 |
|
|
|
Masa diye bir adam
|
|
|
Masa Takayama adlı bir adam New York'ta lüksü yeniden tanımlıyor. Yeni denebilecek Time Warner binasının içinde açtığı Masa adlı restoran değişik kuralları ve her dem gözde olan müşterileriyle şehrin en çok konuşulan noktası. Şef Masa, adını Beverly Hills'te duyuran bir Japon aşçı. Kulaktan kulağa yayılarak büyüyen bir şöhreti var. Time Warner binası yapıldıktan sonra da şehrin bir diğer iktidar lokantası olan Per Se'nin sahibi tarafından New York'a davet ediliyor. Masa, müşterilerinin kendisini bizzat görmek isteyeceklerini bildiğinden Beverly Hills'teki restoranı kapatıyor ve New York'a taşınıyor.
26 kişi alabilen, küçücük bir yer Masa. 60 bin dolarlık sandalyelerin olduğu, telefon numarasının ilanlarda ya da kartlarda yazılmadığı bir yer. Masa, New York'taki yeni yerinin de kulaktan kulağa konuşularak yayılmasını istemiş. Bilinmeyen numaralar servisinde kayıtlı değil, rehberlerde kayıtlı değil. Ama biliniyor işte.
Restoranın ilginç tarafı mönü bulunmaması. Şef o gün aklına ne eserse onu pişiriyor ve ortaya 20 seçenekli bir fiks mönü çıkıyor. Geleneksel Japon yemekleri pişirdiğini iddia ediyor ama araya risotto falan da karışıyor; Masa, Japon kültüründe bütün bunların olduğunu iddia ediyor.
Malzemelerin yüzde 95'i Japonya'dan geliyor zaten. Balığın tadının o yüzden birçok başka yere kıyasla daha iyi olduğu buna bağlanıyor.
Tabii büyük bir bedeli de var Masa'da bulunmanın. Adam başı 350 dolardan başlıyor fiks mönüler ve 500 dolara kadar çıkıyor. İçecekler dahil değil!
Rezervasyon yaptırmak istiyorsanız sadece her ayın ilk haftası arayabiliyorsunuz Masa'yı. Telefonda kredi kartı numaranızı soruyorlar, 48 saatten daha geç iptal ettirdiyseniz de 100 dolar cezası var.
Masa'nın fiks mönüsü, New York'un en pahalısı. Bugüne kadar 100 dolar civarlarındaki fiyatlara alışmıştı New Yorklular, Masa'nın gelişiyleyse bütün standartlar yerle bir edildi.
Rezervasyon iptali cezası da New York restoranlarında yaygın bir uygulama. Aşırı talebi dengelemek için restoranlar böyle caydırıcı önlemler alıyorlar. Ancak hiçbirinin cezası Masa kadar yüksek değil.
Masa, kendisine yönelik aşırı ilgiyi daha 'ulaşılabilir' kılmak içinse Barmasa diye ikinci bir restoran açtı, hemen yanında. Burada ortalama 85 dolara çıkabiliyorsunuz, üstelik bazı Masa klasiklerini de tadarak.
Bu arada Time Warner binasından da bahsetmem gerek: CNN'in de yeni New York merkezinin bulunduğu bu binanın ilk dört katı halkın kullanımına açık. Mağazalar, kitapçılar, restoranlar var. Hiçbir şey yapmasanız bile sadece Central Park'ı izlemek isteyenler için İskandinav mobilyaları hali hazırda bekliyor. Yorgunsanız, durup öylece camdan dışarı bakıp, şehrin en güzel manzarasını en şık koltuklarda oturarak seyredebiliyorsunuz. Kimse karışmıyor, 'Ne arıyorsun' demiyor. Bir gökdelen, halkla da bütünleşebiliyor işte. Bir önemli not da şu: Giderek paranoyaklaşan New York'ta hala bina-mağaza girişlerinde güvenlik kontrolü, metal dedektörler yok.
|
|
|
|
|
|
 |