 |
|
|
|
Hiç kimse görevden kaçamaz...
|
|
|
Antalya'da yaşayan herkesi, ama herkesi göreve çağırıyorum
Birileri ortaya çıkıp da ' Sen kimsin kardeşim' demeye kalkmasın.
Ben kendimi biliyorum. Kendini bilmeyenleri de kendini bilmeye davet ediyorum.
Antalya'da yaşayıp bu kentin her türlü olanağından yararlanacaksın, havasını soluyup suyunu içecek, çoluk çocuğunun rızkını temin edeceksin. Dahası bu kentin imkanlarıyla milyon dolarları kazanıp artanları ile belki de Las Vegas, Morte Carlo, Küba Havana seyahatleri yapacaksın..!
Buralarda neler yaptıklarınızı bana yazdırmayın. Çünkü hepinizin günahını çekecek halim yok. Kaldı ki kimin ne yaptığı beni hiç de ilgilendirmiyor.
Beni ilgilendiren şey Antalyaspor'un içinde bulunduğu konum. Mevcut yönetim işin altından kalkamayacağını anlayınca topu taca attı ve kongre kararı aldı.
Antalyalı olmak yetmiyor...
Madem ilk tepkide kaçacaktınız niçin ortaya çıktınız? Bu kulüp başka kentin kulüpleriyle kıyaslanamayacak kadar üst düzeyde. Adındaki Antalya kelimesi yeterde artar bile.
Sırf hava atmak için 'Ben Antalya'da yaşıyorum' diyenleri biliyorum. Öyleyse elini taşın altına koyacaksın! Hem paraları argo deyimiyle Antalya'da 'Cukka' yapacaksın. Bu kent için bir şeyler yapmaya sıra geldiğinde ise ' Valla bu yıl işler hiç de iyi gitmiyor' eyyamları yapacaksın.
Böyle düşünen ve hareket edenleri vicdanları ile yüz yüze gelmeye davet ediyorum. Bakalım başkalarına değil kendilerine hesap verebilecekler mi' Sadece bir kaç dakika aynaya bakacak veya akşam yattığında başını yastığa koyduğu zaman düşünecek. Eminim ki kendi kendilerini yargıladıklarında bile kendileri için 'Beraat kararı' veremeyeceklerdir.
Yedi kocalı Hürmüz...
Bu arada gerçekten Antalyaspor için birşeyler yapmak isteyenler nasıl harekete geçecek, kimlerle diyalog kuracak?
Bu konuda da kentte gerçekten Antalyasporlu olan aklı selim insanları bir platformda biraraya gelerek 'Asiye nasıl kurtulur' gibisinden bu kulüp için işbirliğine davet ediyorum.
Biraraya gelsinler. Sorunları, yapılması gerekenleri tartışsınlar. Yıllarca Hasan Subaşı döneminde başlatılan ve ondan sonrada artarak devam eden takımı kentten soyutlama politikasından nasıl kurtulunur. Bunun hesabını ortaya dökmek gerek. 'Yedi kocalı Hürmüz' gibi Antalyaspor Kulübü Derneği, Antalyaspor AŞ Antalyasapor Vakfı konularına açıklık getirmek, bunlar arasında konsensüs sağlamak için neler yapılır bunları tartışmak lazım.
Çok seslilik gerekli...
On yılı aşkın süredir Antalyaspor kentten koparıldı. Bu takıma gönül veren 300-500 taraftarda olmasa milyonluk kentin takımı iyice sahipsiz kalacaktı. Aslında bu cefakar ve vefakar taraftarda bu kulüpten uzaklaştırılmak için çok ayak oyunlarıyla karşılaştı ama takımlarına olan inanç ve bağlılıkları bu oyunların tutmasını engelledi.
Önümüzde Antalyaspor Kulübü'nün (Derneğin mi, şirketin mi, Vakfı'n mı) diye sorarlar adama ama şirketin olduğunu biliyoruz.) kongresi var. Başta Büyükşehir Belediye Başkanı ve Kulüp Onursal Başkanı Sayın Menderes Türel'e çağrı yapıyorum. Bu kulübe ve kente gönül verenlerle kongre öncesi toplantılar yapın. Bu kentte sivil toplum örgütleri, esnaflar, tüccarlar ve bunların odaları var. Bu insanları Antalyaspor A.Ş. ortağı olmadıkları ve oy kullanma hakları bulunmadığı için gözardı etmeyin! Bu kulüp bu kentin. Sadece ortaklarının değil. Yıllar önce başlatılmış ve bugüne kadar kulübün sırtında kambur oluşturmaktan başka bir işe yaramayan bu şirketi rehabilite edin. Bunun yoluda bu kent insanının katılımı ile mümkün olacaktır.
Tek isteğim yine aceleye ve oldu bittilere getirilerek Antalyaspor'un birkaç yılının daha heba edilmemesi.
|
|
|
|
|
|
 |