CİNAYETLE ORTAYA ÇIKAN DRAM
Tecrübeli dedektifleri katile, bazen küçük bir ipucu bazen de suçlunun bir yanlışı götürüyor. Jandarma, Ordu'da 2002 yılında sakat kalmasından babasını sorumlu tutan bir genci, babasını öldürmeden önce silahıyla çektirdiği fotoğraf sayesinde yakaladı. Bu olay, bir aile dramını da ortaya çıkardı Baba katilini silahla verdiği poz yakalattı Yer: Ordu Tarih: 9 Eylül 2002 Ölen: Mehmet Yılmaz Öldüren: Servet Yılmaz
Servet Yılmaz, henüz çocukken evi terk eden babasını uzun yıllar görmemişti. İstanbul'a iş umuduyla giden ve bir daha annesi ile üç kardeşini sormayan babasına hep özlem duydu. 10 yaşında iken geçirdiği trafik kazası sonrası ölümden dönen Servet'in tekrar eski sağlıklı günlerine dönebilmesi için bir dizi ameliyat olması gerekiyordu. Ancak annesinin bunu karşılayacak maddi gücü yoktu. Uzun süre hastanede kalan minik Servet sakat kalmak istemediği için sürekli annesine babasını aramasını söylüyordu. Aylarca süren araştırma sonucu babasının bir arkadaşının telefonunu edinebilen Servet, bu kişiyi arayarak durumu babasına iletmesini söyledi. Ancak defalarca yaptığı telefon görüşmelerinden bir sonuç çıkmadı. Babası ortada yoktu. Minik Servet ameliyat olamadı ve bir kolu ile bacağından sakat kaldı. Artık eskisi top oynayamayacaktı. Tüm bunların sorumlusu kendilerini terk eden babasıydı. Sonradan öğrendiler baba Mehmet Yılmaz'ın İstanbul'da ikinci bir evlilik yaptığını. Kinle büyüdü
Servet içindeki kini 10 yıl boyunca kendisi ile birlikte büyüttü. Artık 20 yaşına gelmişti. Ancak sakatlığından dolayı arkadaşları gibi askere gitme şansı da yoktu. Bir gün babasının ikinci eşinden de boşanmak üzere olduğunu ve köye geleceği haberini aldı. Beklediği büyük gün gelmişti, artık hesap sorma zamanıydı. Önce arkadaşlarının yardımıyla bir silah temin etti. Servet önce ilçedeki fotoğrafçıya gitti. Stüdyoda silahını beline koyarak, fotoğraf çektirdi. Fotoğrafta silahıyla birlikte sakatlığının da görülmesini istiyordu. Babasına saygı duymadığını göstermek için sigara da koymuştu ağzına.
Sonra fotoğrafı aldı ve köye doğru yola çıktı. Yol boyunca babasının tepkisini ve açıklamalarını merak etti hep. Servet babasının köydeki evine giderek kapıyı çaldı. Kapıyı açan Mehmet Yılmaz önce tanıyamadı kendi oğlunu. 'Ben Servet' dedi kızgın ses tonuyla 'Oğlun Servet'. Fotoğrafı çıkardı ve babasına gösterdi. Mehmet Yılmaz şoktaydı. Servet'in içindeki ses bu işi bir an önce bitirmesi gerektiğini söylüyordu, öyle de yaptı. Tetiği çekerek üç el ateş etti. Sonra kanlar içerisinde yatan babasını öylece bırakarak kaçtı...
Silah sesleri üzerine Mehmet Yılmaz'ın evine gelen köy halkı Yılmaz'ın cesedi ile karşılaştılar. Olay yerine gelen jandarma ekipleri çevrede araştırma başlattı. Servet Yılmaz köye gelmişti ancak gidişini gören yoktu. Jandarma Servet Yılmaz'ın annesi ve kardeşleri ile birlikte kaldığı eve gitti. Evde önce anne ve çocuklarla konuşan jandarma masanın üzerinde duran Servet'in çektirdiği fotoğrafı gördü. Fotoğrafçıya giden jandarma, fotoğrafın dört gün önce çekildiğini öğrenince Servet Yılmaz'ı aramaya başladı. Jandarma Yılmaz'ı bir gün sonra saklandığı arkadaşının evinde buldu. Sorgusunda suçunu itiraf eden Servet Yılmaz, 'Fotoğrafı ona göstermek için çektirdim. Görmeliydi, bırakıp terk ettiği ve ilgilenmediği için sakat kalan oğlunun halini. Silahı da bilerek belime koydum. Gördüğünde sonunun geldiğini görecekti' dedi. İŞLEDİĞİ CİNAYETİ KİMLİK KONTROLÜNDE ANLATTI Yer: İzmir-Balçova Tarih: Mart 2002 Ölen: Muhsin Keskin Öldüren: Cihan Foto
Muhsin Keskin ve Cihan Foto aylardır aynı barakada yaşıyorlardı. Muhsin arkadaşlarıyla her hafta barakada toplanıp içki içip eğleniyordu. Cihan ise bundan rahatsızdı. Cihan, polislerin barakaya gelmesini istemiyordu. Yine bir hafta sonu eve geldiğinde Muhsin ve arkadaşları eğleniyordu. Cihan sessizce bir kenara oturdu. Gecenin ilerleyen saatlerinde Muhsin'in arkadaşları evlerine gitmek için kalktığında Cihan yatağından doğruldu. Muhsin'in üzerine giderek 'Sana kaç kere söyleyeceğim. Ben böyle şeylere karşıyım. Ya polis gelseydi. Burası mezarlık. Burada böyle şeyler yapamazsın. İstemiyorum' diye bağırdı. Muhsin kendisine bağırılmasından rahatsız olduğu için 'Beğenmiyorsan gidersin, seni burada zorla tutmuyorum ya. Hem yanıma aldım hem de tavır çekiyorum' dedi. Duvara dayalı küreğe sarılan Cihan bir anda Muhsin'in kafasına vurdu. Muhsin bağırarak yere düştü. Bayıldığını düşünen Cihan dışarı çıkarak bir sigara içti. İçeri girdiğinde ayağıyla Muhsin'e dokundu ve 'Kalk yerden' diye bağırdı. Ancak Muhsin'de ses yoktu. Eğilip baktığında, Muhsin'in kanlar içindeki yüzünü gördü. İnanamıyordu, Muhsin'i öldürmüştü. Ne yapacağını düşünürken kafasını kaldırdı. Karşısında sıralı mezar taşlarını görünce gömmek geldi aklına. Muhsin'i battaniyeye saran Cihan etrafı kontrol ederek barakadan çıktı. Muhsin'i mezarlığın içine gömerse anlaşılırdı. Mezarlığın yanındaki ağaçlık yere taşıdı cesedi. Kazdığı çukura Muhsin'i güzelce yerleştirdikten sonra kanlı battaniyeyi de atarak toprağı kapattı.
Barakayı da yıkadı. Hiçbir delil bırakmamıştı. Aradan 5 ay geçmişti henüz kimsenin cinayet işlediğinden haberi yoktu. Bu süre içinde Muhsin'in ortadan kaybolmasına akıl sır erdiremeyen arkadaşlarıyla bir gece eğlenmeye çıktı.
