 |
|
|
Engin Ardıç
|
|
|
'Enayiler günü' istiyorum!
|
|
|
Göreve daha yeni gelen Turizm Bakanı'na 'geçen yılın en başarılı bakanı' ödülünü vermişler.
Verirler. Bu ülke, Zeki Müren'e 'yılın erkek sanatçısı', Bülent Ersoy'a da 'yılın kadın sanatçısı' ödülünü vermişlerin yaşadığı bir ülkedir.
Dün öğrendim, meğerse bir zamanlar Aziz Nesin'e 'en iyi araştırmacı', Bekir Coşkun'a 'en iyi romancı' ödülünü de vermişler...
Verirler. Bekar ve çocuksuz Pınar Altuğ'a da 'yılın annesi' ödülünü vermemişler miydi?
Bu kez yılın annesi ödülüne gerçek bir anne layık görüldü, Sayın Emine Erdoğan. Başbakanın eşi. 'Second lady'...
Fakat Sayın Emine Erdoğan'ın bu ödülü almak için geçen yıl ne gibi bir analık yaptığını bilemiyoruz... Çocukları için özel bir özveriye mi katlanmış, ne yapmış anlayamadık. Bu yıl ne yaptığını biliyoruz: Kızının sevmediği ve bakamadığı yavru kediyi, eşi aracılığıyla, 'eşi nezdinde fevkalade iltifata mazhar' olan bir gazetecinin kızına gönderdi!
Aslında, yağ çekmek için Emine Hanım'a daha çocuğunu doğurduğu anda analık ödülünü vereceksin ama, daha o tarihte kocasının günün birinde başbakan olacağını nasıl ve nereden bileceksin, değil mi efendim? Yağcılık böyle nankör bir iş.
Sayın Emine Erdoğan ödülü 'ülkenin tüm anneleri adına' almış ve 'hayatının en anlamlı armağanı saydığını' belirtmiş.
Benim anneme bir şey sormadı alırken, sorsa haberim olurdu, 'tüm anneleri' ne karıştırıyor?
Fakat gene de kendisini yürekten kutluyor ve bu vesileyle bugün bütün evlad-ı vatanı alışverişe bekliyoruz... Çünkü bugün anneler günüdür ve öyle 'bir çiçek bile yeter' gibi palavralara kulak asmayınız, ciddi para harcamanız beklenmektedir.
Öyle olmasa bazı gazetelerimiz yüz sayfa çıkmazlardı.
Hep biliriz: Bu tür özel günler, satışları pompalamak için icat edilmiş enayi tuzaklarıdır.
Ve öyle bir hava yaratılmış, insanlar öyle bir manevi baskı altına alınmışlardır ki, bir şey almazsanız, sevgililer gününde sevgiliniz, analar gününde ananız, babalar gününde babanız çok bozulur.
Daha da hızınızı alamazsanız, Noel günü Müslüman yakınınıza 'İsa'nın doğumunu kutlamak için' bir şey alırsınız, o da şaşar bu işe.
Ne yani, cadılar gününde de balkabağı almıyor musunuz?
Tabii analar gününde ananıza, gazetelerin sizler için açtığı özel abuklama sayfalarından 'seni çok seviyorum küçük kokarca, imza ayıcığın' gibi mesajlar da gönderemezsiniz, kadıncağız bunu okumaz da anlamaz da. Çaresiz alışveriş edeceksiniz.
Bırakın canım, bunun ekonomiye faydası olduğunu, üretimi ve tüketimi canlandırdığını, esnafın yüzünü güldürdüğünü falan, eşek değilim, ben de biliyorum.
Gene de insanların 'salağa çevirilmelerine' karşı çıkıyorum, hepsi bu.
Üstelik kapitalizmin insanları 'birer salak tüketiciye çevirmeden' gelişemeyeceğini, varolamayacağını da biliyorum.
Gene de bir kılçık atayım, aykırılık edeyim dedim... Neden mi? Babıali ve bazı okurlar beni 'bir tür deli' olarak görmekten hoşlanıyorlar ya, o bakımdan. Kendilerini hayal kırıklığına uğratmayalım.
Siz beni boşverin. Doğru alışveriş merkezine.
Yani 'dünya kadınlar gününde' de birisi bana bir kadın getirse fena olmaz ha... Hem ben sevinirim, hem kadıncağız sevinir. Maksat 'sinerji' yaratalım...
|
|
|
|
|
|
 |