Siyasette durgun bir döneme girdik. Partilerin sesi soluğu çıkmıyor. CHP bildiğiniz gibi. Arada sırada İl Başkanı Ertuğrul Ünal bir coşuyor. Başlıyor konuşmaya; daha sonra ara ki bulabilesin. Merkezdeki sessizlik Antalya'ya da yansımış durumda. Eskiden merkez ilçe başkanı belde başkanları, kadın komisyonu, gençlik komisyonu boş durmazdı. Şimdi sanki iktadara büyük bir çoğunlukla gelmiş kulağının üstüne yatmış bir parti görünümündeler.
Ah aslan sosyal demokratlarım sizi böyle mi görecektim!
Titreyin kendinize dönün diyecektim ama bunu MHP için söylemek daha doğru olur.
MHP'ye baktığımızda ise Nizamettin Sağır parti il başkanları içinde en hareketli ve sesi en çok çıkan kişi olarak görünüyor. Aslında titremesine de gerek yok. Gündemi en iyi takip eden başkan. Gündeme göre basın toplantısı düzenliyor. Partilileri ateşlemeye çalışıyor ama burada da partililerin sessizliği dikkat çekiyor. Bu sessizliği siyasilerin genelinde de görmek mümkün. Her sessizlik sonra bir seçim yaşanır.
'Acaba ufukta bir seçim mi var' diye insan kendine sormadan edemiyor.
Gelelim DYP'ye. Atı alan Üsküdar'ı geçmiş derler ya! Burada birakın Üsküdar'ı geçmeyi; Kalekapısı'nı geçememissin. Ağar'ın Antalya'ya ağırlık vermesi de partiye canlılık getirememiş. Yıllarca DYP'ye gönül vermiş DYP'nin ağır topları bile partilerine küsmüş durumda. İl Başkanı Ahmet Kiştin ne yapıp etmeli ve bu birlik beraberliği sağlamalı. Ancak bunu sağlayamadığı görülüyor. Parti paramparça bir görüntü içerisinde biran önce toparlanmaya gitmeli ve kıratını şahlandırmalı. Kıratın kıratlık hali kalmamış. Genellikle bir kenarda uyuyor arada bir de rahvan bir şekilde gidiyor. Bir zamanlar DYP'nin kalesi Antalya'da DYP böyle mi olmalıydı?
ANAP'abir bakalım. Erkan Mumcu'nun genel başkanlığa geçişiyle birlikte Antalya'da büyük hareketlilik yaşanmıştı. İl Başkanı Niyazi Öcal'ın da gözleri ışıl ışıldı. O'nu görünce ANAP iktidara koşuyor demeden kendimizi alamadık. Ancak bugünlerde ANAP'ın üstüne tekrar ölü toprağı serpilmiş gibi. 'Ne oldu?' diye sormadan kendimi alamıyorum. Her hafta yüzlerce katılım bekliyorduk ama bu katılımlar birden kesildi acaba genel merkez den bir işaret mi alındı yoksa başka bir durum mu var!
Son ayların en hareketli partisi görüntüsü çizen DSP'de en büyük pay İl Başkanı Baştuğ Çalışır'ın. Baştuğ Çalışır gece gündüz demeden çalışır durur. O'nun çalışması biraz partide hareketlilik sağlıyor hepsi o. Daha halka kendilerini tam anlatabilmiş değiller. DSP'ye küsen seçmeni kazanibilirlerse o zaman önlerinde kimse duramaz.
Son dönemlerde bir başka çalışan başkan var O da SHP İl Başkanı Dr. Kubilay Döşeyen. Yıllarca sivil toplum örgütlerinde çalışmanın avantajını kullanıyor Döşeyen. Bitti tükendi denilen SHP'de bu ışığı yaksa yaksa Kubilay Döşeyen yakar.
Son olarak AK Parti İl Başkanı Hamza Taş'a gelelim. Hamza Taş ne kadar eleştirirsek eleştirelim, ne kadar kızarsak kızalım bu işi en iyi yapan O. İktidar gücünü sonuna kadar kullanıyor ve gündemi her zaman O belirliyor. Açıklamaları ile manşetlerden düşmüyor. O'nun da bugünlerde sesi çıkmıyor. Ancak duyduğumuza göre son dönemlerde bir öğretmenlik havasına grimiş Sayın Taş. Nerede bir topluluk görse hemen başlıyormuş ders vermeye. Son olarak O'nu Alanya tarafında partililerine yeni yasayı anlatırken görmüşler. Hadi hayırlısı!
Not: Diğer partilerin durumuna yazacaktım ama yer kalmadı Onları da başka yazıda anlatırım. Hadi kalın sağlıcakla..