Bir bebek isterken ikisi, üçü birlikte geliyor
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftleri bazen büyük sürprizler bekliyor. Bebeklerin ikiz veya üçüz olduğunu öğrenince çok sevinen aile, çocukların bakımında sıkıntı yaşayabiliyor ÇOĞUL gebelik riskine karşı, anne adayına transfer edilecek embriyo sayısına karar vermek büyük önem taşıyor. Batıdaki uygulamaların aksine Türkiye'de bu konuda yasal bir kriter yok Yardımcı üreme teknikleri sonucunda elde edilen embriyolar, hastaya belirli sayıda transfer ediliyor. Ülkemizde bu konuda bir sınırlama yok. Doktorlar, biyologlar bu konuda hastaları bilgilendiriyor. Transfer edilen embriyonun sayısına göre; çocuklar ikiz, üçüz ya da dördüz olabiliyor. Çoğul gebelikler, hem anne hem de çocuklar açısından risk taşıdığı için sağlık sistemi ve aile için ekonomik sıkıntılara yol açabiliyor.
Eurofertil Üreme Sağlığı Merkezi Medikal Direktörü Kadın Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, çoğul gebelik riskiyle ilgili Batıda izlenen yolu ve Türkiye'deki uygulamalı anlattı: Türkiye'de hastalar tedavi başarılı olamayınca yeniden deneme fikrine nasıl bakıyor? Batılı ve Türk hastalar arasında farklılık var mı?
Almanya'da yedi yıl çalıştım, Düsseldorf Heinrich Heine Üniversitesi Kadın Hastalıkları Kliniği'nde tüp bebek ekibinde yer aldım. Orada kısırlık tüm ailenin sorunu değil, sadece erkek ve kadının problemidir. Psikolojik olarak dayanabilecekleri tedavi sayısı baştan bellidir. 'Ben bir ya da iki kere tüp bebek tedavisi yaptıracağım. Olmazsa eve köpek alırım' diyebiliyorlar. Sigorta dört sefer ödüyorsa dört sefer deniyor. Türkiye'de hasta parası bittiği için tedaviyi bırakıyor. Ülkemizde özellikle Güneydoğu'da bir çocuk da yetmiyor, ilk tedavide çocuk olduysa bir kez daha denemek istiyorlar. Yardımcı üreme tekniklerinin risklerinden biri çoğul gebelik. Bunu önlemek adına neler yapılıyor?
Tedavide ideal olan sağlıklı tek çocuk, hastalar 'Benim üçüzüm olsun' diyerek tedaviye başlamıyor. Yardımcı üreme teknikleri sonunda tek çocuk için dünyadaki yaklaşıma bakarsak; İskandinav ülkelerinde bir tane embriyo verip bir çocuk olması hedefleniyor. Çoğul gebelik, hem anne hem de çocuklar için risktir. Bu ülkelerde, devlet bu riskleri almıyor. Kuzey Avrupa ülkelerinde devlet politikası olarak bu risklerin maliyeti karşılanmak istenmiyor. Almanya'da embriyo kanunu var üçten fazla embriyo oluşturmanız bile mümkün değil. Türkiye'de embriyo transferi konusunda bir sınırlama var mı?
Bizde böyle bir sınırlama yok. Aslında bu sınırlamalar da çok akıllıca değil. Transfer edilecek embriyo sayısına hekim karar vermeli. Örneğin; 40 yaşında bir hastaya beşinci kez tüp bebek tedavisi yapıyorsunuz, o kadına üç tane embriyo transfer ederseniz hamile kalma ihtimali çok düşük. Almanya'da devlet bu konuda çok katı. İskandinav ülkelerinde tek embriyo veriliyor ama bu ülkelerde tedaviyi istediği kadar deneme şansı var. Devlet parasını ödüyor. Biz de Emekli Sandığı hastaları için üç denemeye kadar, masrafın bir kısmı, belirli hasta grubunda devlet tarafından ödeniyor. Türkiye'nin şartları tamamen farklı, insanlar tedavi masraflarını kendi karşılıyor. Maddi imkansızlıklar nedeniyle bir ya da iki kere tedavi yaptırma şansına sahip. Dolayısıyla 'İkiz, üçüz olmasın diye bir embriyo verelim' diyemiyoruz. Aileler çoğul gebeliği nasıl karşılıyor?
Ülkemizde aileler özelikle doğuda geniş olduğu için ikiz ya da üçüz bebekler bakım açısından çok büyük problem yaratmıyor. Batıda hem kadın hem erkek çalışıyor. Onlar için bebeklerin ikiz ya da üçüz olması çok büyük problem. Biz de tüm aile seferber olabiliyor. Çocukların bakımı aile tarafından tolere edilebiliyor, aileiçi iş bölümü ve paylaşım daha fazla. Evlat edinmeyi düşünürken üçüzler geldi
Demirci çiftinin çocuk özlemi, yardımcı üreme tekniği ile sekiz yıl sonra sona erdi. Anne Selma Demirci, evlat edinmeyi düşünürken bir kez daha tedavi olmaya karar verdiklerini gözleri dolu dolu anlatıyor: 'Her muayenede 'Kesinlikle olmaz' yanıtıyla karşılaşmıştık. ilk uygulamada Sema, Aleyna ve Büşra'ya kavuştuk.' Çocuklarının bez ihtiyacını bile karşılamakta zorlandıklarını söyleyen genç annenin tedavi olan çiftlere tavsiyeleri: 'Mücadeleyi bırakmayın, sabırlı olun. Biz şanslıydık ailemizden destek gördük.' 14 yıl sonra Özlem ve Murat'a kavuştular
Cevriye Kuçul, 14 yıl boyunca ekonomik sorunlar nedeniyle tüp bebek tedavisi yaptıramadıklarını anlattı:'İlk denemede başarı sağlandı. Hamileleğim boyunca heyecandan uyuyamadım. İkizlerimiz yedi aylık, tedavinin son taksidini bu ay ödeyeceğiz.' Kuçul çifti, tüp bebek tedavisi görecek aileleri uyarıyor: 'Tüp bebek yöntemiyle doğan çocukların farklı olduğu düşünülüyor. Çocuklarımız doğduğunda gelip ellerini, ayaklarını uzun uzun inceleyen yakınlarımız oldu.' Embriyo transferinde üçlü zirve: Doktor, biyolog ve hasta
Memorial Hastanesi'nden Doç. Dr. Selman Laçin, elde edilen embriyoları transfer ederken sayıya nasıl karar verildiğini anlattı:
Bu sayı çok tartışmalı, üç-dört tane embriyo vermeniz gereken kadına iki tane verirseniz gebe kalamayabilir. İki-üç tane vermeniz gereken kadına dört-beş tane embriyo verirseniz çoğul gebelikle karşılaşabilirsiniz. Bu seviyenin iyi belirlenmesi lazım, embriyo sayısı her çift için kendi koşulları gözönüne alınarak iyi hesaplanmalı. Hastanın bu konularda tecrübesi, bilgisi olmadığı için kadın hastalıkları-doğum uzmanı ve embiroyolog birlikte karar verip uygun sayıyı hastaya teklif eder. Hasta bu rakamı onaylıyor, çoğul gebelik riskini biliyorsa uygun sayıda embriyo transferi yapılır. Hastanın daha önceki tüp bebek denemesi varsa bunlar da dikkate alınmalı. Embriyo seçiminde kriterler var; görüntülerine göre değerlendirip sağlıklı görünenleri transfer ediyoruz. Sağlıklı embriyo var ise sayıyı düşük tutmakta fayda var. Ailede bilinen genetik problem varsa transferden önce genetik tanı işlemini uyguluyoruz, bazı hastalar sadece bu amaçla bize başvuruyorlar. 38 yaş ve üzerindekilere genetik tanı öneriyoruz. Neşe Erberk, ikiz doğurmak için mikroenjeksiyon yaptırdı
Mankenlik ajansı sahibi olan Neşe Erberk, yoğun iş temposu nedeniyle anneliği 30'lu yaşlara bırakanlardan. 35 yaşında mikroenjeksiyon yöntemiyle üçüz annesi olan Erberk, herhangi bir sorunu olmamasına karşın neden bu yöntemi seçtiğini şöyle açıklıyor: 'Evet, 35 yaşındaydım ve ikiz istiyordum, hiçbir zaman tek çocuk istemedim. Yaptığım araştırmalar sonrasında mikroenjeksiyonla çoğul gebeliğin yüzde 35 olduğunu öğrendim. Aradığım formülü buldum diye sevindim ve hamile kaldım. Çok rahat bir yöntem. Herkes benim gibi ikiz olsun diye tutturup bu yöntemi tercih etmiyor. Genelde insanlar sorun yaşadıkları için mikroenjeksiyon yöntemi uygulanıyor.' Yarın: Tedavinin ne kadarını devlet karşılıyor? Sinem EMİNOĞLU sinem.eminoglu@aksam.com.tr