Ata Caddesi'nde bir anda kimlik kontrolü yapan polisle yüz yüze geldi. Ne yapacağını bilemeden etrafa bakmaya, kaçacak yer aramaya başladı. Şüpheli hareketlerini gören polisler Cihan'ın kimliğini istedi. İtiraf etti
Balçova Merkez Karakolu'na götürülen 23 yaşındaki Cihan Foto'nun 'küçük yaşta kız kaçırmak ve ırza geçmek' suçundan arandığı ayrıca asker kaçağı olduğu tespit edildi. İfadesi alınmak üzere odaya çağrılan Cihan, 5 ay önce işlediği cinayeti sorulmadan soğukkanlılıkla anlattı. Anlatılanlar karşısında duyduklarına inanamayan Emniyet yetkilileri, Cihan'ın gösterdiği yerde Muhsin Keskin'in cesedini buldu. Ceset otopsi için Adli Kurumu'na gönderildi. Cihan Foto tutuklanarak cezaevine gönderildi. CANİ KARI KOCAYI BANTTAKİ İZ ELE VERDİ Yer: Bursa Osmangazi Tarih: Ekim1998 Ölen: Ahmet Aksoy Öldürenler: Hüsamettin ve Serpil K.
Serpil K. ve kısa bir süre önce cezaevinden çıkan eşi Hüsamettin K. Bursa Osmangazi'de bir ev kiralamaya karar verdiler. Üst kat komşuları, kiraladıkları evin sahibi Ahmet Aksoy'du. 9 çocuk babası Aksoy yalnız yaşıyordu. Ahmet Aksoy'un çocuklarından birisi de İstanbul'da testereli katil olarak anılan ve 5 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Orhan Aksoy'du. Evi tutan çift, yaşlı adamın evindeki beyaz eşyaları görünce zengin olduğunu düşündüler. Evdeki beyaz eşyaları ve parasını almak için sinsi bir plan hazırladılar. Çift önce yaşlı adamı yemeğe çağırdı. Ahmet Aksoy'un yemeğine uyku ilacı katan Serpil K. adamın sızmadığını görünce bir kahve hazırladı. Kahveye de bol miktarda uyku ilacı koymuştu. Ancak saatler geçmesine karşın yaşlı adam hala sızmamıştı. Bu duruma sinirlenen Hüsamettin K. birden yaşlı adamın üstüne atladı. Bir gün önce aldığı koli bandı ile adamın kafasına sardığı havluyu bantlamaya başladı. Ahmet Aksoy kısa bir süre direnebildi. Cani karı koca, birlikte yaşlı adamın her tarafını bantlamaya başladı. Ahmet Aksoy'un ölüme direndiğini fark ettiler. Yaşlı adam hala nefes alıp veriyordu. İkinci kez yaşlı adamı bantlamaya başlayan çift, kurbanlarının hala nefes almaya devam etmesi üzerine Aksoy'u aynı apartmanın bodrumunda ölüme terk ettiler. Aksoy'un cesedi bir gün sonra ziyarete gelen yakınları tarafından bulundu. Katil hala aramızda
Bursa Jandarma ekipleri, neredeyse her santimetrekaresi bantla sarılmış Aksoy'un cesedi üzerinde titiz bir inceleme başlattı. Jandarma bu titiz araştırması sırasında bantların üzerinde bir parmak izine rastladı. Jandarma, yaşlı adamın oğlunun işlediği cinayetler yüzünden öldürülmüş olabileceği ihtimalini değerlendiriyordu. Soruşturma derinleştikçe jandarma, cinayetten hemen sonra Aksoy'un yeni kiracıları Serpil K. ve Hüsamettin K.'nın ortadan kaybolduğunu tespit etti. Elde edilen parmak izi incelendiğinde sabıkalı kiracı Hüsamettin K.'ya ait olduğu belirlendi. 20 yaşındaki Serpil K. Malatya Pötürge'de saklandığı kayınpederinin evinde yakalandı. Gözaltına alınan Serpil K. jandarmaya her şeyi itiraf etti. Serpil K. cinayeti anlatırken kocasını çok sevdiği için o ne dediyse yaptığını söyledi. Eşini babasının yanına gönderdikten sonra sırra kadem basan ve daha önce de cezaevinde aynı suçtan yatıp şartlı salıverme yasası ile tahliye olan Hüseyin K. ise hala aramızda. YARIN: Alyanstaki yazı cinayeti aydınlattı Hazırlayanlar- İhsan BOZKAN, Fahri TÖRE