 |
|
|
|
Birileri dikkatli okusun
|
|
|
Bazı kuruluşları yeniden yapılandırmak zordur. Köhnemiş kadrolara, bilgisizleri eklerseniz işler daha karışır. İyi niyetli üst kademe bu sabit oluşumu kıpırdatamaz bile. Bunlar nereden mi aklımıza geldi? Star'ın, yurtdışındaki iki yeni Türk boksörünün maçını ekrana sürüşüne şahit olduk. Cengiz Koç'un yaptığı müsabaka Toplam'da ikinci, AB Grubu'nda birinci sıraya oturdu. Yapılan sadece Show TV'nin yakaladığı 'A1 Kick Boks' yayınının rating başarısının yolundan gitmekti. Oysa, TRT Muhammed Ali'yle ilgili belgeseli Üçüncü Kanalı'nda tuttu. Tabii ki, devlet ekranlarının hepsinin ayrı işlevi var. Ancak tutup bir Süper Lig yayını o zaman neden TRT-3'e atmıyorsunuz? Yine dönelim boksa. Ahmet Cömert Turnuvası'nın anlatımını eleştirmeye utanıyoruz. Başarısızlıkları yüzlerce kez ispatlanmış insanlarla bir yere varmanız mümkün değil. Biz olsak, en azından bu turnuvanın final maçlarını Birinci Kanal'dan canlı yayınlardık. Hem de elimizdeki uzman spikerle.
Daha bir yıl önce tiraj için fikrimizi soran bir dostumuza 'Spora iyi bakın' demiştik. Bu, sadece yazılı medya için değil, tüm ekranlar için de geçerli. Yerden yere vurulan, neredeyse işi bırakma konumuna kadar getirilen Faik Çetiner'in izlenirliği ortada. Rating listesinin en tepelerinde. Bu satırlar, canlı yayında bizi onore ettiği için, yani hatır bahasına yazmadığımızı, tanıyanlar çok iyi bilir. Kaldı ki, hata varsa, Stadyum'u da en ağır şekilde eleştirmekten çekinmeyiz. Tıpkı, son dönemde TRT'nin Türk Sanat Müziği'ni bir tek isme, Ahmet Özhan'a ihale etmesini kınadığımız gibi. Bu da yanlışların başında gelmekte. Sokakta sade vatandaşın, TSM'ni sevenlerin bu konudaki yorumu aynen şöyle; 'Özhan, AK Parti'yi arkasına almış, dilediği gibi at koşturuyor'. Yüzde yüz doğru olmasa bile açıkça konuşulan bu. Kurumun elindeki diğer değerlerin küstürüldüğünü de hatırlatmak görevimiz. TRT-4'teki tekrarlar, canlı 'Bir Solist' ya da 'Stüdyo Konseri' gibi yapımların yerini tutamaz.
Tüm bu yazdıklarımız, beklentisi olmayan bir dostun uyarısı olarak kabul edilmeli...
Günü tek konuyla kapatmak istemedik. Bu yüzden 'Pazar Keyfi' ile 'İbo Show' arasındaki enteresan didişmeyi yazacağız. İyice besili hale gelmiş Asena 'Finlandiya'da yaşayan bir çocuk doktoru ile birlikteliğini' açıkladı. Tatlıses'e bir sürü gönderme yapmayı unutmadı. Reklam aralarında bunları izleyen İbo'nun 'Konuşmayacağım' deyip, yine de iğnelemelerde bulunması ilginçti. Arada, konuk olarak çağrılan Oğuz Yılmaz unutuldu. O da kızdı, çekip gitti. Aşık Mahzuni Şerif'in Torunu Yiğit Demir'den fazla bir şey anlayamadık.
'Gazi Koşusu kazanmışları hatırlatan birine' karşı duyulan bu kara sevdayı çözmek çok zor. Tıpkı Prens Charles'in kart kısrağıyla evlenmesi gibi bir şey olsa gerek. Size açıkça itiraf ediyoruz. Büyü var. Hem Türkiye'de, hem İngiltere'de. Tabii inananı tutuyor!
|
|
|
|
|
|
 |