 |
|
|
|
Ahmet Özhan'ı uyarın
|
|
|
Gazetelere yansıyan tanıtımları görünce şaşırdık. Oysa bir hafta önce Bülent Ersoy'u canlı yayına alan 'Gönül Penceresi', başladığından bu yana en yüksek izlenirliği yakalamıştı. Peki nasıl oluyor da, hemen peşinden Şükriye Tutkun'la devam edebiliyordu? Nitekim, Doktor Latif Akça da bizim gibi rahatsızlık hissetmiş olacak ki mesajını masamızda bulduk:
'Sayın Burhan Ayeri, devamlı okurunuz ve köşenizinin tiryakisiyim. TRT ekranlarında 'Yıldızların Altında' ve 'Bir Sevdadır Şarkılar' programlarında Türk Musikisi dinlerken içimiz gülüyor, ruhumuz dinleniyor. Söz yazarları ile bestekarları ile, yorumcuları ile, saz sanatkarları, Nurten Demirkol ve Yasemin Pamukçu gibi sunucularıyla bütünleşiyoruz. Amma, 'Gönül Penceresi' programında ruhumuz kararıyor, içimize hüzün çöküyor... Ahmet Özhan neyin peşinde ve ne yapmak istiyor; merak ediyoruz. Saygılar.'
Dr. Akça'nın mesajı önümüzde TRT-1'in başına geçtik. Yayın canlı değil banttandı. Son dönemin iki genç ve başarılı yorumcusu Gökhan Sezen ile Bekir Ünlüataer anons edilince, biraz rahatladık. 'Şükriye Tutkun olmasa da olur' diye düşündük. Nitekim bu kızcağızın TSM formatlı bir programda yer almaması gerektiğini 'Üç numarayı ver, beş numarayı yolla'lar arasındaki playbacklardan daha iyi anladık. Bu hataya şükrederken, saygısızlığın büyüğü Bestekar Turhan Taşan'a yapıldı. Alaturka Yarışması'nda yer alan 'Umman' adlı parçası Seda Gökkadar tarafından icra edilirken, ayakta bekletildi. Tek şarkısının peşinden, sözde yağlamalarla yollandı. Biz olsak Şükriye Tutkun'u 'Çalsın Davullar'da bırakır, Taşan'ı oturturduk.
Canan Sezgin bu kez fazla hüzünlüydü. Bazı türkülerde ağladı. Ona kağıt peçete arandı. Bu kız hala sunuculuğu öğrenemedi. Kelimeleri ağzında yuvarlamakta. Bu yüzden ne dediği anlaşılmamakta. Ayrıca, milletin cümlesinin tamamlanmasını beklemiyor. Özetlersek 'TSM'de kalıplar değişsin' diyecek kadar tıntın Şükriye'lerle bu işi götürmek mümkün mü? Dr. Latif Akça'ya hak vermemek elde değil; 'Ahmet Özhan ne yapmak istiyor?'. Acıklı olan, ona dur diyecek kimse yok...
* * *
beşN birK'da 'Değişen gece hayatımız' işlendi. Büyük Maksim'lerden, Lunapark Gazinosu'ndan, Bebek ve Taksim Belediyeler'den bugünlere geliş konuşuldu. Doğrusu, baz olarak İstanbul'u alırsak, durum iki parçalı. Topluca yenen ve tepinilen yerler var. Genelde merkez Etiler. Onun dışındaki kesim türkü barlar. Her iki tarafta da Bolu-Mengen'li aşçılar ortadan kalkmış durumda. İtalyan makarnacıları -pizzacıları üst kesimde. Diğer tarafta ise lahmacunlu, acılı kebaplı mönüler var. Gidiş burada da duvara dayandı. Göçmeyen hiçbir tarafımız kalmadı!
* * *
ÖZEL NOT: Kablolu TV'den şikayetler inanılır gibi değil. Arızalar, sokulan-çıkarılan ekranlardan, şikayet kutusuna döndük. Şimdi de 'Tanıtım Kanalı' iptal edildi. Hani, bilgi almak isteyeni de düşünen yok. Biz yazalım da, belki bir ilgilenen çıkar...
|
|
|
|
|
|
 |