Akşam
 
 www.aksam.com.tr
 23 Nisan 2005

Çifte bayram

Ailesinin aylar süren hukuk mücadelesinin ardından SSK'lının eş ve çocuklarının da yurtdışında tedavi olmasını sağlayan yasanın çıkmasını sağlayan Esin Köse, amacına ulaştı. Uygun kemik iliğinin bulunmasının ardından Goethe Üniversitesi'nde tedavi altına alınan Esin'e, dün akşam ilik nakli yapıldı.
Operasyon dün sabah saatlerinde vericiden ilik alınmasıyla başladı. Dünya Kemik İliği Bankası'nın kurallarına göre iki yıl boyunca kimliği açıklanmayan ancak kadın ve Alman olduğu öğrenilen vericiden alınan ilik, daha sonra nakil öncesi hazırlıkların yapılması için laboratuvara gönderildi. Saat 15.00 sıralarında işlemleri tamamlanan ilik, saat 19.00 sıralarında Esin'in kaldığı özel odaya getirildi. Ardından, Goethe Üniversitesi
Kök Hücre Nakli Bölüm Başkanı Feter Bader'in de katıldığı operasyona başlandı. Esin'e, daha önce göğsüne takılan ve ana damarlara bağlanan ketedal aracılığıyla ilik nakledildi. Yaklaşık üç saat süren operasyon boyunca sıkılan Esin zaman zaman yatağında oturdu, bazen de odasında dolaştı.
Cesur davrandı
Esin'in babası Ahmet Köse, kızının operasyon öncesi ve nakil sırasında çok cesurca davrandığını söyledi. Esin'in duygularını gizlemeye çalışmasına rağmen heyecanının belli olduğunu belirten Köse, 'Nakilden önce Esin'i hazırlamak için üç gün boyunca
kemoterapinin özel bir şekli yapıldı. Esin'in ateşinin çok yükseldiği ve büyük acılar çektiği bu tedavi süresince, vücutta yeni iliği reddedecek hücreler yok edildi. Nakile hazırlanması için bağışıklılık sistemi yok edildi' dedi.
Ahmet Köse, ayrıca nakille birlikte Esin'in AB RH + olan kan grubunun bile vericinin kan grubu olan A RH +döneceğini ifade etti.
Fahri TÖRE


ESİN SSK'YI DİZE GETİRDİ
Sekiz yaşındaki Esin Köse'nin rahatsızlığı doğumundan 3.5-4 ay sonra kendini gösterdi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavi olamadığı için Esin'in hastalığı ilerledi. 2003 Mart ayında Esin'e, kısaca MDS olarak tanımlanan 'Myelodisplastik Sendrom' tanısı kondu. Doktorlar, tedavi için ilik nakli yapılması gerektiğini bildirdi. Türkiye'deki Kemik İliği Bankası'nda yapılan taramalarda uygun verici bulunamadı. Bunun üzerine babası Ahmet Köse, Esin'in yurtdışında tedavi olması için başvurduğu SSK'dan olumsuz yanıt aldı. SSK, sigortalının eş ve çocuklarının yurtdışında tedavi masraflarının karşılama yetkilerinin olmadığını bildirdi. Ahmet Köse, 1 Haziran 2004'te, SSK aleyhine dava açtı. Mahkeme, ilk celsede Köse lehine karar verdi. Ancak SSK temyize gitti. Yargıtay davayı SSK lehine bozdu. Mahkeme kararında direndi. Ardından dava tekrar Yargıtay'a gitti. Yargıtay'dan karar çıkmadan Meclis, SSK'lının eş ve çocuklarının da yurtdışında tedavi görmesine izin veren yasayı çıkardı. Böylece Esin'in yurtdışında tedavisinin önündeki engel kalkmış oldu. AKŞAM, bütün hukuk
mücadelesi ve tedavi sürecinde Esin'in yanında yer aldı, Almanya'ya ilk gidişinde de yalnız bırakmadı. AKŞAM Muhabiri Gül Kireklo, Esin'in Geothe Üniversitesi'ndeki tedavi sürecinde yanında bulunmuştu.


BAŞARI ŞANSI YÜZDE 55-60
Ahmet Köse, nakille birlikte kritik bir döneme girildiğini, Esin için hayati tehlikenin de
başladığını söyledi. Esin'in vücudunun nakledilen iliği reddetme riski bulunduğunu kaydeden Ahmet Köse, şunları söyledi:
'Esin'in vücudu yeni iliği yabancı bir madde gibi algılayıp reaksiyon gösterebilir. Karciğerde ve bağışıklılık sisteminde önemli sorun yaşanabilir. İnşaallah bu dönemi bir sorun yaşamadan atlatırız.
Doktorlar kızıma nakledilen iliğin uyum oranını 10'da 8 olarak, başarı şansını ise yüzde 55-60 olarak görüyorlar. Eğer bürokratik engellerle uğraşıp gecikilmeseydi, şansı yüzde 80 olacaktı.'

Ana Sayfa     Geri


© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.