10 Mayıs 2005 Salı       




 

Diyabette yeni umutlar

   
 
Diyabet, dünyanın en yaygın kronik hastalıklarından biri. Dünyada 160 milyondan fazla diyabet hastası var. Türkiye'de 2,5 milyon klinik diyabetli, 2,5 milyon da gizli şeker hastası bulunuyor. Bilim adamları, bu hastalığa karşı yeni tedavi yöntemleri geliştirmek için çalışmalarını hızla sürdürüyor. Bu konuda yeni gelişmeleri öğrenmek için Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz ile görüştük.

Diyabet hastalığının kesin tedavisi mümkün olabilecek mi?

Bu hastalık ömür boyu sürüyor.

0-90 yaş arasında her dönemde ortaya çıkabiliyor. Şu an, diyabetin organ hasarına neden olmaması, insan ömrünü kısaltmaması, hayat kalitesini düşürmemesi için uygulanan tedavi yöntemleri var. Ama diyabeti tam olarak ortadan kaldırmak mümkün değil. Uzmanların diyabetin radikal tedavisi konusunda üç önemli güncel çalışması var; Pankreas nakli, hücre (adacık) nakli ve kök hücre. Diyabet, insülin salgılayan hücrelerin bulunmamasıyla ortaya çıkan bir hastalık. İnsülin de pankreastan salgılanan bir hormondur. Pankreas nakli 1970'li yıllardan bu yana süregelen bir yöntemdir.

İNSÜLİNSİZ HAYAT

Pankreas nakliyle ne sonuç alınıyor?

Bütün diyabetli hastalara uygulanır gibi gözükse de öyle değildir. Büyük bir cerrahi operasyon gerektirmesi, zor bir teknik olması, uygun bir donörün bulunamaması ve organizmanın bunu reddetme riski gibi nedenler pankreas naklinin uygulanmasını zorlaştırır ve çok yaygın bir tedavi yöntemi değildir. Ancak hücre nakli daha umut veren bir uygulama. Donör bulmada zorluk çekilmiyor, basit ve tekrarlanabilir bir cerrahi işlem. Bu uygulamadan sonra hasta insülinsiz bir hayat geçirebiliyor.

Nasıl bir işlem hücre nakli?

Cerrahi bir işlem değil. Anjiyo gibi bir sistemle tüpün içindeki bir milyon adacığı o bölgeye naklediyoruz. Adacıklar karaciğere ulaşıp insülin üretmeye başlıyor. Hücrelerin vücudun savunma sistemi tarafından imha edilmemesi için 'immünosupresifler' dediğimiz ilaçlar uygulamak gerekir. Bu ilaçların yan etkisi çoktur. Böbrek ve diğer organların bozulmasına yol açar. Burada ciddi etik bir sorun ortaya çıkıyor.

Hiç bir zararı olmadan insülin kullanan bir hasta, neden ömür boyu daha zararlı olan immünosupresif ilaçları kullansın?

Zaten bu teknik ülkemizde hiçbir hastaya uygulanmadı.

4 YIL SONRA

Adacık naklinde gelinen nokta nedir?

Türkiye'de İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü (Detam) bu konuda çalışmaları sürdürüyor. İyi bir immünosupresif ilaç bulunduğunda, tüm dünyada hızla ve rutin olarak uygulanacaktır. Ortalama 4 yıl sonunda bu sorun çözülür. Kök hücre yöntemi de şu anda ülkemizde uygulanmıyor. Bu yöntemde kemik iliğinden alınacak ana hücreler, birtakım işlemlerden sonra farklılştırılarak pankreas hücresi haline getiriliyor. Vücuda nakledilen bu hücreler insülin üretmeye başlıyor.

Diyabet önlenebilir mi?

Evet çünkü diyabet ortaya çıkmadan 15 yıl önce kişilerde 'gizli şeker' dönemi vardır. Şişmanlık, hareketsiz yaşam, bol yağlı diyet, fast-food gibi çevresel faktörler diyabetin oluşmasında en önemli risk faktörleridir. Bu risk faktörleri göz önüne alınıp tedbirli davranılırsa, diyabet önlenebilir.

Gülay Üserbay-gulay.userbay@skyturk.tv


 
 

Diğer SAĞLIK haberleri

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir