 |
|
|
|
Şekspir barda!
|
|
|
2000 yılında lise tiyatrosu sayesinde tanıştılar. Lise eğitimleri tamamladıktan sonra hocaları Ufuk Özkan'ın da desteğini alarak çalışmalarını sürdürüyorlar. Ancak diğer tiyatrolardan bir farkları var, onların sahneleri bir bar... Şu sıralar, Beyoğlu Acara Sokak'taki Manastre adlı barda cumartesi günleri oyunlarını sergiliyorlar.
Özkan'ın kurduğu Tiyatro Kılçık oyuncularının destekleriyle barda tiyatro yapmaya başladıklarını anlatan genç oyuncular, 'Neden barda tiyatro yapmıyorsunuz?' sorusuyla barda tiyatro yapmaya başlamışlar. Zeynep Coşkun (19), Can Yılmaz (19), Erdem Sakalıbüyük (20) ve Korhan Özbudak (20), şimdi kendi tiyatroları Tiyatro Zehir'i kurdular. Oynadıkları skeçleri Tiyatro Kılıçık'tan Orçun Kaptan, Cenk Tunalı, ve Ufuk Özkan kaleme almış. Tiyatro, komedi tarzında dört skeçten oluşuyor. Zaman zaman izleyicileri de oyunlarına katıyorlar. Bu durumlarda da komik olaylar kaçınılmaz oluyor. Erdem Sakalıbüyük, yaşadıkları bir olayı şöyle anlatıyor; 'Bir keresinde, bir karı-kocanın vurulması gerekiyor. Vuracak kişiyi izleyici arasından seçtik. Oyun başladı tam öldüreceği sırada izleyicinin ağzından, 'Sevenleri ayırmayalım' diye bir cümle çıktı. Kimse beklemiyordu. Çok güldük.'
Herkesin başına gelebilecek ama şimdiye kadar kimsenin başına gelmeyen olaylar oyunun konusunu oluşturuyor. Mesela Bir Daha Tövbe oyununda içkiden kaynaklanan olaylar konu edilmiş. İkinci oyunun adı Köteşebe... Üçüncü oyun, Minnoş. Bir kedi hikayesi... Dördüncü oyun ise Köçek... Mısır'da geçiyor. Arkeolog ile komşusu arasında yaşananlar anlatılıyor.
Kostümlerini kendileri hazırlıyor. Aksesuvar ağırlıklı kostümler kullanıyorlar. Zeynep Coşkun, 'Bar tiyatrosu yapanlar siyah giyinir. Biz de siyah kıyafetleri, renkli aksesuarlarla zenginleştiriyoruz' diyor. Kulisleri de enteresan. Küçük bir sahnede rollerini keserken yan tarafta dev şemsiye etrafına çevirdikleri bezle çadır haline getirmişler. Çingene çadırı diyorlar. Işık tasarımını Kerim Veysioğlu ve müzik düzenlemeyi de Cüneyt Yamaner yapıyor.
Barda tiyatro mu olur?
Genç oyuncular, şimdilik sahne düşünmüyor. Çünkü oynadıkları oyunlar bar ortamında sergilenmek için tasarlanmış. 'Seyirci içine girerek yapmamız gerekiyor. Bu tarz daha zevkli. Rahat bir ortam' diyorlar. Zeynep Coşkun ise 'İzleyiciye, 'sen bizi izle ve alkışla' demiyoruz. Biz onlara gidip eğlendiriyoruz' diye anlatıyor.
'Neden bar?' sorusuna Erdem Sakalıbüyük şöyle yanıt veriyor, 'Ayda kaç kez bara kaç kez tiyatroya gidildiğini düşünürsek barın daha yüksek olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Biz, izleyicinin bize gelmelerini beklemeyip, biz onlara gidiyoruz. Birçok mekanla görüştük sonunda buraya karar verdik. Ön yargıyla yaklaşanlar oluyor. Barda tiyatro mu olur? diyorlar. Ama izledikten sonra yeniden geleceklerini söylüyorlar.'
Zeynep Coşkun, 'Para kazanacağım ama mutsuz olacağıma tiyatro yaparım ve mutlu olurum. Aslında tiyatrodan da para kazanabilirsiniz. Bunun için biraz zaman gerekiyor. Ayrıca başka şeylerin de garantisi yok' diyor. Erdem Sakalıbüyük ise ailesinden gizli oynuyor. Öyle ki, Erdem oyun günleri evden farklı bahanelerle çıkıyor. Sohbetimize sonradan katılan Korhan Özbudak, lise son sınıfta. Okuldan çıkıp fotoğraf çekimlerine yetişiyor. Özbudak, mesleğini seçmiş bile. Başarılı bir tiyatrocu olmak istiyor.
Onlar, yaptıkları işi anlatırken gözlerindeki pırıltı hemen fark ediliyor. Gelecekleri konusunda zaman zaman belirsizliğe kapılsalar da tiyatro onların en önemli zenginlikleri. Son haftalarda seyirci azlığından yakınıyorlar, 'Burası ne kadar kalabalık olursa biz sahnede o kadar kendimizi kaptırıyoruz' diyorlar.
|
|
|
|
|
Diğer
CUMARTESİ
haberleri |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |