

'RÜYAMDA BİLE BESTE YAPARIM'

Nasıl beste yapıyorsun?

Onu hiç düşünmüyorum. Geldiği zaman geliyor, gelmediği zaman da gelmiyor işte... Yok tuvalet, banyo falan, bunlar işin hikayesi. İlham her yerde geliyor. Rüyamda bile beste yapabilirim. Üzülünce ya da mutlu olunca geliyor. Bir bakıyorsun hiç gelmiyor bir bakıyorsun manyak şeyler geliyor. Değişik bir duygu bu.

İnsanlardan nasıl tepki alıyorsun?

Reklamdan dolayı inanılmaz güzel tepkiler alıyorum. Güzelden bile daha öte. Ama albüm için zayıf not alıyorum, çünkü insanlar beni Raga Oktay olarak tanımışlar ama ortada albüm göremiyorlar. Tamam reklamlarda iyi güzel ama CD'de görmedikleri zaman kızıyorlar. Yeni kuşaklar da beni sadece Cell-O olarak biliyorlar. Raga Oktay olarak bilenler de var ama daha çok Cell-O ön planda. Şimdi önemli olan albümle insanlara Cell-O'dan önce de varolduğumu göstermek.

'Avrupa'da sadece Tarkan sattı'

Mustafa Sandal mı bahsettiğin isim?

'Evet. Şimdiye kadar Avrupa'da satan tek isim Tarkan. Bir de Sertab Erener. Yoksa zor değil. Bizim Türk sanatçılar zaten İngilizce müzik yapmak için yaratılmamışlar ki. İngilizce fonetiği bile ağızlarına gitmiyor. Bir iki Türk parçasıyla başarı yakalama ayrı, Avrupa'ya albüm yapmak ayrı bir şey. Oradaki kanallara girmek ayrı bir şey. Dünyada ne satacağını bilmiyorsan, başkalarına mahkumsan, o zaman Tarkan için bile zor. Ama sen sistemin içindeysen çok kolay. Türkiye ayrı bir piyasa. Tarkan'ın şarkıları gibi parçaların sevilmesi nadir bir durum. Öyle müziklerle giremezsin. Senin tarzın, okuma şeklin hepsi bir olay. Bunlar olmadıktan sonra gerçekten zor. Ama İngilizce'den iyi sıyıran bir amatör için bile çok kolay.'

'Cell-O'dan önce de böyleydim'

Reklamlar için uyman gereken kriterler var mıydı. Yaşam tarzına bunun için dikkat ettin mi?

Benim yaşam tarzıma dikkat etmeme gerek yok ki. Bütün ağırlığını kaldıran benim. Sonuçta Cell-O'dan önce de sonra da böyleydim. Zaten her şekilde dikkat ediyorum kendime. Sade yaşamayı seviyorum. Ben gelenek ve göreneklerine bağlı yaşamayı seven bir insanım. Elimden geldiğince buna dikkat ediyorum.

Kartel'den sonra rap yapılmadı

Rap'çilere karşı bir önyargın mı var?

Rap 10 senedir var ama kimse doğru dürüst satmadı. Tek doğru dürüst satan Kartel'di. Şimdiki rap'çiler, rap'i biz getirdik diye hava atsalar bile en büyük rap furyasını getiren Kartel'di. Ne ben, ne de başkası. Kartel'di... Tek sorun devam ettirememesi oldu. Rap öyle bir tarz ki, hep kendini yenilemesi gerekiyor. Kültürümüze uzak bir tarz. Bunu Türk halkı ile harmanlamak için çok çalışmak gerekir. Bunu Kartel başarmıştı. Ama ondan sonra bir rap furyası olmadı. İnsanlar rap yapmaya çalışıyor ama halka sarılmış bir tek rapçi yok. Herkesin bildiği, şarkılarını okuduğu bir isim yok.

Nurbanu GÜNEY nurbanu.guney@aksam.com.tr


 
 

Diğer RÖPORTAJ 'lar

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir