Yaşadığınız, her gün defalarca adlarını duyduğumuz ve gittiğimiz ilçelerin eskiden hangi adla anıldıklarını ya da şimdiki adlarının nereden geldiğini hiç düşündünüz mü? Örneğin Ümraniye'nin adının 'Yalnız Selvi', Bayrampaşa'nın eskiden sağmal ineklerinden dolayı 'Sağmalcılar' olduğunu, kolera salgını yüzünden adının değiştiğini duymuş muydunuz? Sarıyer'in adının sarı uçurumlardan dolayı Sarıyar olduğunu ya da Şişli'nin şiş yapımıyla ünlü bir ailenin yaşadığı konaktan ismini aldığını biliyor muydunuz? Üsküdar'ın önceleri Hrisopolis yani Altın Şehir olarak anıldığı düşünüldüğünde, 'Katibim' şarkısı da 'Altın Şehir'e gideriken aldı da bir yağmur' olarak söylenirdi herhalde. İşte İstanbul ilçelerinin adlarının ilginç tarihi:
AVCILAR
Cumhuriyet sonrası devirde, 1924 yılında Ambarlı köyünün Rum nüfusu 40-50 hane olarak Türkler ile değiştirildi. Rumlardan boşalan yerlere askeri ambarların yerleştirilmesi nedeniyle bu yere Ambarlı denildi. Buraya Türkler'in yerleşmesiyle tarımcılık daha önem kazandı. Avcılar'ın merkezine Bulgaristan'dan getirilen Türkler yerleştirildi. Daha sonra burada bulunan küçük çiftliklerin köy halini alıp yerleşim alanların çoğalmasıyla buraya Avcılar dendi.
BAHÇELİEVLER
1930'larda, Fikret Yüzatlı, yüzölçümü 500 dönüm olan İncirli Çiftliği'nin sahibiydi. O dönemde Fikret Yüzatlı'nın bir arkadaşı olan Ali Galip Ersel ismindeki emlakçının bu çiftliği satılığa çıkarmasıyla birlikte Bahçelievler'in kuruluş hikayesi başlar. Ali Galip Ersel, ağabeyi vasıtasıyla Fikret Yüzatlı'yı bulur ve Fikret Bey'e bu yeri satın almak istediğini söyler. Fakat bu kadar büyük bir araziyi almaya gücünün yetmeyeceği için de Fikret Yüzatlı ile birlikte ortak olarak bu araziyi alır. Böylece haritadaki alanda Bahçelievler'in ilk temelleri atılır. Buna İncirli Çiftliği adını verirler. Çağdaş bir ilçe düşüncesindeki Fikret Yüzatlı bu amaçla Ankara'daki Bahçelievler'i örnek alır.
BAĞCILAR
İlçe, Osmanlı döneminde Rum ahalinin yaşadığı Mahmutbey Nahiyesi'nin köylerinden biridir. İstanbul Belediyesi İstatistik Müdürlüğü'nce 'İstanbul Şehri İstatistik Yıllığı 1930-31' adlı eserde bu köylerden altı tanesinin isimleri şunlardır: Avaz Köyü, Ayapa Köyü, Ayayorgi Köyü, Çıfıtburgaz Köyü, Vidoz Köyü ve Yeni Bosna Köyü. Zamanla bu köylerden biri olan Çıfıtburgaz'ın adı Bağcılar olarak değiştirilir.
BAKIRKÖY
Bizans İmparatorluğu sırasında Hepdoman olarak anılan bölge İstanbul'un kaderini paylaştı. Hepdoman adı haricinde Jeptimum adıyla da anılan Bakırköy, Bizans'ın son dönemlerinde Makrohori (Uzunköy) olarak adlandırıldı. Osmanlılar'ın eline geçmesiyle de adı Makriköy'e dönüştü. 1925'te ulusal sınırlar içindeki yabancı kaynaklı adların değiştirilmesi sırasında adı Bakırköy olarak belirlendi.
BAYRAMPAŞA
İlçeye 1927'de Bulgaristan'dan gelen göçmenler sağmal inekler yetiştirmek için çiftlikler kurduğundan dolayı bölge Sağmalcılar olarak anıldı. 1954'te köy statüsüne getirilen Sağmalcılar, Rami Bucağı sınırları içindeydi ve Maltepe Askeri Kışlası nedeniyle Kışla Arkası olarak da anılıyordu. Başka göçlerin de olması nüfusun artmasına neden oldu. Mimar Sinan tarafından İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla döşenen ve halen faal durumda bulunan su kanallarına inşa edilen binaların atık su ve tuvalet tesisatlarının yanlış bağlanması ve bu su kanallarına bağlı çeşme sularının bölge halkı tarafından kullanılması sonucunda semtte kolera salgını çıktı. Salgın çok kişinin hayatına mal oldu. Sağmalcılar adının zihinlere kolera sözcüğüyle birlikte yerleştiği düşünüldü ve lV. Murad'ın sadrazamlarından Bayram Paşa'nın burada bir çiftlik sahibi olmasından esinlenilerek Sağmalcılar adı Bayrampaşa olarak değiştirildi.
KADIKÖY
Günümüzde Tunus sınırları içinde bulunan Sur şehrinden gelen Fenikeliler (Tyrienler) bir şehir kurmuş, buraya 'Yenişehir' anlamına gelen Chalkedon demişlerdir. Daha sonraki yıllarda İstanbul Türkler tarafından zaptedilmiş ve Kadıköy, Fatih'in ilk kadısı olan Hıdır Bey'e makam ödeneği karşılığı verilmiştir. Eski adı Kadıköy olarak söylenip, günümüze kadar gelmiştir.
SARIYER
İlçenin ismi sırasıyla Simas'tan Skletrinas'a, daha sonra Mezarburnu, Altın Yar, Sarı Lira Yer ve Sarıyar'a, son olarak da Sarıyer'e dönüştü. Altın ve bakır çıkarılan maden mahallesi ile şifa suyu arasındaki yarların (uçurum) sarı renkte olması nedeniyle buraya Sarıyar dendi. Daha sonra söyleşi değişerek Sarıyer'e dönüştü.
ŞİŞLİ
Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler diye anılan bir ailenin burada konağı olduğu ve 'Şişçiler Konağı'nın zamanla 'Şişliler Konağı' haline gelmesiyle semtin adının Şişli kaldığı rivayet edilmektedir.
ÜMRANİYE
İlçenin ilk adının 'Yalnız Selvi' olduğu söyleniyor. Yalnız Selvi denmesinin sebebi, birkaç mezar ve birkaç selvi ağacının bulunmasıydı. Balkan Savaşları'ndan sonra, Yugoslavya ve Bulgaristan'dan gelen göçmenlerden dolayı bir süre de 'Muhacir Köy' olarak anıldı.
ÜSKÜDAR
İlçeye önceleri Hrisopolis (Altın Şehir) dendi. Yörenin bu adla anılması çeşitli biçimlerde yorumlanıyor. Pers işgali sırasında Anadolu Yarımadası'ndaki kavimlerden ve halktan vergi olarak toplanan altınlar buradaki hazinelerde saklandığı için yöreye bu adın yakıştırıldığı söylenir. Hrisopolis adının Skutarion'a nasıl dönüştüğü konusunda da çeşitli varsayımlar mevcut. Bir tahmine göre bu sözcük, Grekçe ham ya da tabaklanmış deri anlamına gelen 'skitos'tan türemiştir, çünkü Antikçağ'da kalkanların üzerine tabaklı deri kaplanıyor ve imparatorların kalkanlı muhafızları da Üsküdar'da bulunuyordu. Üsküdar adıysa, kimi kaynaklara göre Farsça 'ulak' anlamına gelen 'eskudari' kelimesinden gelmiştir.