 |
|
|
|
Aylin Aslım yakacak
|
|
|
Aylin Aslım beş yıl aradan sonra ikinci albümünü yayınladı. Üstelik bu sefer yanında tayfası da var. Ama en büyük değişiklik; Aylin Aslım'la artık dans edemeyeceksiniz
Bundan çok değil, iki ay önce olsaydı Ayli n Aslım'ın bu sayfalarda yer alma ihtimali yüzde sıfırdı. Meraklıları bilir, basında bazı kişiler arasında husumet söz konusudur. Aylin Aslım da maalesef bu tavrın kurbanlarından biri olmuştur benim sayfam söz konusu olduğunda. Bundan beş ay kadar önce Dalga Boyu sayfalarında seçtiğim 'Türk Pop'unda En İyi 10 Başlangıç Albümü' arasında onun ilk albümü yer alacakken, ne yazık ki bugün sansürden yakınan bazı arkadaşlar benim köşemi sansürleyerek bu albümü listeden çıkarmıştı. Neden? 'Kifayetsizler arası iktidar mücadelesi' olsa gerek. Sonuçta gidenler gidiyor, kalanlar hayata devam ediyor. Hele benim gibi Aylin Aslım sevenler için hayat bir nebze daha güzel sürüyor.
Aylin Aslım'ın ikinci albümünün adı 'Gulyabani'. İlk albümü 'Gel git'i bilenlerin bu albümü dinlediklerinde şaşıracağı muhakkak. Aradan geçen beş yıl içinde Aslım dans ritimlerine veda etmiş, almış arkasına bası, davulu ve gitarı cayır cayır rock yapmış. Albümün kapak tasarımından başlayalım. 24 sayfalık kitapçığın her sayfası bir başka güzel. Benim ileri sürdüğüm bir sav var albümler hakkında: Kapağın neyse o'sun... Nasıl kötü bir senaryodan iyi bir film elde etmek imkansızdır, kötü bir kapakla da yaptığınız albüm hiçbir zaman dört dörtlük olmaz. Ama Gulyabani'de yer alan (biri intro) 12 şarkının hepsi birbirinden güzel mi diye sorarsanız; Hayır, özellikle albümün ikinci yarısında çeşitli boşluklar söz konusu ve takılıp kalmamak için özel bir çaba sarf etmeniz gerekebilir. Örneğin 'Güldünya' şarkısında yer alan 'Canım abim vurma beni bu dünyadan alma beni dökülür mü kardeş kanı' diye devam eden dizeler bana biraz 'fazlasıyla dışarıdan' tutulmuş notlar gibi geldi. Bu dışarıdan gözlemelerin bu alandaki ilk örneği Özlem Tekin'in 'Yar bana varmadı' şarkısıydı hatırlarsanız. Sanatçıların 'dışarıdan içeriye' taşımaya çalıştıkları durumlar bence onların 'içlerinden dışarıya' yansıttıkları duygular kadar sahici olmuyor. Bir de 'Hadi Buyur' şarkısı benim hoşuma gitmedi her nedense. Ama albümde geri kalan şarkılar bu ufak tefek pürüzleri silip süpürecek kadar iyi olmuş.
ABİN GELEMİYORSA SEN GİT ANKARA'YA
Grup Gündoğarken'in kendi içlerinden bakıldığında 'kardeş olan' amcaları tarafından bakıldığındaysa 'yeğen sayılan' iki ismi Burhan ve Gökhan Şeşen. Onların en sevdiğim şarkıları 'Ankara'dan abim gelmiş' her ne kadar İlhan Şeşen'in, aynı zamanda Gökhan-Burhan kardeşlerin babası olan abisi için yazdığı bir şarkı olsa da benim hayalimde o şarkı hep Gökhan-Burhan kardeşlerle özdeştir. Burhan Şeşen'in ikinci solo albümü 'Bir-İki-Üç Tıp'ı dinleyince gene bu şarkı geldi aklıma ve yazdığım yazının başlığı bu şarkıya gönderme olsun istedim.
