03 Haziran 2005 Cuma       




 

Hulusi Berik


 
hulusi@torossec.com

Sardunya & Begonvil

   
 
Birkaç hafta önce Pazar günü yolumuz ailecek Urla taraflarına düştü. Çiçek seraları rengarenk çiçeklerle doluydu. Ne kadar güzel bir coğrafyada yaşadığımızı bu seralara girince daha iyi anlıyoruz. Hani şu bizim sardunya var ya. Nerede olsa tutan. Harcıalem dediğimiz türden. Ne çok tonu varmış meğerse.Yan yana gelince tam bir doğa harikası görünüm sergiliyorlar. Onları seyrederken kendimi pamuk şekerden oluşmuş bir tarlanın içinde gibi hissettim. Çocukluğumdan beri plastik deterjan kutularında paslı tenekeler de görmeye alıştığımız sardunya çiçeği çağdaş modern anlamda ele alınınca yani endüstrileşince veya pazarlanabilir bir ürün haline getirilince nede güzel oldu.

Artık bir çok evin balkonunda bahçenin dışında renk geçişleriyle bunları görmek peyzajcıların bu çiçeği evin yaşam alanlarında kullandıklarını izlemek ne hoş. Sardunyanın peyzaj mimarisinde ne kadar güzel kullanıldığını Çeşmede Altın yunus otelinin bahçesinde görebilirisiniz. Peyzaj mimarı Esra Özer 'Sakız Sardunyası' dediği türle otelin bahçesini süslemiş. Sakız sardunyasının çiçek topu normalden daha büyük ve neredeyse yaprakları örtecek kadar oluyor. Sohbetimizde Esra Hanım'ın çiçeklere olan sevgisini ses tonuna da yansıtıp işiyle uğraşırken nasılda nazik bir sesle konuştuğunu sanki çiçeklerini ürkütmek istemiyormuş gibi davrandığını da gözlemledim...

Çiçek seralarında sadece Sardunya mı gözüne takıldı diyebilirisiniz. Bence onun kadar güzel ve göz alıcı diğer bir çiçek de Begonvil. Ziraat Mühendisi arkadaşım Gökhan İnelbaş'ın güzel bahçesinde dolaşırken Begonvil'in sarıdan şeftali renklisine ve eflatuna kadar her rengini görmek mevcut. Sevgili Gökhan'ın boncuk mavisi gözleri bu renkli Begonvil'lerin içinde tam bir nazar boncuğu. Açıkçası bu bahçede ben de arı olmak istedim. Renk renk çiçeklerin üstünde dolaşıyor olup onlara konmak çok hoş olurdu. Sanırım onlar da benim düşündüğüm gibi yapıyorlar çünkü oğlumla çiçeklerin arasında dolaşırken arılar bizimle ilgilenmediler bile. Hepsini almak geldi içimden Gökhan'a çaktırmadan. Gidip evin bahçesine dikeyim akşam güneşinin batışını onları seyrederek çıkarayım. Küçük bir çocukken yazın Foça'da büyük aile evimizin bahçesinde akşam üstleri bahçeyi sulardım. Bahçede çoğunlukla sardunya vardı ama bir de kocaman eflatun begonvil. Sanırım o zamandan bilinç altıma işlemiş bu iki çiçek.

Ege'de yaşamak ne güzel... Hele böyle uzun süren bir baharda...


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir