Ağustos böceği saz çalarak geçirirmiş bir yazı... Karınca ise çalışır da çalışırmış. Ağustos böceği, 'Hele bir kış gelsin, nasılsa karnımı bir şekilde doyururum' diyerek saz çalmaya devam ederken, karınca işini garantiye alırmış. Hikayenin sonu malum. Ağustos böceği kalırken aç, karınca sorunsuz ve mutlu bir şekilde kışı geçirirmiş.
Zamanını boş yere çene çalarak geçiren kulüplerimizle, çalışan kulüplerimiz arasındaki fark da ağustos böceği ile karınca gibi işte... Şimdiden geleceği düşünerek çalışan kazanıyor, zamanı gelince gerekeni yaparız diyen de faturasını ağır ödüyor.
Bakın şimdi; Fenerbahçe lider... 70 gol atmış şimdiye kadar. Ve bu 70 golün tam 53'ü yabancı futbolculardan gelmiş. Yani; yabancı transferini uzun uzadıya çalışmalardan sonra yaparken, alelacele transfer yapanlar arasındaki fark burada işte...
Çoğu Anadolu kulübünde alınan yabancılar yedek kulübesinde otururken; Fenerbahçe en iyi şekilde değerlendirmiş kontenjanını. Gelecek sezon öncesi transfer düşünenlere duyurulur. Vakit, ağustos böceği gibi saz çalma zamanı değil. Vakit karınca gibi çalışma zamanı. Önünüzde uzun süre var sanmayın. Dünya'yı dolaşmak kolay değil.
* * *
Sorunsuz geçti bu hafta; şaşırttı aslında bizi...
Ne bir kavga çıktı herhangi bir yerde, ne de o onu, bu şunu, şu ötekini suçladı.
Yenilen yeneni alkışladı, yenen yenileni teselli etti. Futbolun güzelliği işte. 29. hafta geride kalan 28 haftadan çok ayrıydı.
Örneğin; mavi bayraklı Trabzon'a gidelim... Ankaragücü içinde bulunduğu kritik duruma bakarak ortamı gerginleştirme yoluna başvurmadı. Sahaya çiçeklerle çıktılar, tribünlere bunları attılar. Trabzonsporlular da yenik duruma düşmelerine rağmen asla futbolun boyutlarını değiştirme yoluna başvurmadılar.
En güzeli; Ankaragücü'nün golünden sonra Trabzonsporlu taraftarlardan kopan alkıştı.
Özlenen bir tablo... Geçen hafta yenilen Fenerbahçe'nin yenen Beşiktaş'ı alkışlaması gibi... Acaba devamı gelir mi?
* * *
Temiz futbol istiyoruz diyoruz hep. Diyoruz da ne yapıyoruz sonra...
Akçaabat'ta bir olay yaşandı Akçaabat Sebatspor-Kayserispor maçından önce... Kaleci Hakan'a yapılan teklifi biliyorsunuz. Ortalık karışmıştı. İlk demeçler de; 'Yapanın yanına kar kalmayacak. Suçlular bulunacak' şeklinde ve de buna benzer şekildeydi. Aradan onca zaman geçti.
Bir şey yapıldığını duydunuz mu?
Tek gerçek; olayı ortaya çıkaran kaleci Hakan'ın ortadan kaybolduğu. Eğer devam edersek böyle kafamızı kuma gömmeye; seneye bir daha, sonraki seneye bir daha, ondan sonra bir daha... Operasyon için daha ne bekliyoruz acaba?
Haftanın Takımı- Samsunspor
Hayat bu. Yol düz değil hep. Bazen rampa çıkar önüne, gitmekte zorlanırsın dikine dikine. Samsunspor'un önüne de çıkınca bir ara rampa, sandı ki kimileri, yuvarlanacaklar yokuştan aşağıya. Oysa; Samsunspor düşmezdi dara. Ne de olsa başkanı İsmail Uyanık'tı. Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam'dı. Kadrosunda yıldızları vardı. Mutlaka, evet evet mutlaka toparlanacaktı. Toparlandı. İşte bu hafta, Gaziantep-spor'u Gaziantep'te yıktı. O yüzden, etmesin kimse dan dun.
Buyurun karşınızda Samsun.
Haftanın Futbolcusu- Adem Koçak (Trabzon)
Kaderin cilvesi dedikleri demek ki böyle oluyor. Ankaragücü Teknik Direktörü Adnan Küçük, keşfetti Adem Koçak'ı. Sezon başında Ankaragücü'nden Trabzonspor aldı. Aldı ama fazla oynatmadı. Bu sırada Adnan Küçük, Ankaragücü'nün başına geçti, ilk maçına da Trabzon'da çıktı. Trabzon'da belki Adem yine oynamayacaktı ama Gökdeniz cezalı olunca forma giydi. Kader ikiliyi işte böyle karşı karşıya getirdi, Adem attığı birbirinden güzel gollerle kendini keşfeden hocanın takımını yıktı. Acaba Şentürk, Adem'i ilk izlediğinde böyle bir durumla karşı karşıya kalacağını bilebilir miydi? Kaderin cilvesi ama futbolun da güzelliği işte burada. Gelelim Adem'e... Yeteneğine diyemez bir şey kimse. Ama sezon başında geldiğinde Trabzonspor'a acı bir olay yaşadı. Fransa'da yaşayan kardeşini kaybetti, belki de o yüzden uzun süre kendine gelemedi. Şansı buldu şimdi, formayı acaba bir daha kaybeder mi?
Haftanın Hakemi- Orhan ERDEMİR Sakarya- Çaykur Rize
Orhan Erdemir, yıllanmış şarap gibi. Zaten hakemlikte tecrübe ve yaş çok önemlidir. Olgun yaşta ve yeterli tecrübedeki Orhan Erdemir son maçlarında göz kamaştırıyor. Ama bu maçlar O'nu tatmin etmiyor. O'na derbi maçlar yakışır artık. Sanırım Orhan'ı gören yetkili gözler, son beş haftada daha iyi görür. Gürel YURTTAŞ gürel.yurttas@aksam.com.tr