 |
|
|
|
Doğruları hep yazacağız
|
|
|
Star Haber'in Kenan Işık'la sunumunu dikkatle izledik. İlk akşam için 'Fena değildi' demekle yetiniyoruz. Biriktirip, toplu bir değerlendirme hakkımızı kullanacağımızı da belirtmek istiyoruz. İnsanın, 'Dost, kardeş ve de değer verdiği' sınıfına soktuğu kimseleri kötü gözle izlemesi mümkün değil. Hayatta her işi başarmış bir insanın zaten şansa ihtiyacı olmadığı kanısındayız.
Erdoğan Aktaş, aynı kanalın 'Haber Genel Yayın Yönetmeni'. İşini ciddiye alanlardan biri. Hani Güzellik Yarışması'na 'Genel Yönetmen Cengiz Özdemir' diye yazacak yağcılardan da değil. Kaldı ki, bu konuyu araştırmış ve sayın Özdemir'in böyle 'Sıfatlandırmadan haberi olmadığını' anlamıştık. Sanırız, onun da, ekrandaki yazıyı görünce kafasından aşağı kaynar su dökülmüştür.
Neyse, gelelim yine Aktaş'ın 'Yakın Takip adlı programına. 'Ermeni Sorunu' masaya yatırıldı. Prof. Dr. Hikmet Özdemir ve emekli Büyükelçi Ömer Lütem'i beğendik. Çok seslilik olsun diye konuşturulan Prof. Dr. Baskın Oran ile Katolik Ermeni -Gregoryan değil- Etyen Mahçupyan'ı aynı şeyleri söyler görmekten fenalık geldi. Özellikle Mahçupyan'ın zaman zaman küstahlaşması sıkıntı veriyor. Sadece Star'dan değil, tüm ekranlardan ricamız var. Bu iki isim ve bir başka Prof. Dr. Halil Berktay'ı evimizin içinde görmekten bıktık. Mümkünse bunları bir süre nadasa çeksinler. Seneye 24 Nisan öncesine kadar.
Unutmadan Yakın Takip'in en önemli katılımcısını yazmak istiyoruz. Murat Bardakçı telefonla katıldı ve az ama öz laflar etti. 'Yapılan Devlet'in nefsi müdafasıdır. Kendisine başkaldırıp, saldıran onbinlerce çeteciyi güllerle mi karşılayacaktı?' sorusu, bazılarının suratında tokat gibi patladı. Öncelikle de Mahçupyan ve Oran'ın. Bardakçı'yı kutluyoruz...
'Haftalık'ı Ercan Arıklı'dan miras kabul ederiz. Bir de hazırlayan ekipte Ümit Kürüz gibi eski çalışma arkadaşlarımız olduğundan, bu dergiye öncelik veririz. İkinci yıl sayısını üç günde bitirebildik. Dolu dolu 504 sayfa. Bizi esas şaşırtan 'Okan Bayülgen Röportajı' oldu. Herkese gönderme yapmış, bizi ise övmekte. Ekranların asi ama zeki isminin söylediklerini, Haftalık'ı okumayanlar için yayınlamak istiyoruz:
'Eğer Burhan Ayeri'ye televizyon eleştirmeni deniyorsa bu, onun gazetecilik formasyonu sağlam olduğu içindir. Kaldı ki kendisinin bana da hayli sert eleştirileri olmuştu. Burhan Ayeri'yi eleştirenler açısından da şunu söyleyebilirim; benim sabaha karşı 04.30'da bitirdiğim Zaga programını yaşına başına bakmadan oturup seyrediyorsa, Ayeri'yi oturup takdir etmek gerekir'.
Yorum sizlerin diyoruz. Ancak, beyin yaşımızın hala genç ve dipdiri olduğunu belirtmek istiyoruz. Bayülgen'e teşekkürlerimizi yollamayı ise unutmuyoruz...
|
|
|
|
|
|
 |