Önce kötü haberler: Bu kapakla, değil Burhan Şeşen bu işin feriştahı gelse albüm satamaz. Herşeyden önce albümün içindekini yansıtmıyor bu 'lollipop' kapak. Bilgisayarda çok iyi gelen renkler basıldığında aynı sonucu vermez. Bu albümün kapağı da dizaynından renk seçimine kadar albümün 'aleyhine delil' vazifesi görüyor.
Sonra kaybolan eşeği bulma havadisleri Burhan Şeşen, düzenlemelerini Gürol Ağırbaş'ın üstlendiği albümünde sessiz fakat sedalı, taşmayan fakat kabaran ve her şeyden önce 'kendine karşı dürüst' bir müzik yapıyor. Albümde iki şarkı 'abi' Gökhan Şeşen'e ait. Geri kalanlar kendisinin. Albümün sonunda albüme adını veren 'Bir İki Üç Tıp...'ın bir de remiksi mevcut. Ama ille de bir sonuç isterseniz: Amcayla yeğenlerin yaptığı albümlerin toplamı ne yazık ki bir Grup Gündoğarken albümü olmaya henüz yetmiyor.
ÜSTÜME ÜSTÜME GELME YAR...
Ya müzik dünyasının zinciri koptu ya da ben kafayı yemek üzereyim bugünlerde. Şarkıların içinde geçen 'Yar' kelimesinin tıpkı günlük hayatta olduğu gibi yok olması gerektiğini düşünür, bunun için uğraş verirken, bırakın şarkının içinde geçmeyi ya da şarkıların adında yer almasını, son günlerde elimi hangi albüme atsam 'Yar' ibaresine rastlıyorum. Nedir müzik piyasasını bir virüs gibi saran 'yar' hastalığının sebeb-i hikmeti? Yar kelimesinin 'yarim'den, 'yarim' kelimesinin ise 'yarım'dan geldiğini düşünüyorum. Yani 'diğer yarım' demenin bir başka şekli olabilir 'Yar' kelimesi. Ama şarkılarda bunun için kullanılmıyor bu eksik kalmış kelime. 'Yar' kelimesini aldınız mı elinize, uyağını tutturamayacağınız dize olamaz bu alemde. Hadi 'ar'la biten bir şey kalmadı dağarcığınızda, o zaman hemen onu 'Yarim' yapıverirsiniz alın size yeni bir kurtuluş kapısı. Hadi bunlarla şarkıları kurtardınız diyelim (ki bazen kurtulmak ölmekten beterdir) albümünüzün ismine koyduğunuz 'Yar' kelimesi size ne kazandıracak. Albümünüzün adını 'Yar' koydunuz diye artık evinizde sevgilinize, eşinize 'Yar' diye mi hitap edeceksiniz yoksa? Dedim ya ben yedim kafayı şu 'Yar... yar... yar...'larla, ya da şu müzik piyasasının başına ne gelecekse 'Yar...'dan gelecek. Ya da bu işin sonu nereye varacak diye diye ben öleceğim meraktan...
TİKTAK...TİKTAK...OLUR MU HİÇ DOKUNMAMAK?
Rock gruplarının önü açıldı ya, artık her gün bir yenisi çıkıyor karşımıza. Ama bundan sonrası onlar için daha zor. Bu kadar çok grubun arasından sıyrılıp öne çıkmaları gerekiyor her birinin. Yoksa onların da her gün mantar gibi yerden biten popçularla aynı akıbeti paylaşmaları kaçınılmaz. Gelelim bu haftaki grubumuz tikTak'a. Grup 1997 yılında kurulmuş olmasına rağmen 'Şimdiyi Şimdi Geçiyor' adını verdikleri ilk albümlerini daha yeni yayınlayabiliyor. Bu albümde de yer alan 'Transfer' adlı parçaları 2001 yılında çıkan bir rock toplamasında yer almış sadece. Grubun kurucusu Erkin Peprek gitarda ve vokalde yer alıyor. Diğer elemanlar ise gitar ve midi klavyede Deniz Ilgar, bas gitarda Erman Seven ve davulda Evren Arasıl. Grubun sound'u çok 'yenilikçi' değil, oldukça tanıdık geliyor ilk kez dinlediğinizde bile. Bu 'tanıdıklık' gruba alışmak, sevmek için bir artı puan sayılır ama. Benim en çok, Erkin Peprek'in yaptığı ilk ve bu nedenle de grubun adı olan 'Tiktak' ile reggae ritimli 'Bazen'i sevdim. Nasıl derler 'Önleri açık, biz onları tutmayalım' ama onlar da önlerine baka baka yürüsünler ki düşmesinler boşluklara...
ÜZÜMÜ YE BAĞINI SORMA YA DA DANSINI ET DANS ETTİRENİ YORMA
2000'lerin dans müziğine yön veren isimlerin başında Daft Punk ve ilk albümleri 'Homework' geliyor. Fransız orijinli grup yüzlerini göstermekten pek hoşlanmayan iki ahbap çavuştan oluşuyor. Birazcık 'bizim kim olduğumuza değil de yaptığımız işe bakın' havasındalar. Ama onlar için işler 'Homework' sonrası pek düzgün gidiyor sayılmaz. Bu güzergah değişikliğinin en önemli nedeni ilk çalışmaları neticesinde müzikseverlerde oluşan 'yüksek düzeyde beklenti' diyebiliriz. İnsanlar onlardan 'Da Funk' ve 'Around The World'den aşağı kalır şeyler duymak istemiyor. Onlarsa yeni albümleri 'Human After All'da ellerinden geleni yapıyor olsa da galiba artık 2010'ların müziğine yön verecek yeni öncüler alacak yerlerini...
Bu yeni öncü adaylarından biri Fischerspooner. Bu grubun son albümü 'Odyssey' hakkında bu ayki Roll'da yayınlanan Gökhan Pamuk imzalı yazıya bağlanalım isterseniz. Gökhan Pamuk ülkemizin en yetkin Fischerspooner uzmanlarından biri sayılır ne de olsa: 'Fischerspooner'ı iki 10 yıllık takvimi geriye sarmadan bugüne bağlamak mümkün değil. Ama cazip tarafı, 'Odyssey'de yaptıkları hiç öyle yirmi yıl öncesinde kalmışa benzemiyor. Yenilenmiş, ama dokusuna zarar verilmemiş futuristik binalar gibi. Böyle devam ederlerse, bildiğimiz bütün güzel elektro-popçu ikililerin yanında Fischerspooner'ın da daimi yeri hazır'. Albümün prodüksiyon masasında (Madonna'nın 'Music' albümünden) Mirwais ve (4 Non Blondes'tan) Linda Perry yer alıyor. Ayrıca ünlü Amerikalı yazar Susan Sontag ve Talking Heads'ten hatırlayacağımız David Byrne de 'söz'leriyle albüme katkıda bulunan isimler.
EN ÇOK SATAN YERLİ ALBÜMLER
1. Yalın - Bir Bakmışsın
2. İlhan Şeşen - Aşk Yalan
3. Sezen Aksu - Bahane
4. Zerrin Özer - Ve Böyle Bir Şey
5. Ayten Alpman - Ayten Alpman
6. Haluk Levent - Annemin Türküleri
7. Aylin Aslım - Gülyabani
8. Ata Demirer - Makara
9. Kayahan - Kelebeğin Şansı
10. Baha - Aşk Rüzgarı
EN ÇOK SATAN YABANCI ALBÜMLER
1. Various Artists - Power Hits 15
2. Blue - Best Of
3. Ray Charles - Genius Loves Company
4. Soundtrack - Ray
5. Soundtrack - Kill Bill Vol.1
6. Pink Martini - Hang On Little Tomato
7. Jennifer Lopez - Rebirth
8. Green Day - American Idiot
9. Moby - Hotel
10. Maroon 5 - Songs About Jane
|
|
|
|
|
|
 |