10 Mayıs 2005 Salı       




 

Deniz Akgün


 
deniz.akgun@aksam.com.tr

Geliyorum diyen facia

   
 
Ben demiştim sözünü kullanmaktan nefret etmeye başladım. Ama gelecek olan tehlikeyi bile bile bunun gerçekleşmesi de beni üzüyor.

Aylar önce köşemde dile getirmiştim.

'Tur şoförlerine aman dikkat!'diye.

Çünkü bu yolların yılmaz savaşçıları uykuya yeniliyor. Uykusuz uykusuz direksiyon sallamak zorunda kalıyorlar..

Ancak hiçbir kazada da uykusuzluk sorunu yansımıyor.

Antalya turizmin başkenti diyoruz.

Bu sene hedefimiz 7,5 milyon turist.

Turist bizim için her şey turizm ise en iyi sektörler içinde başı çekmekte. Biz ne yapıyoruz?

Koca bir hiç...

Turizmde olası olumsuzlukları bir bir temizlememiz gerekir. Antalya'ya gelen turistlerin büyük bir çoğunluğu hava yoluyla geliyor.

Burada acentalar transfer etmek için sıralanıyorlar. Otellere dağıtılıyor. Buradan ise günlük, haftalık paket turlar başlıyor.

Buraya kadar her şey güzel. Güzel olmayan şey turistin can güvenliğinin olmaması.

Tur şirketinde çalışan şoför günde 16 saat çalışıyor. Bazen 24 saat...

'Tamam sen evine git dinlebilirsin' diyorlar.

Yorgun gözleri kan çanağına dönmüş vaziyette şoför evinin yolunu tutuyor.

Hemen yatağa atıyor kendisini. İki saat geçmeden uykunun en derin halinde telefon çalıyor. Arayan turizm şirketi ve yeni bir görev emri ile şoförden tura çıkması isteniyor.

Şoför, bezgin...

Şoför bıkkın...

Şoför uykusuz...

Şoför çaresiz..

Git derse gidiyor. Gel derlerse geliyor. 'Hayır' diyemiyor. Derse işinden olacak.

Ekmek aslanın ağzında.

Ama kendinde de bu gücü hissetmiyor. Yapacak bir şey yok. Sürüne sürüne tekrar direksiyon başına geçiyor ve yola koyuluyor.

Otobüslerde şoför ve rehber var. Ancak bir yardımcısı, muavin yok.

Turistlerin valizlerini kendisi yükleyip, boşaltmak zorunda.

Yollar üstüne üstüne geliyor. Artık bitip tükenmiş durumda. Tüm refleksleri de bitmiş, tükenmiş.

Tam eve döneceğim diye düşünürken, bir telefon daha , yeni bir görev emri geliyor.

Yollarda can pazarı. Gözlerini açık tutmakta zorlanıyor.

İş bittikten sonra evine gitmek için dua ediyor.

Kazasız belasız bir gün daha geçirmek için dua ediyor Allah'a...

Yollar dar, yollar engebeli...

Gözler ağırlaşmış durumda. Gözler artık dayanmıyor.

Otobüs uçuruma doğru kayıyor.

Bağrış, çağrış..

Büyük gürültü ile otobüs uçuruma gidiyor.

Bir süre sonra inlemler, ağlamalar , kan ve göz yaşı...

Yazık bu şoföre, hem de taşıdığı insanlara, hem de milli servete...

Gelin bu olayları denetim altına alalım.

Turizme kan bulaştırmayalım.


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir