 |
|
|
|
|
Kadın kısırlığında son gelişmeler
|
|
|
Tedavide kadına yaşı erkeğe spermi sorulur
Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlere; aşılama, tüp bebek ya da mikroenjeksiyon yöntemi uygulanıyor. Teşhis ve tedavide, hastanın hikayesini detaylı şekilde almak da çok önemli
Tedavi yöntemine karar verilirken dikkate alınan en önemli kriterler ise; Kadının yaşı, spermin kalitesi, yumurta rezervi, çiftin ekonomik durumu, sabrı, evlilik ve kısırlık süresi
Kısırlığın toplumda görülme oranı dikkate alındığında Türkiye'de yılda yaklaşık 75-80 bin yeni çiftin bu sorunla karşılaştığı ortaya çıkıyor. Günümüzde yardımcı üreme teknikleri sayesinde çiftlerin çocuk özlemi sona eriyor. Yardımcı üreme teknikleri, doğal yöntemler ile gebe kalamayan çiftlerde uygulanabilen ileri bir tedavidir. İki şekilde uygulanıyor; klasik tüp bebek ve mikroenjeksiyon. Toplumda bu yöntemlerin her ikisine de genelde tüp bebek adı verilir.
Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nden Doç. Dr. Selman Laçin, yardımcı üreme tekniklerini ve tedavideki son gelişmeleri yanıtladı:
Tedavide ilk adım nedir?
Erkekten önce sperm analizi istiyoruz, sonuçlar normal ise kadın üzerinde yoğunlaşıyoruz. Kadının muayenesinde ilk aşama; hasta hikayesinin çocukluk çağına kadar gidilerek alınması. Kısırlık süresi, daha önceki gebelikler, uygulanan tedaviler, operasyonlar, adet düzeni, ilk adet görme yaşı, ağrılı adet görme, meme başından süt gibi beyaz sıvı gelmesi, korunma yöntemleri, kullandığı ilaçlar, alışkanlıklar (sigara, alkol), geçirilen enfeksiyonlar değerlendirilir. Daha sonra cinsel organlara ait yapılacak muayene kısırlığın nedeninin saptanmasında önemli ipuçları verir. Ultrasonografi ile üreme organları, rahim ve yumurtalıkların yapısı değerlendirilir.
Kadınlarda kısırlığı incelerken nasıl bir yol izlenir?
Kısırlığın değerlendirilmesinde laboratuvar incelemeleri önemli yer tutar. Üreme organlarının çalışmasını yönlendiren hormonlar incelenir. Hormon testleri ile yumurtalıkların rezervi ve ilaç uyarısına verecekleri cevap değerlendirilir. Rahim şekil bozukluğu varsa, rahim içi yapışıklarının değerlendirilmesi gerekiyorsa rahim içinin endoskopisi çekilir.
Tedavi şekline karar verirken hangi faktörler dikkate alınıyor?
Özellikle doktor doktor gezen birçok hastayla karşılaşıyoruz. Kadının yaşı çok önemli, 35 yaşın üzerinde, çocuk sahip olma süresi beş yıl aşmış bir kadında ilaç tedavisiyle çok da fazla oyalanmamak lazım. Erkek faktörü de çok etkili; spermlerin sayısı, hareket oranı ve şekilleri önemli. Bunlarda ciddi bir problem görürsek erkeğe yapılan ameliyatlarla ve ilaç tedavisiyle zaman kaybetmemeli. Çünkü bu tedavilerin gebelik oranlarını artırdığına yönelik pek kanıt yok.
Spermlerde sorun varsa tedavi seçeneği ne oluyor?
Problemin ağırlığına göre; sperm hazırlama yöntemleriyle hareketli spermleri ayrıştırıp bunları rahim içine bırakıyoruz. Bu işleme aşılama (İnseminasyon) diyoruz. Eğer sperm problemi ciddiyse; sayı, hareket belli bir oranın altındaysa ve ciddi şekil bozuklukları varsa tek çare mikroenjeksiyon.
Aşılama yöntemi nasıl uygulanıyor?
Sperm ve yumurtanın buluşma şansını artırmaya yönelik destek tedavisidir. Her kadın her ay bir tane yumurta oluşturur, ilaç ya da iğneyle yumurta sayısını iki- üçe çıkarıyoruz. Yumurtanın çatlama zamanını çatlatma iğnesiyle biz ayarlıyoruz. Erkekten aldığımız spermlere laboratuvarda yıkama ve yoğunlaştırma işlemi yapıyor. Bu spermleri rahim içine bırakıyoruz, spermlerin gideceği yolu da kısaltmış oluyoruz. Bunun başarısı aslında çok yüksek değil. Güçlü ilaçlarla, iyi bir laboratuvarda, spermler uygun şekillerde hazırlanır ve iyi zamanlama yapılırsa başarı şansı bir uygulama için genç bir kadında yüzde 10-15 arasında olduğunu söyleyebiliriz.
Aşılamada başarı, mikroenjeksiyona oranla daha düşükse neden tercih ediliyor?
Problemin hafif olması durumunda; evlilik süresi kısaysa, kadın gençse daha önce aşılama yöntemi uygulanmamışsa tedavide gündeme geliyor. Biz hekim olarak basamakları hastaya açıklamak zorundayız. Karar verecek kişi hasta. Tüp bebek uygulamalarının dörtte-beşte bir fiyatına geldiği için hasta bu işlemi de tercih edebilir. Her şeyden önce bu yöntemin o çift için uygun olması lazım. Bu yöntemi en fazla iki ya da üç kez uyguluyoruz. Kanallar tıkalı, kadının yaşı ileri, uzun süredir kısırlık problemi var, sperm problemi fazla, çiftin de bekleyecek isteği yok ve ekonomik koşulları uygunsa aşılamayı düşünmüyoruz.
Mikroenjeksiyon yöntemi nasıl uygulanıyor, avantajları neler?
Sperm ve yumurta üreme hücreleri laboratuvarda birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyonlar, ana rahmine transfer edilir. Tek bir yumurtanın içine sperm yerleştirilir. Tedavinin başarı şansını, kadının yaşı, spermin niteliği, spermin nereden elde edildiği etkiler. 10 tane yumurtanın 10 tane sperm enjekte edilince 24 saat içinde bunların 7-9'unun döllendiğini görüyoruz. Döllenmiş yumurtaları birkaç gün boyunca izliyoruz. Embriyonları takip ediyoruz. İkinci-beşinci gün arasında değişen dönemde gelişmiş olan sağlıklı gözüken uygun sayıda embriyonları rahim içerisine naklediyoruz.
Klasik tüp bebek yöntemi geçmiş yıllara oranla daha az mı tercih ediliyor?
Halen birçok hastada klasik tüp bebek yöntemini uyguluyoruz. Yumurtaları ve spermi laboratuvar ortamında tüp içinde bırakıyoruz. Sperm kendi başına yumurtanın içerisine girip onu döllüyor.
'Mikroenjeksiyon mu, klasik tüp bebek mi?' kararı nasıl veriliyor?
Tüp bebek, ilk başlarda daha önce herhangi bir nedenle tüplerinde kalıcı hasar ve tıkanıklık oluşan kadınlarda uygulanmaya başlanmış, ancak günümüzde kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılıyor. Özellikle son yıllarda uygulanma oranı gittikçe artan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olduğu ve hatta erkeğin verdiği sperm örneğinde hiç sperm olmadığı durumlarda da biyopsi ile testisten bulunan spermlerin (TESE) yumurtaların içerisine yerleştirilmesine olanak tanıyor.
Kanser tedavisi görenler anne olacak mı?
Kanser tedavisi nedeniyle kısırlık riski olan kadınlarda tedavi öncesi yumurtalıkları ya da yumurtalıklarından alınan bir parçanın çeşitli koruyucu maddeler içerisinde dondurularak saklanıyor. Dondurulan dokular, daha sonra çözülüp kullanmak üzere eksi 196 derecede sıvı azot tanklarında muhafaza ediliyor. Bu yöntem yumurtalıklarının kapasitesini erken yaşta kaybetme riski olan kadınlar için bir ümit oluşturuyor. Selman Laçin, bu yöntemin şu anda ne aşamada olduğu hakkında bilgi verdi: 'Çok iyi sonuçlar henüz alınamıyor. Çalışmalar dünyanın birçok yerinde sürüyor, biz de merkezimizde uyguluyoruz. Bu yöntemle gebelik elde edilmiş ancak doğum henüz yok. İlk doğum haberini veren doktorun açıklaması bilimsel anlamda tatmin edici değil, kuşkular var. Sperm konusunda iyi haberler verebiliriz, kanser tedavisi görecek erkeklerde tedaviden önce spermler alınıp donduruluyor. Spermlerini dondurduğumuz daha sonra gebelik elde ettiğimiz çok hastamız var.'
Dondurma yöntemi tedaviyi kolaylaştırdı
Embriyonların dondurulması tüp bebek tedavisi için başvurmuş olan çiftlere birçok kolaylık sağlıyor. Tüp bebek ya da mikroenjeksiyon sonucu gebelik elde edilemezse, gebelik düşükle sonuçlanırsa ya da doğumla sonlanan gebelik sonrasında çift yeniden çocuk sahibi olmak istere daha önce sperm ve yumurtanın döllenmesiyle oluşan embriyon çözülerek kadının rahmine yerleştirilerek gebelik oluşturuluyor. Embriyo ve spermlerin crio cihazlarında eksi 240 derecede donduruluyor. Embriyolar transfer edileceği dönemde kadına ait bir sorun çıkarsa embriyolar zorunlu olarak saklanıyor. Doç. Dr. Selman Laçin, embriyo dondurma işleminin avantajlarını anlattı: 'Transfer başarısızlıkla sonlandığında ya da aile tekrar çocuk istediğinde basit bir tedavi aşamasıyla dondurulan embriyolar çözülüp rahme yerleştiriliyor. Çifte soruyoruz, istiyorlarsa embriyonlarını donduruyoruz. Yasal olarak üç yıl kadar saklama zorunluluğumuz var, sonrası çiftin isteğine bağlı.'
Yarın: Tedavide çoğul gebelik riski
Sinem EMİNOĞLU-sinem.eminoğlu@aksam.com.tr
|
|
|
|
|
|
 |