Akşam
 
 www.aksam.com.tr
 27 Nisan 2005

57. Alay'ın hikayesi

Türkiye ne yazık ki Çanakkale'de yazılmış olan destanın kahramanlarını yeterince anamadı. Bu memleketi o zamanlar işgal için gelmiş olan milletler bile insanımızın savaştaki kahramanlıklarının değerini bizden daha iyi bildi.
Bize büyük acılar vermiş olan bu milletlerin savaşta canını kaybetmiş evlatlarını kendi çocuklarımız gibi gördük ve bağrımıza bastık. Çünkü başkomutanımız Atatürk böyle istemişti. Ve yine o savaşta evlatlarını yitirmiş olan anne babalar, yaşlı, acılı insanlar her yıl savaşı anmak için bize misafir gelen eski düşmanların çocuklarını da bağırlarına bastılar. Ama 90'ıncı yıldönümü anılmakta olan bu savaşın Türk kahramanlarını da sürekli öğrenmemiz, onlara hak ettikleri değeri vermemiz lazım. Yarın bu kahramanlardan bazılarının hikayesini Nihat Genç'in kaleminden AKŞAM'da okuyacaksınız.
İnsanımızın duruşunu, tavrını en iyi yansıtan kalemlerden biri olan Nihat Genç'in yazısını okurken ben gözyaşlarımı zor tuttum. Bakın yarın hikayesini okuyacağınız 57'nci Alay'ın Avustralya Gelibolu Müzesi'nde sergilenen alay sancağının önünde yer alan bilgide neler yazıyor:
'Ey ziyaretçi! Önünden geçmekte olduğun sancak dünya müzelerinin en nadir eseridir. Çünkü bu sancak dünyadaki tek esir Türk sancağıdır. Bütün alay şehit olduktan sonra, ağaca dayalı olarak bulunmuştur.'
Ölüme rağmen sancağı yere düşürmeyen kahramanların hikayesini öğrenelim, ülkemizi de daha çok sevelim. Çünkü bu ülke için çok can verdik.
Serdar TURGUT

Ana Sayfa     Geri


© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.