28 Mayıs 2005 Cumartesi       




 

Atilla Aydoğdu


 
atilla.aydogdu@aksam.com.tr

'Nefes Nefese' Faithless

   
 
'Forever Faithless' başladığı andan itibaren sizi yerinizden oynatacak bir toplama albüm. Daha önce Boy George'un vokaliyle albümlerinde yer verdikleri 'Why Go?'nun Estelle vokalli versiyonu ise albümün sürprizi

Karışık albüm yapma merakı, müziği kasetten dinlemek zorunda olduğumuz günlerden miras kaldı bize. Şimdiyse hem internet, hem de artık hemen her bilgisayarda bir adet bulunan CD-recorder'lar sayesinde kendi karışık albümünü kendi kaydetmeyen bir müziksever bulmak epey zor... Ben de 'Kendi sanatını kendin yap, sonra git kendini denize at' lafını düstur edindiğim için piyasaya çıkan 'best of'ların hiçbiri beğenmem, tutar kendi 'derleme albümleri'mi kendim yaparım. Yazımızın konusu olan grubumuz Faithless için de yaptığım böyle derleme albümüm var evde. Yalnız Faithless CD'min bir özelliği var; dinlemekten en çok hoşlandığım, bir an bile beni boş bırakmayan bir toplama benimkisi. İşte bu 'tam gaz' başlayan ve nihayete erdiğinde beni 'soluksuz' bırakan derlemenin hikmetinin benden kaynaklanmadığını şu an elimde tuttuğum 'Forever Faithless' ile anlamış ve yıkılmış bulunmaktayım. Hatta bir an kendi doldurduğum CD'yi mi koydum diye kontrol ettiğimi de itiraf edeyim.

Bu 'güzellik' Faithless'tan kaynaklanıyor bittabii. Lakin bir nedeni de şu: Faithless, artık 10 yıla varan müzik mazisi boyunca albümlerinden çıkacak single'ların seçiminde her zaman tam isabet kaydetmiş bir grup. Onlar dışında her albümünde en az 2-3 'banko hit' yakalayan bir tek Depeche Mode'u sayabilirim. Bu nedenle önümde duran bu ilk 'The Greatest Hits'lerinde yer alan 15 şarkıdan hiçbiri boş değil. Grup ilk albümleri 'Reverence'i yayınladıklarında 'Yeni Massive Attack' olarak lanse edilmişti. Ancak 'as oyuncular' Sister Bliss ve Maxi Jazz ile nedense albüm kapağında geri planda bırakılan Rollo kısa bir sürede trip-hop'tan daha farklı bir kulvarda koştuklarını cümle aleme ispat ettiler. Bu arada not düşelim; ilk albümden beri ekibin içinde olmasa da her arandığında yan cepte bulunan Dido'nun vokal yaptığı 'One Step Too Far' da albümde mevcut. Dido'nun Rollo'nun kardeşi olduğunu ise bilmem söylememe gerek var mı?




NİSAN YAĞMURU MİSALİ...

Deine Lakaien'in 29 yıldır müzik yaptığını öğrenince bugüne kadar adlarını bir kere bile duyduğumu hatırlamamış olmaktan utanç duydum açıkçası. Bu 'görmedim-duymadım-dinlemedim' halimin söz konusu ikilinin Almanya orijinli olmalarından kaynaklandığını düşünüyorum. Kraftwerk ve Can'den bu yana pek fazla arpa boyu kat etmemiş 'Alman elektro sound' topluluklar arasında Deine Lakaien'in dikkatimi çekmemesinin nedenini ise ise 'April Skies' adını taşıyan albümü dinledikten sonra idrak ettim. Karizmatik olduğu ileri sürülen vokalist Alexander Veljanov ve sihirli parmaklara sahip olduğunu sandığını düşündüğümüz Ernst Horn'un yaptığı müziği tarif ederken kullanılan klasik, folk, rock, techno, endüstriyel, gotik ve ambient gibi kavramlar kafanızı bulandırmasın. Kendilerinin bir David Sylvian ve Scott Walker hayranı olmaları onları benim gözümde akladı diyebilirim. Bir de adlarını Einstürzende Neubauten grubunun bir şarkısından devşirmişler, bu da hoşuma gitti açıkçası. Ama ne bileyim gene de Alphaville'in 20 yıl önce yaptığı şarkıları Rammstein yorumlasa bugün, ortaya çıkan sonuç Deine Lakaien'inkinden daha enteresan olur gibi geldi bana.




'ŞEHİR KOVBOYU' İŞTE BÖYLE OLUR

Amerikan folk müziğinin tamamına 'Country' diyebilir miyiz? Elbette hayır, bunun bluegrass'i var, rednek'i var, alt-country'si var, var oğlu var. Kenny Rogers da Amerikan Folk Müziği yapıyor, Garth Brooks da, Sixteen Horsepower da... Benzerlikleri Berdan Mardini'yle Manga'nın benzerliği kadar desek yeridir. Keith Urban, yukarıda saydığımız isimlerden en çok Garth Brooks'un yanına yakışıyor; Şehirli, yakışıklı ve geleneklerine bağlı genç delikanlı. Urban 1999'dan beri albüm yayınlıyor ama henüz sesini kendi toprakları dışında duyurabilmiş değil. 'Days Go By' adını taşıyan bu albüm de genç şarkıcıyı Atlantik'in diğer yakasına taşımayı hedefliyor. 2002 albümü 'Golden Road' ve geçtiğimiz yıla ait 'Be Here'dan alınmış 15 şarkıdan oluşuyor 'Days Go By'. Hem Bryan Adams'tan hem de kovboy şapkalarından hoşlanıyorsanız, bir de kovboy çizmesi fetişiniz varsa biz sizi tutmayalım; Keith Urban dinleyip kendinizden geçin...




SÜRÜDEN AYRILANI 'KORO' KAPAR

'Sıradışı' diyebileceğimiz albümlerden söz edelim bu hafta da... Orfeon'un 'On'u ile A Capella'nın 'Boğaziçi' adlı albümleri DMC'den yayınlandı. Orfeon dünya ezgilerini seslendiren bir koro. 1994'te koyulmuşlar yola, ilk albümlerini bundan üç yıl önce yayınlamışlar. Elnera Kerimova şefliğinde doldurdukları yeni albümlerinde 'Burçak Tarlası', 'Üsküdar'a Gideriken've 'Nihavend Longa' gibi sevilen eserler yer alıyor. Orfeon'a 'Bizim SSCB Ordu koromuz' dersek A Capella da 'Bizim Manhattan Transfer'imiz diyebiliriz. A Capella, adından anlaşılacağı gibi sadece vokale dayalı bir müzik icra ediyor. İlk albümleri 'Boğaziçi' adını taşımasına rağmen içinde yer alan 14 bestenin hiçbiri bizden değil. 'Puttin' On The Ritz'den 'Pembe Panter Tema Müziği'ne uzanan bir yelpazede ses gösterisi yapıyor grubun prodüktörü Kerem Görsev.


 

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir