24 Nisan 2005 Pazar       




 

Ahmet Tulgar


 
ahmet.tulgar@aksam.com.tr

Volkan'ın romanı 8

   
 
Volkan'ın meslek hayatı, eğer bir kariyerden söz edebilirsek, edebileceksek hala bu romanın sonunda, işte bu yürüyüşleri gibi. Şehrin içinden yürüyüşleri gibi. Şehirdeki yürüyüşleri gibi. Şehir, bu şehir Volkan'ın kaderi değil. Ama Volkan'ın kaderi gibi bu şehir. Volkan'ın kaderinin bu şehir olmadığını, Volkan'ın kaderinin bu şehirden bir başka şehire gitmek de olmadığını, Volkan'ın kaderinin başka bir şehir, başka bir şehrin bir ilçesi olduğunu öğreneceğiz bu romanın sonunda. Urfa, Siverek. Ama Volkan'ın kaderine benzeyen, bu şehir: İstanbul. Volkan'ın kaderiyle kurduğu ilişki bu şehirle, İstanbul ile kurduğu ilişkiye benziyor. Çocukluğu Ankara'da geçmiş Volkan'ın İstanbul ile kurduğu ilişkiye. Çocukluğunun en acıtıcı dönemini, bir yılını Amasya'da geçirmiş Volkan'ın.

Volkan, İstanbul'un içinde, İstanbul'da hep İstanbul'un yanından geçti. Çavresinden dolandı. Hep Esenler, Halkalı gibi şehre ilişmiş semtlerde oturdu. Taksim, Etiler, Nişantaşı gibi semtlere hep ekip otolarında, dışarıdan, orada kendi halinden memnun yaşayanların kapılarını teklifsizce çalan, oradakilerin evlerine hızla dalan birisi olmak üzere gitti. Oralarda herhangi biri gibi olmadı. Olamadı. Oralarda hep polis oldu. Sadece bir polis.

Karaköy, Eminönü gibi yerlerde ise hep işyeri sahipleri ve müşterileri, gündüzün kalabalığı gittikten sonra bulundu. Hareket durduktan sonra.

Volkan İstanbul'un içinden değil yani yanından geçti aslında hep. İstanbul da onun yanından aktı gitti. Ona dokunmadan, değmeden.

Volkan'ın bir değme problemi olduğu kesin. Sadece kadınlara, sadece erkeklere değil, şehre de değmiyor Volkan. Kaderine de değmiyor. Bırakıyor, aksın yanından, yanı başından, gitsin, geçsin. Ama bu bir sürüklenmek. Bunu da biliyor. Kaderi tarafından, kaderince sürüklenmek.

Volkan henüz şunu fark etmiş değil: Kaderine müdahale etmemek, kaderince sürüklenmek bir yandan da her şeye değmek, istemeden değmek anlamına geliyor.

Kaderine bir seyirci gibi baktığı için, hep ilk aklına geleni yapıyor. Silahına hemen el atıyor, kapıyı hemen çalıyor. Kapısını herkese açıyor. Herkesi evine alıyor. Hep ilk istediğini yapıyor. Hep ilk istediğini yaptığı için de tam olarak ne istediğini bilmiyor aslında.

Kaderine bir seyirci gibi baktığı için Volkan, ne evli olduğu ne bir sevgilisi olduğu ne de samimi, kalıcı arkadaşlıklar kurduğu halde hayatının içine doluyor herkes. Hayatına girip çıkıyor.

Kaderi, Volkan'ın hayatına girip çıkanların sayısı arttıkça daha belirleyici oluyor.

Hilmi bey, misafirperver biri değildi. Evlerine gelenler hoşnut kalmazlardı, kalamazlardı, kalmış olamazlar onun halinden, tavrından. Fiyaka yapmak, kendinden haz almak, kendinden daha fazla memnun olmak için kullanırdı konukları. Volkan bunu hisseder, bu durumdan rahatsız olmaz, hoşnutluk duyardı. Komşu kadınların babasına bakışlarını ilgiyle takip eder, babasının komşu adamları imalı sözler, iddialı jestlerle ezmesini zevkle seyrederdi.

Hilmi bey, hayatına kimseyi almazdı. Almıyordu. Volkan bunu da hissederdi. Kendisinin, ablasının ve hatta babasının yanında yatan annesinin bile Hilmi beye, bu evlerine gelen misafirlerden sadece bir nebze daha, bir adım daha yakın olduğunu.

Volkan, babasının gücünün, etkisinin onu nasıl yalnızlaştırdığını, nasıl kuytu, karanlık bir mağaraya dönüştürdüğünü fark eder, bu mağaraya girmeye asla cesaret edemeyeceği için de, babasının ona asla hayran olmayacağını, onu asla büyümüş bir erkek çocuğu olarak kabul etmeyeceğini anlardı. Bilirdi.

Yine de sevinirdi Volkan evlerine misafir geldiği zaman. Çünkü misafirler gittiğinde, çakırkeyif, hatta sarhoş bile olsa babasının onları rahat bırakacağını, annesine yeni bir çilingir sofrası kurdurtmayacağını, ona ve ablasına abartılı ama uzak bir ilgi göstermeyeceğini, onlardan uzak, kendinden memnun uykuya geçeceğini bilirdi. Annesinin geceyarısı yatak odasından çıkıp oturma odasına taşınmayacağını.

Volkan gözleri dolu, şehrin içinden geçiyor. Ter içinde yürüyor. Kaderinin yanından yürüyor. Yakında buluşacağı kaderinin.


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir