24 Nisan 2005 Pazar       




 

Şakir Süter


 
sakir.suter@aksam.com.tr
sakir.suter@superonline.com

Ucuz demokratlık

   
 
Şimdilerde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün konuşması üzerine takınılan tavır belirleyici oluyor.

Ya demokratsınız ya değilsiniz!

Paşa'yı konuştuğu için eleştirirseniz, 'demokrat' sayılıyorsunuz.

Hem konuştuğu, hem de 'üzerine vazife olmayan konulara değindiği için' eleştirirseniz, 'fevkalade demokrat'sınız!

Aksi durumda ya 'faşist'siniz ya da 'faşist adayı!'

.......

Biz şahsen, 27 Mayıs sonrasını sadece okuduklarımız kadarıyla biliyoruz.

Fakat 12 Mart ve 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerini gazeteci olarak yaşamış biri olarak, acı acı gülüyoruz.

Demokratlığın bu kadar 'ucuzladığı' bir başka ülke var mıdır bilemeyiz ama konu Türkiye olduğuna göre...

Diyeceğimiz şu...

Bizde nasıl çok kolay sosyalist, komünist, sosyal demokrat olunuyorsa, demokratlığın ederi de çok düşük!

Tıpkı faşistlik gibi!

.......

Allah'a çok şükür ki..

'Bölücülük' konusunda henüz ciddi bir kavram kargaşası yok!

Kimin ne 'halt' olduğunu bölücülük konu olunca anlayabiliyorsunuz!

Terörün her türlüsüne 'hayır' deyip...

PKK terörüne beyaz bayrak sallayanlar hemen kendilerini açığa çıkarıveriyorlar.

Bazıları bayrak sallamadan..

'Aydın olmanın gereği' deyip; tarihi, vicdani ve insani unsurları yok sayan bildirilerin altına imza atarak da 'bölücü adayı' olmayı becerebiliyor!

Bildiride her şey var...

Sadece 'Kürt milliyetçiliğine' eleştiri yok!

Aferin onlara!

En demokrat onlar, en sosyalist onlar, en komünist onlar..

Arada sırada da 'hümanizm' adına 'bölücülük' yapıyorlar işte; hoşgörün!

Özkök Paşa'ya karşı öfke dolu olmaları da kusur kalsın!..




Davacı!

Rıza Çalımbay, 'Başbakan beni telefonla aradığında dondum kaldım' demiş.

Korkması doğaldır..

'Dava edeceğini' sanmıştır!..




Yabancı yok!

'..Türk'ün Türk'e borcu, dış borcu şişiriyor.' * Güngör Uras - Milliyet.




Pazarola- Siyah-Beyaz

Amerika'da bir fuar açılmıştı. Fuarda zencileri beyaza dönüştüren bir makine tanıtılıyordu. Denemek 10 dolardı. iki zenci fuarı gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 doları diğerinin ise 9 doları vardı. 9 doları olan arkadaşına dönüp:

- 'Sen 1 dolarını bana ver. Gidip birlikte beyaz olalım' dedi.

Arkadaşı ise:

- 'Dur! önce ben gireyim, deneyeyim. Eğer memnun kalırsam sana 1 dolarımı veririm. Sen de beyaz olursun' dedi.

Anlaştılar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çıktı. Dışarıda kalan zenci duruma çok sevinmiş olarak arkadaşının yanına gidip:

- 'Hadi' dedi. '1 doları ver ben de beyaz olayım.'

- 'Hadi oradan pis zenci!'

(*Seda Fırat'tan...)




Referans bol

Arkadaşları işadamını evlendirmek istiyorlar. Sonunda uygun bir hanım bulunuyor ve işadamına haber veriliyor.

'Ben işadamıyım', diyor adam, 'Numune görmeden böyle bir işe karar veremem.'

Genc kadına durumu iletiyorlar:

'Ben de iş kadınıyim', diyor hoş hanım, 'Numune veremem ama istediği kadar referans gösterebilirim.'




Papaz ve İsa

Yalnız ve güzel bir kadın, gece karanlığında dolaşırken, birden müthiş seks yapma isteği duyar.

Etrafta kimse yok, çıldıracak. Bir kilise görür ve içeri dalar.

Kilisede kimse yok ama nöbetçi papazı görür.

Papaz, 'kızım gecenin bu vakti ne istiyorsun?' der.

- Seni istiyorum seniiii. Al beni al!

- Kızım neler saçmalıyorsun, burası kilise!

- Umurumda değil, benimle seviş. Hemen şimdi. Senin olacağım senin!

- Kızım saçmalama ben bir papazım! Yapamam!

Kız soyunur ve yere uzanır. Kendini okşamaya başlar. Bizim papaz terlemeye başlar. Ne yapacağını bilemez halde, çarmıhtaki İsa'ya döner:

Yüce İsa ne yapmam lazım? Bana söyle ne olur!

İsa seslenir:

- Çabuk çöz beni salak, çöz beni!..

(* Raci Aksop'tan...)




Karındaki emanet

Akar Duru'dan...

Mısırlı güzel bir casus kadın, İsrail dönüşü ülkesinin Genelkurmay Başkanı'na rapor veriyor:

- Size Şaron'un en son saldırı planını getirdim sayın başkanım.

Ve ekliyor:

- Ayrıca, o deyyusun oğlunu da beraberimde getirdim.

- Müthiş bir şey bu kızım. Allah'ın dediği oluyor yavaş yavaş! Nerede bu oğlan? Bir ifadesini alalım?

- Şu an imkansız başkanım; 9 ay beklemeniz gerekecek!..




NOKTA: İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. (Montaigne)


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir