26 Nisan 2005 Salı       




 

Cengiz Türksoy


 
cengizturksoy@izmir.bel.tr

İzmir'in geleceği üzerine tartışma (2)

   
 
Gelecekte 'ticaret, turizm, kültür; fuarlar ve kongreler kenti' olması hedeflenen İzmir için anahtar sektör ticaret, onun itici güçleri ise tanımda yer alan öteki özelliklerdir. Kentimizin son yüz yıllık gelişimi ve bugünü göz önüne alındığında konulan hedefin hiç de hayali olmadığı görülecektir. Aslında İzmir, günümüzde de bir bölge merkezi ve ticaret kentidir ama bu bölge ile sınırlı ticari etkinliklerle geleceğin İzmir'ini yaratmak mümkün değildir.

Geçen haftaki yazımızda 'hiçbir kent, yalnızca hemşehrilerinin gereksinimlerini karşılayan ticari etkinliklerle 'ticaret kenti' kimliği kazanamaz' demiştik. İzmir ticareti, kentin alışılmış merkezi olduğu bölgenin sınırları içinde kalmaya mahkum değildir. Var olan potansiyeli, ondan yararlanılması durumunda, İzmir'i sürekli genişleyen bir bölgenin merkezi yapabilir ve kenti bugünkünden çok daha farklı bir konuma getirebilir.

Geleceğin İzmir'i için saptanan hedef, var olan bu potansiyele dayanmaktadır. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmaları sırasında hazırlanan Turizm Özel İhtisas Komisyonu Raporu'nda da belirtildiği gibi, dünyadaki turizm etkinliklerinde hızlı bir değişim yaşanmakta ve deniz, kum, güneşten oluşan talebin yerini kültür, tarih, sağlık, kongre, yatçılık, eğlence, heyecan motifleri almakta; yılın tümüne yayılan turizm hareketi mevsimlik kıyı turizminin yerine geçmekte; uzun mesafeli deniz aşırı seyahatler artmaktadır. Dünya turizminde yaşanan ve yansımaları ülkemizde de görülmeye başlanan bu gelişmeler, bir turizm kenti olması hedeflenen İzmir'in yolunu açacak niteliktedir.

Geçen temmuz ayında yürürlüğe giren 5216 sayılı Yasa ile yetki ve sorumluluk alanı genişleyen Büyükşehir Belediyesi'nin hazırlayacağı planlarla ve yapacağı uygulamalarla kent yaşamı için çok kısa sayılabilecek bir sürede İzmir 'ticaret, turizm, kültür; fuarlar ve kongreler kenti' hedefine doğru koşmaya başlayabilir.

İzmir termal ve sağlık turizminin hızla geliştirilebileceği olanaklara sahiptir. Örneğin, yılın her mevsiminde tam kapasite çalıştığı bilinen Balçova'daki termal tesislerinin geliştirilmesinin ve bu tür tesislerin çoğaltılmasının önünde yatırım eksikliği dışında hiçbir engel yoktur.

Çevresindeki antik kentler, eski eserler, çeşitli dinlerin kutsal saydığı yerler gibi benzersiz arkeolojik ve kültürel zenginlikler coğrafi konumunun İzmir'e kazandırdığı eşsiz değerlerdir. Bu değerlerin yaygın, doğru ve özendirici biçimde tanıtılması ve beklenen konuklara üst standartlarda ulaşım, hizmet ve konaklama olanakları sunulması durumunda İzmir'in dünyadaki kültür turizmi merkezlerinden birisi olmaması için hiçbir neden yoktur.

İzmir, dünya turizminin değişimi doğrultusuna uygun olarak, hemen her türden turizm etkinliğinin yılın her mevsiminde sürdürülebileceği bir konumdadır. Kruvazier ve yat turizminin geliştirilmesi için benzersiz bir konuma sahiptir. Büyükşehir Belediyesi'nce hazırlanacak planlara dayalı olarak yapılacak yat limanı ve iskelelerle İzmir'in ülkemizdeki başlıca turizm merkezlerinden birisi olmasının önünde hiçbir engel bulunmamaktadır.

İzmir, hemen her alanda eğitim veren üniversiteleriyle; tarihi geçmişinden gelen kültür birikimiyle; sevecen insan ilişkileriyle; coğrafi konumu ve iklimiyle yıl boyunca ulusal ve uluslararası kongreler düzenlenmesi için en uygun kentlerimizden birisidir. İzmir'in, bu düzenlemelerin yapılacağı mekanların yokluğu dışında, rakipsiz bir kongreler kenti olmasının önünde hiçbir engel yoktur.

Belirli bir plan disiplini içinde yapılması gerekenler bellidir ama 'unu, şekeri, yağı hazır olmasına karşın İzmir bir türlü helvaya kavuşamamaktadır'. Neden dersiniz?


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir