Akşam
 
 www.aksam.com.tr
 27 Nisan 2005

Turgay Şeren / Rüştü'ye, Hakan Şükür'e sevgi ve saygıyla bakın

Futbolumun son senelerine gelirken, inanılmayacak bir sakatlık geçirdim. İzmir'de Karşıyaka maçında sol kolum kırılmıştı. Herkeste genel kanı 'Turgay Şeren, bir daha kaleye geçemez' idi. Yıl 1965... O zamanki başkanımız Ali Uras, beni ameliyat etti ve 'Korkma Turgay, daha olmazsa kolunun içine bir çubuk koydum, onunla G.Saray ve Milli Takım'ın kalesine geçersin' dedi. Tabii bu bana uzak hem de çok uzak bir ihtimal ve tatlı bir rüya olarak geldi. Gözlerimin yaşlandığını ve sağlam sağ kolumla Ali Uras'ın boynuna sarıldığımı hatırlıyorum.
* * *

Aradan sekiz ay geçti. Yatağımın yanında iki kiloluk bir ağırlık vardı. Her an onunla bütünleşmiştim. Amaç sol kolumun adalelerini güçlendirmekti ve güçlendi de. Bir gün rahmetli Gündüz Ağabey, 'Hadi Turgay, bugün antrenmanı yap' dedi. Dedi ama ben farkında olmadan sol kolumu unutturarak bir şeyler yapmak istedi. O beni hep destekledi. 'Korkma' dedi. 'Artık oradan bir daha kolun kırılmaz.' Amaç beni tekrar sahalara döndürmek ve oynayabildiğim kadar kaleme geçmeyi sağlamaktı. Ve ben bunu başardım. Ama hep etrafımın, takım arkadaşlarımın, tribündeki Galatasaraylılar'ın, kulüp başkanımız rahmetli Suphi Batur'un, Antrenörümüz Coşkun Özarı'nın ve en önemlisi rahmetli Gündüz Kılıç Ağabeyim'in her an benim yanımdan ayrılmayarak verdiği moral ve motivasyan ve beni inandırdığı kaleye geçip oynayabilirim duygularıdır. İlk maçım Ankara Şeker Kulübü'yleydi. 2-1 kazandık. Sol kolumun üstüne atlayabiliyordum. Ara sıra göz ucumla bakıyordum tabii. Ama kolumda bir değişiklik yoktu. Hatta daha güçlüydü. Bir hafta sonra Fenarbahçe'ye karşı oynadık. Maçı Ayhan'ın attğı gollerle 2-0 kazandık. Çok yağışlı bir havaydı. Namık Sevik Ağabeyim'in yazısı hala gözlerimin önünde. 'Aferin Turgay, sen değil 50, 60. milli maçını oynamaya hak kazandın.'
Size bu başımdan geçen hikayeyi niye anlattım; bir insanın etrafıyla, dostlarıyla, anasıyla-babasıyla nasıl değişebileceğini, nasıl güzel ve başarılı olaylara itileceğini anlatmak için. Tabii burada sizin de büyük büyük güç göstermeniz şart. Şimdi gelelim yazımın başlığına, Rüştü ve Hakan Şükür'e; hatırlayacaksınız, Rüştü ile milli maç öncesi röportaj yapmıştım. Benle her şeyi açık açık konuştu. Ama ben her şeyi yazmadım. Şimdi sırası. Turgay Ağabey dedi; 'F.Bahçe, beni Barcelona'ya gittim diye benimsemiyor. En küçük bir yanlışımda bile ayağa kalkıyorlar'. Rüştü'nün bu söylediklerinden şu anlam çıkıyor; Rüştü rahat değil!
Sevgili Fenerbahçeli taraftarlar, sevgili dostlar ve sevgili Aziz Yıldırım ve yönetimi; Rüştü'ye sahip çıkın. Rüştü'de bir kalecide gereken her türlü yetenek var. Yeter ki siz onu sahaya kendine ve size güvenli çıkabilmesi için her türlü şansı ve imkanı verin. Rüştü, en az beş sene daha oynar. Futbolu bırakmak çok kolay. Bugün Allahaısmarladık der gidersiniz ama devam ettirmek zor. Bu zorluğu siz Fenerbahçeliler giderebilirsiniz.
* * *

Ve Hakan Şükür; sırtındaki Sarı-Kırmızılı forma için sahada yapmadığı özveri yok. Kalesine atılan kornerlerde koşarak geliyor, en uzun boylu rakibini hareket etmemesi için önlüyor. Takım arkadaşlarını uyarıyor, sen şunu tut, sen şunu kolla diye konuşuyor. Tam bir kaptanlık yapıyor. Şöyle bir lig ve Avrupa maçlarına bakın, ona ihtiyaç olunduğu zamanlarda attığı golleri bir hatırlayın ama nedense biz art niyetliysek hiç bir şeyi hatırlamak istemeyiz. Rüştü için söylediklerimin hepsini Hakan için de tekrarlıyorum. Eğer Galatasaray bu yıl şampiyon olacaksa buna en büyük damgayı her zaman olduğu gibi Hakan Şükür vuracak. Hakan, saha içinde ne kadar efendiyse, saha dışında da aynen öyle. Yani parolası Zeki, çevik ve ahlaklı olmak. Ayrıca ondaki sevgi, saygı ve vefayı da unutmamak lazım.
Kolu kırılmış, dünyası karamış bir kaleciyi etraf nasıl tekrar sahaya itebilmişse, fevkalade fizik gücüne sahip, hava toplarında her zaman üstünlük sağlayan Hakan Şükür'ü, daha uzun yıllar oynaması için hep birlikte itelim. Önce siz Galatasaraylı taraftarlar. Galatasaray Başkanı ve Yönetimi ve takım arkadaşları.

Ana Sayfa     Geri


© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.