 |
|
|
|
AK Parti'nin özerk kurullar sorunu
|
|
|
Siyasetle bürokrasi arasındaki ilişki özünde bir iktidar paylaşımı sorunu olarak değerlendirilebilir. Ancak mesele çok boyutludur ve siyasetle bürokrasi ikiz kardeş gibidir. Aralarında hem bir rekabet hem de işbirliği vardır. Salı günkü yazımda AK Parti'nin bürokrasi sorununu irdelemeye çalışmış ve 'bu dönem neden yıldız bürokrat çıkmıyor?' sorusunun yanıtını aramıştım. Bugün de meselenin bir başka boyutunu, özerk kurullarla iktidar arasındaki ilişkileri analiz etmeye çalışacağım.
AK Parti'nin en büyük şanssızlığı burada da karşımıza çıkıyor: Güven sorunu...
Hükümetle özerk kurullar arasında karşılıklı derin bir güven bunalımı yaşanıyor. AK Parti, üst kurulları kendi iktidarlarını sınırlandıran birer güç odağı olarak görüyor. Hatta kimi üst kurullar 'arpalık' olarak nitelendiriliyor. Bazı AK Parti yöneticileri, üst kurulların kendileri aleyhine çalıştığına dair güçlü inançlara sahipler, hatta zaman zaman 'sabotaj' suçlamaları bile dillendiriliyor. Üst kurul yönetimleri ise hükümetin kendilerini yok etmeyi, yerlerine AK Partili isimleri yerleştirmeyi ve üst kurulların bağımsızlığını ortadan kaldırmayı istediğini düşünüyor. Üç yıla yakın zamandır yaşanan bazı olaylar bu güvensizliği maalesef derinleştirdi. Hükümetin bütün özerk kurulları tek tip elbise altına almaya çalıştığı çerçeve yasa adeta Demokles'in kılıcı gibi algılandı. Başbakan'ın bizzat takip ettiği ve çok önem verdiği Telsim'e el konulması, Aria-Aycell birleşmesi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul ihaleleri, Çukurova ve Kepez davaları gibi dosyalar hükümetle üst kurulların arasını iyice açtı. Hükümetin belli konularda, kendi atadığı BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'le de arası açıldı. 40 milyar dolarlık sektörü düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurul Başkanı Yusuf Günay ile Enerji Bakanı'nın arasının bozuk olduğunu Ankara'da herkes biliyor.
Kurul üyelerinin büyük bölümü Kemal Derviş döneminde atanan üst kurullarda son bir yılda önemli değişiklikler yaşandı. Görev süreleri dolan kurul üyeleri yerine atananlarla AK Parti çoğu kurulda etkinlik kazandı. En son salı günü BDDK'da yapılan kura çekimi sonrası Ahmet Şirin ve Nuri Doğulu'nun görev süreleri doldu. Bir süre önce Telekomünikasyon Kurulu'nda başkan değişikliği gerçekleşti. Rekabet Kurulu'nda denge yeni yapılacak atamalarla hükümet lehine düzenleniyor. Kamu İhale Kurulu'nda yakında başkanın görevden ayrılacağı konuşuluyor. Radyo Televizyon Üst Kurul üyelerinin siyasi partilerin kontenjanlarıyla yeniden belirlenmesi için gerekli yasal ve Anayasal düzenlemeler Meclis'te başladı bile.
Hükümet, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların direnci nedeniyle üst kurullara istediği tırpanı vuramadı ama zaman içersinde dengeleri kendi lehine çevirmeye başladı. Ancak hükümetin bürokrasiyle yaşadığı sorunlara yeni bir halka eklendiği de bir başka gerçek. AK Parti Hükümeti'nin büyük bir özgüvenle sadakat değil liyakat esasına göre bürokratları seçmesi ve onların yıldızlaşmasına olanak tanıması gerekiyor. Bu arada, sahi niye bakanlar arasından birisi yıldızlaşmıyor?
|
|
|
|
|
|
 |