24 Nisan 2005 Pazar       




 

Kemal Yavuz


 
kemal.yavuz@aksam.com.tr
kemal.yavuz@superonline.com

Sn. Genelkurmay Başkanımızın konuşması (1)

   
 
Sn. Genelkurmay Başkanımız, 20 Nisan'da Harp Akademileri Komutanlığı'nda bir konuşma yaptı. -Hatırlanacağı gibi- iki hafta önce, 7 Nisan'da Sn. Cumhurbaşkanımız da aynı yerde konuşmuştu. Her iki konuşma da, Türk toplumunun uzun süredir içinde bulunduğu 'psikolojik travma'ya 'ilaç' niteliğinde idi. Zira, uzun süreden beri ilk defa, 'Devlet' konuşuyordu.

Sn. Genelkurmay Başkanımızın konuşması,

5 bölüm halinde düzenlenmişti:

1. 21'inci Yüzyıl'a girerken dünya.

2. Yakın çevremizde neler oluyor?

3. Türkiye'nin küresel aktörlerle ilişkileri.

4. Değişen güvenlik stratejisi ve bunun Türkiye üzerine etkileri.

5. Ülkemizin iç gündemini oluşturan çeşitli hususlar.

Çevreden merkeze doğru, bütün sorunların sistemli bir şekilde incelenmesini ihtiva eden bu konuşma, uzun zamandır cevaplandırılmamış sorular ve sorunlar içinde bunalan halkımıza, pek çok konuda ışık tuttu. Bu sebeple, bu önemli mesajları, çok özet de olsa, biz de yinelemek ihtiyacı duyduk.

En 'sıcak' konuları kapsaması sebebiyle ve Sn. Genelkurmay Başkanımızın da 'çok önemli gördüğünü' özel olarak ifade ettiği, son bölümden başlamak istiyoruz. Bu bölümde şu konular üzerinde durdu:

1. Bölücü terör

2. İrticai faaliyetler

3. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 'taraflılığı'

4. Yolsuzluklar ve rüşvet

5. Sosyo-kültürel yozlaşma

6. Yoksulluk, cehalet ve işsizlikle mücadele

7. İç göçün yarattığı sorunlar

Sn. Genelkurmay Başkanımızın, ülkemizin iç sorunlarını ele aldığı bu önemli konulardaki tespitleri ise, çok özet olarak şöyle:

'Öncelikle, bölücü terörden başlamak istiyorum. Bu konunun esasını Anayasa'mızın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek olan 3'üncü maddesi oluşturmaktadır. Bu madde, bildiğiniz gibi, 'Türkiye Devleti, Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bir bütündür' demektedir. Bu madde çok açık olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter bir devlet olduğunu ifade etmektedir... Üniter devlette tek bir ülke, tek bir egemenlik ve tek bir millet vardır. Uzun yıllar mücadele ettiğimiz terör örgütünün ulaşmak istediği sonuç ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üniter yapısını değiştirmek, yani ülkeyi parçalamaktır. Ancak silahlı mücadeleyle bunu başaramadılar. Günümüzde, bu konuyu siyasallaştırarak, dolaylı bir yoldan amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadır. Diğer taraftan, üniter devlet tanımında yerini bulan 'millet' kavramı ise dil, kültür ve ülkü birliğiyle birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu siyasi ve sosyal bir olgudur... Ancak bugün, millet kavramı ve tanımı üzerinde bazı kişi ve kesimlerce yapılan bazı tartışmalar ve eylemler ile, millet kavramının teklik niteliği bozulmaya çalışılmaktadır.

Ülkemizin iç güvenilğine yönelik bir diğer önemli tehdit de Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren sürekli var olan irticai faaliyetlerdir. Öncelikle, TSK'nın dine düşman gibi gösterilmeye çalışıldığı bir ortamda, dine saygılı olduğumuzu ancak irticaya karşı olduğumuzun altını bir kere daha çizmek isterim... İrticai hareket, dini bireysellikten çıkararak, onu, toplumun talepleri olarak siyasete yansıtma gayretlerini yoğunlaştırmıştır. Bu gayretlerde, demokrasinin tüm meşru vasıtaları, bu kapsamda; okul, yurt, şirket, dernek, vakıf, yazılı ve görsel medya, toplumu örgütleme ve yönlendirmede etkili olarak kullanılmaktadır. Bu dönemde irticai örgütler, kamu kurumlarında kadrolaşma gayretlerini artırmış, bu yönde önemli mesafeler kaydetmişlerdir.

Daha önceki bir konuşmamda da aynen ifade ettiğim gibi, TSK'nın bu güne kadar daima taraf olduğu ve bundan sonra da taraf olmaya devam edeceği konu; Cumhuriyet'in demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti niteliğiyle, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusu ve toprağıyla bölünmezliğinin sonsuza kadar korunması ve kollanmasıdır'.

Sn. Genelkurmay Başkanımız, yukarıdaki diğer önemli konulara da değindikten sonra, konuşmasını, milletimize şu mesajı ile bitiriyor:

'Ülkemizin ve ulusumuzun güvenliği için, toplumumuzun sevgi, saygı, hoşgörü, birlik ve beraberlik içinde bulunması ve tahriklere kapılmamasının gerektiğine inanmaktayım. Toplumsal düşmanlıkların yerini toplumsal dostluklar almalıdır. Bu zor dönemde rehberimiz duygularımızdan ziyade aklımız olmalıdır.'


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir