 |
|
|
|
Saklıkent ve çevre temizliğine verdiğimiz önem
|
|
|
Yazlık bölgeler ve özellikle ören yerlerinin bakımsızlığı ve pisliğini yazmak üzere bilgisayarın başına oturduğum sırada gelen bir telefon konuyu değiştirmeme neden oldu. Ancak sezon öncesi bu konuda ciddi anlamda önem taşıdığı için kısaca değinmeden geçemeyeceğim.
Eskiden sezon öncesi turistik bölgelerimizde sivil toplum örgütlerimizin ve belediyelerin öncülüğünde temizlik kampanyaları yapılırdı. Sahiller, ören yerleri, cadde ve sokaklar temizlenir, sezona daha derli toplu girmemiz sağlanırdı. Geçen hafta Çıralı'ya gittim. Her yer geçen turizm sezonundan kalan çöp atıklarıyla dolu ve adeta pislik içinde.
Aynı şekilde mavi bayrak ödüllü sahillerimizi de pislik götürüyor. Yıl başından bu yana bölgeye 1 milyon 360 bin turist gelmiş. Bölgeye gelen bu kadar turist acaba sözünü ettiğimiz yerlere gitmiyor mu? Görüyoruz ki artık 'sezon' diye bir kavram kalmadı. O halde temiz bir çevre için neyi bekliyoruz? Aslında yaz kış çevremizi temiz tutmak lazım. Ancak biz turistik temizliğe de razı olduk artık. Turizmde her konu önemli; ama çevre temizliği daha önemli diye bunları yazıyorum. Şimdi gelelim asıl konuya;
Saklıkent'te doğa katliamı
Dün bilgisayarın başına geçip çevre temizliği ile ilgili yukarıdaki yazıya başladığım sırada Saklıkent'ten bir telefon aldım. Arayan kişinin adını gizli tutuyorum. Yalnız bu Saklıkent bizim kayak merkezi Saklıkent değil. Bu Saklıkent, Kaş ilçemize bağlı Aklar Köyü'nün Saklıkent Mahallesi.
Ben bu saklanmış kentimize hiç gitmedim fakat fotoğraflarını görmüştüm. Tam bir doğa harikası. Yani saklı cennet bile diyebilirsiniz. Allah kısmet ederse en kısa zamanda gidip görmek istiyorum. Şimdi okurumun telefonda anlattıklarını paylaşmak istiyorum.
Dinleyince çok canım sıkıldı. Bakalım adı bende saklı okurum ne diyor; 'Mevlüt Bey siz doğa aşığı bir gazetecisiniz. Gelin dünyanın en güzel parkına sahip Saklıkent'in yürek sızlatan ranta yenik düşmüş halini bir görün hele. İçiniz sızlar. Burası birinci derece SİT alanı ve kültür varlıkları koruma alanı içinde olan özel bir yer. Fakat buraya sonradan ticari açıdan yerleşenler ve özellikle muhtar tarafından resmen talan ediliyor. Çarpık yapılaşma diz boyu. Çoğu mahkemelik bunların, hatta yıkım kararları var. Ama ilgililer uygulamıyor, ya da uygulamakta gecikiyor. Lütfen burayı geç olmadan bir el atın'
Öncelikle okuruma duyarlılığından ötürü teşekkür ediyorum. Doğa katillerini yerinde görmek ve teşhir etmek üzere ilk fırsatta gidip bu katliamı yerinde görmek istiyorum. Ancak şimdiden özellikle Vali Alaaddin Yüksel olmak üzere ilgilileri uyarmadan geçemeyeceğim. Çok az kalan değerlerimiz maalesef işte böyle okurumun anlattığı gibi bir bir yok ediliyor. Lütfen seyirci kalmayalım. Giden gitmiş hiç olmazsa kalanlara sahip çıkalım.
|
|
|
|
|
|
 |